AB, İspanya’nın Ceuta Krizine Tam Destek Verdi
AB İçişleri Bakanları, İspanya’nın Ceuta’daki göç krizine destek vererek sınır güvenliğini yeniden gündeme getirdi.
Avrupa Birliği (AB) İçişleri Bakanları, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki Ceuta kentinde meydana gelen kitlesel göç krizinin ardından düzenlenen olağanüstü toplantıda Madrid yönetimine tam destek sundu. Önceki gün İspanya’nın göç politikalarını eleştiren birçok AB ülkesi, bu kez “İspanya ile tam dayanışma” mesajı vererek, bu krizin Avrupa’nın dış sınırlarının korunması konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdığını vurguladı.
AB İçişlerinden Sorumlu Komiser Magnus Brunner, Ceuta’daki göç hareketinin Avrupa’nın dış sınır güvenliği açısından önemli bir sınav olduğunu belirterek, Avrupa’nın bu sınavı “şimdilik başarıyla geçtiğini” ifade etti. Brunner, “27 üye ülkenin tamamı İspanya ile tam dayanışma içinde olduğunu ortaya koydu.” dedi.
Brunner, Ceuta’ya ulaşan düzensiz göçmenlerin İspanya ana karasına, dolayısıyla Schengen Bölgesi’ne geçememesi durumunun, Avrupa’nın dış sınırlarının korunduğunu gösterdiğini belirtti. Ancak İspanya’nın bir milyondan fazla düzensiz göçmenin oturumunu yasallaştırmasının Ceuta’daki gelişmelerle doğrudan bir bağlantısı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını da sözlerine ekledi.
İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, toplantının ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin kriz sürecini başarıyla yönettiğini ve Schengen Bölgesi’nin etkilenmediğini belirtti. Bakan, Ceuta’ya ulaşan yaklaşık 72 bin kişiden 70 bininin yeniden Fas’a gönderildiğini, geri kalanların durumlarının ise incelendiğini ifade etti.
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez de toplantıda İspanya ile dayanışma içinde olduklarını vurguladı. Nuñez, İspanyol makamlarının toplantıda 75 göçmenin hayatını kaybettiği bilgisini paylaştığını, ancak ölü sayısının kesinleşmediğini ve artabileceğini belirtti. Fransa ayrıca, düzensiz göçmenlerin Fransa ve İngiltere’ye geçişini önlemek amacıyla İspanya sınırındaki kontrollerini artıracağını duyurdu.
Toplantıda insan kaçakçılığına karşı ortak mücadele, geri gönderme süreçlerinin hızlandırılması ve AB’nin dış sınırlarının daha etkin korunması konularında kararlar alındı. Üye ülkeler, göç hareketlerinin daha erken tespit edilebilmesi için sosyal medya platformlarının takip edileceği erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi üzerinde de uzlaştı. Yetkililer, sosyal medya platformlarında yayılan “Ceuta sınırı açık” yönündeki yanlış bilgilerin binlerce kişinin harekete geçmesine neden olduğunu belirtti.
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise yabancı ülkelerin olası dezenformasyon faaliyetleri oldu. Nuñez, bazı yabancı aktörlerin yanlış bilgiler yayarak AB içinde ayrılık yaratmaya çalıştığına dair endişelerin bulunduğunu ifade etti. İçişleri bakanları, kısa süre önce yürürlüğe giren AB İltica ve Göç Paktı’na bağlılıklarını yineleyerek, düzensiz göçün ancak ortak Avrupa politikalarıyla yönetilebileceğini vurguladı.
Ceuta krizi, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı (Frontex) yetkilerinin artırılması tartışmalarını da yeniden gündeme getirdi. Avrupa Halk Partisi (EPP) Başkanı Manfred Weber, olağanüstü durumlarda dış sınırların yönetiminin doğrudan Frontex tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunurken, Sosyal Demokrat Grubu milletvekili René Repasi ise Frontex’in yeterli demokratik denetime tabi olmadığını belirterek bu öneriye karşı çıktı.
Göç uzmanı Gerald Knaus, Ceuta krizinin İspanya’nın göç politikalarından kaynaklandığı iddialarının somut verilere dayanmadığını ifade etti. Knaus, Avrupa’nın birbirini suçlamak yerine üçüncü ülkelerle iş birliğini güçlendirmesi ve düzensiz göçün nedenlerine yönelik ortak çözümler üretmesi gerektiğini vurguladı. Frontex verilerine göre, Avrupa Birliği’nin dış sınırlarındaki düzensiz geçişler yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 azalarak yaklaşık 49 bine geriledi.


