Futbol Mu, Futbolizm Mi? Modern Hayatın Sorgusu
Futbolun modern hayatta yarattığı bağımlılık ve insani sorumluluklar üzerine bir değerlendirme.
Futbol Mu, Futbolizm Mi?
Geçtiğimiz akşam, İstanbul’un tarihi Suriçi semtinde yürüyüş yaparken, bir apartman dairesinden yükselen sevinç çığlığı dikkatimi çekti. Birkaç saniye içinde anlaşıldı ki, o an evin içinde bir gol sevinci yaşanıyordu.
Yola devam ederken aklımdan geçmeyen düşünceler olmadı: Dünyanın dört bir yanında savaşlar, adaletsizlikler ve büyük insani acılar yaşanırken, tüm dikkatimizi ve zamanımızı bir oyunun sonucuna hapsolmak ne kadar üzücü!
Hayatın gerçek sorumluluklarına kayıtsız kalırken, yeşil sahalardaki geçici heyecanlara bu denli bağlanmak, modern insanın vicdanına kurduğu en büyük engel değil midir?
Bugün futbol, sadece bir spor dalı olmanın ötesine geçerek, insanın zamanını, parasını ve ruhunu esir alan bir “futbolizm” bağımlılığı haline geldi.
Elbette sporun faydaları yadsınamaz; zira Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de sağlıklı bir beden için ok atmayı, biniciliği ve güreşi teşvik etmiştir. Ancak mevcut tablo, sporun ötesinde, kitleleri yönlendiren devasa bir gösteri ve oyalama aracı olarak karşımıza çıkıyor.
Asıl mesele, önümüzde sonsuz bir hayat, arkamızda ise sorumluluk bekleyen bir dünya var. Bir topun peşinden koşmanın geçici heyecanını, neden insani görevlerimiz ve ahiret mutluluğumuzdan daha önemli görmeliyiz? Sonsuz cenneti kazanma fırsatımız varken, hayatımızı neden bu yapay düzene göre şekillendirelim?
Unutmayalım ki spor beden içindir, fakat insan sadece bedenden ibaret değildir. Asıl değerimiz akıl, kalp ve ruhtur. Kendimize dürüst bir şekilde sormamız gereken soru şu: Futbol hayatımızın bir parçası mı, yoksa bizi kendimizden ve dünyadan uzaklaştıran bir engel mi?
Bu meseleyi, hem dünyadaki mazlumları hem de kendi ahiret geleceğimizi düşünerek kalbimize danışarak ele alalım.
Mustafa Güven
11 Mart 2026 / 22 Ramazan 1447




