Trump’ın Yaptırım Kararına Palestine Action’dan Sert Tepki
Palestine Action, ABD’nin yaptırım kararına karşı çıkarak ifade özgürlüğü vurgusu yaptı.
ABD yönetiminin, İsrail’e silah tedarikini engellemeye yönelik sivil eylemleriyle tanınan Palestine Action hareketine yönelik aldığı yaptırım kararı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Örgütün eski üyeleri ve yöneticileri, bu kararın ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini ve muhalif sesleri bastırmayı amaçladığını ifade etti.
Eski Palestine Action sözcüsü ve barış aktivisti Max Geller, The Intercept’e yaptığı açıklamada, uygulanan yaptırımların sınırları aştığını vurguladı. Londra’da yaşayan Geller, soykırıma karşı durmaya çalışan sıradan bireylerin terörist olarak damgalandığını belirtti.
2021 yılında İngiltere’nin Kent bölgesinde, İsrail ile bağlantılı bir silah fabrikasının önünde kendini bir kamyona zincirleyerek gözaltına alınan Geller, yıllar sonra ABD yaptırımlarıyla karşılaşacağını beklemediğini dile getirdi. İngiltere hükümetinin örgüte üyeliği 14 yıla kadar hapisle cezalandıran yasa tasarısını yürürlüğe koymasının ardından 2025 yılında gruptan ayrıldığını belirten aktivist, banka ve dijital ödeme hesaplarının dondurulma riskiyle karşı karşıya olduğunu aktardı.
ABD’deki yaşlı anne ve babasını ziyaret etmek için yaptığı seyahatlerin artık riskli hale geldiğini belirten Geller, “İnsanları bu tür eylemlere katılmaktan ya da desteklemeyi düşünmekten bile korkutmak istiyorlar” dedi.
Palestine Action’ın kurucu ortaklarından Huda Ammori ise Gazze’deki askeri operasyonları destekleyen güçlerin ifade özgürlüğü ve muhalefete karşı benzeri görülmemiş baskılar uyguladığını vurguladı. Tarihi bir süreçten geçildiğini ifade eden Ammori, geri adım atmak yerine hareketi büyütmenin ve İsrail’in askeri mekanizmasına karşı durma sorumluluğunu sürdürmenin önemli olduğunu kaydetti.




