ABD, İran’a Yakın Bölgelere Kara Gücü Gönderiyor: Olası Hedefler Neler?

ABD’nin İran yakınlarına 5 bin asker göndermesi bekleniyor. Olası hedefler ve stratejiler üzerine değerlendirmeler yapıldı.

ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonlar üçüncü haftasına girdi. Bu süreçte, yaklaşık 5 bin ABD Deniz Piyadesi ve özel kuvvetlerin önümüzdeki günlerde bölgeye sevk edilmesi bekleniyor. Bu durum, bölgedeki askeri dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor.

Pazartesi sabahı, Başkan Donald Trump’a Air Force One uçağında bu askerlerin bölgeye gönderilme gerekçesi soruldu. Trump, soruya yanıt vermekten kaçındı ve gazeteciyi “sinir bozucu” olarak nitelendirdi.

ABD ordusu, daha önce seçilen özel kuvvet unsurlarıyla birlikte yaklaşık 2500 Deniz Piyadesi ve deniz personelini bölgeye göndermişti. Bazı özel kuvvet eğitimleri, birliklerin yeniden konuşlandırılması amacıyla iptal edildi. Bu iptaller arasında havaalanı ve kritik altyapı kontrolü ile acil tahliye operasyonları için eğitilmiş 82. Tümen de yer alıyor.

ABD’nin en yeni amfibi hücum gemisi USS Tripoli, kıyı saldırıları ve özel operasyonlar için bölgeye konuşlandırılmakta. Daha önce ABD’li diplomat olarak görev yapmış ve ABD-Arap İlişkileri Konseyi’nde bölgesel çalışmalar direktörü olan William Lawrence, bu askerlerin konuşlandırılmasının en olası senaryolarından birinin zenginleştirilmiş uranyumun güvence altına alınması amacıyla İran’a müdahale olabileceğini belirtti.

Lawrence, “Amaç yalnızca nükleer programı yok etmek değil, aynı zamanda zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek olacaktır” dedi. Ayrıca, Suriye ve Venezuela’da ABD’nin attığı adımlara benzer şekilde petrol kaynaklarını kontrol etme girişimlerinin de mümkün olduğunu ekledi.

Trump’ın ne yapacağına dair birçok olası senaryo olduğunu ifade eden Lawrence, “Venezuela’da denediği gibi, başarılı olmamasına rağmen başarılı olduğuna inandığı şekilde, özel kuvvetlerle rejimi devirmeye kalkışabilir. Trump’ın bu güçlerle ne yapacağını tam olarak bildiğini sanmıyorum. Bazı öneriler ve planlar uygulanabilir, ama sonunda neye karar vereceğini göreceğiz” dedi.

Lawrence, Trump’ın, ABD ekonomisi veya iç siyasetten yeterli baskı gelene kadar savaşı sürdüreceğini öngördü. Eski diplomat, “Trump istediği sürece devam edecek. Ne zaman isterse zafer ilan edecek ve bu savaşı ‘içinden geldiğinde’ bitirecek” şeklinde konuştu.

Lawrence, Trump’a danışmanlar tarafından, İran liderliğinin tasfiye edilebileceği ve kaynakların kontrol altına alınabileceği yönünde bilgiler verildiğini belirtti. Bu durumun, özellikle İsrail tarafından desteklendiğini vurguladı ve İsrail’in İran’ı bölme ve onu uzun vadeli bir tehdit olmaktan çıkarma hedefinde olduğunu ifade etti. Lawrence, “Bu stratejinin, Avrupa dahil komşu ülkeler için olumsuz sonuçları var” dedi.

Lawrence, çatışmayı “Netanyahu’nun savaşı” olarak nitelendirerek, İsrail başbakanının bu durumu daha uzun süre sürdürme arzusunda olduğunu belirtti. “Netanyahu bu savaşı sürdürecek, ancak Amerikalılar her zaman İsrail’i daha hızlı bir şekilde savaşı bitirmeye zorlayacak” dedi.

Trump’ın petrol ithalatçısı ülkelerin Hürmüz Boğazı’nı koruması çağrısına da değinen Lawrence, bu durumun gerçekçi olmadığını belirtti. “Çin, bu savaşta İran’ı destekliyor ve ABD-İsrail saldırılarına karşı direniyor” dedi. Ayrıca, Washington’un Hürmüz Boğazı’nı kontrol etme kapasitesinin sınırlı olduğunu ifade etti.

Lawrence, “Söylemesi kolay, yapması zor çünkü İran kıyısı hemen orada. Yüzlerce küçük İran teknesi ve etkili drone’lar, ABD gemilerini hedef almak için kullanılabilir” dedi. Trump’ın bu süreçte bir füze ya da drone saldırısının olabileceğini, ancak çoğu geminin geçeceğini öngördüğünü belirtti. “Sigorta sektörünü ve şirketlerin denizcilerini nasıl koruduğunu bilen herkes, Trump’ın sözlerinin eylemlerden çok daha kolay olduğunu bilecektir” diye ekledi.


Bu değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu