Çin’den Avustralya’ya Cevap: “Füzelerimiz Barış İçin”
Çin, Avustralya’nın uyarılarına yanıt vererek askeri gücünün barışa katkı sağladığını savundu.
Çin, askeri kapasitesini artırmasının dünya barışına olumlu katkılarda bulunduğunu öne sürerek, Avustralya merkezli bir düşünce kuruluşunun Pekin’in ülkeye doğrudan saldırabileceğine dair yaptığı uyarıyı reddetti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, düzenlediği basın toplantısında bu tür raporların “ciddi bir stratejik hata” içerdiğini ifade etti.
Sözcü Lin, Çin’in askeri gelişiminin esas amacının ulusal egemenliği ve güvenlik çıkarlarını korumak olduğunu vurguladı. “Çin’in askeri gücünün artışı, dünya barış güçlerinin de artması anlamına geliyor” şeklinde konuşan Lin, ilgili kurumlara “Çin tehdidi” söylemini bir kenara bırakmaları ve Pekin’in gelişimine daha tarafsız bir bakış açısıyla yaklaşmaları çağrısında bulundu.
Bu gerilim, pazar günü yayımlanan Lowy Enstitüsü raporuyla daha da tırmandı. Sidney merkezli enstitü, Çin’in uzun menzilli ve hipersonik silahlarla Avustralya’ya doğrudan saldırı gerçekleştirebilecek bir kapasiteye ulaştığını öne sürdü. Raporda dikkat çeken bazı noktalar ise şunlardı: Çin’in DF-27 orta menzilli balistik füzeleri ve konvansiyonel silahlarla donatılmış kıtalararası balistik füzelerinin, önümüzdeki on yıl içinde Avustralya için daha büyük bir tehdit oluşturacağı ifade edildi. Ayrıca, Çin’in gemi ve denizaltılarından fırlatılan füzelerin, Avustralya’nın kuzey girişleri için önemli bir risk oluşturduğu vurgulandı. Enstitü, raporun Çin’in “niyetlerini” değil, yalnızca “askeri kapasitesini” değerlendirdiğini belirterek, stratejik bir endişeyi dile getirdi.
Avustralya, son üç yıl içerisinde Çin’in hızla genişleyen deniz gücü ve Pekin ile Washington arasındaki gerilimler nedeniyle askeri stratejisini köklü bir şekilde değiştirdi. Özellikle kuzey bölgelerinden gelebilecek tehditleri caydırmaya yönelik adımlar atan Canberra yönetimi, savunma kapasitesini güçlendirme çabalarını sürdürüyor. Çin ise bölgedeki askeri faaliyetlerini “barışçıl kalkınma” çerçevesinde tanımlasa da, bu rapor Pekin’in modernleşen askeri gücünün Pasifik’teki güvenlik dengelerini nasıl etkilediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.




