Türkiye’de Obezite Oranı Yüzde 31,5’e Yükseldi

Türkiye’de 15 yaş üzerindeki bireylerde obezite oranı yüzde 31,5’e ulaştı. Uzmanlar, yanlış beslenme ve hareketsizliğin etkilerine dikkat çekiyor.

Obezite, günümüzde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Vücuttaki yağ oranının aşırı artması ve buna bağlı olarak vücut ağırlığının boy uzunluğuna göre istenen seviyenin üzerine çıkması obezite olarak tanımlanıyor.

Aksaray Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, Türkiye’de obezite oranlarının alarm verici seviyelere ulaştığını ifade etti. Atakan, bu durumu “çağın vebası” olarak nitelendirerek, obezitenin 1975 yılından bu yana Türkiye’de yüzde 300 oranında arttığını vurguladı.

Obeziteye bağlı olarak gelişen metabolik sendrom gibi rahatsızlıkların da yaygınlaştığını belirten Atakan, yanlış beslenme ve yetersiz fiziksel aktivitenin bu sorunun başlıca sebepleri arasında yer aldığını kaydetti.

Atakan, Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’nın verilerine dayanarak, 15 yaş ve üzerindeki bireylerde obezite sıklığının yüzde 31,5 olduğunu açıkladı. Kadınlarda bu oran yüzde 40 seviyelerine çıkarken, erkeklerde ise yüzde 25 civarındadır. Ayrıca, 15 yaş üzerindeki fazla kilolu bireylerin oranlarının da dikkat çekici olduğunu belirtti.

Atakan, bu konudaki değerlendirmesini şu şekilde sürdürdü: “Türkiye’de obezite sıklığı 15 yaş üzeri yüzde 31,5 olarak tespit edildi. Bu oldukça ciddi bir rakam. Kadınlarda bu oran yüzde 40’larda, erkeklerde ise yüzde 25’lerde. 15 yaş üzerindeki fazla kilolu bireylerde ise kadınlarda yüzde 30, erkeklerde ise yüzde 40 olarak belirlenmiştir.”

Obeziteyle mücadelede, yaşamın ilk yıllarındaki beslenmenin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Atakan, anne sütü alan bireylerde obezite oranının daha düşük olduğunu ifade etti. Ayrıca, obezite ile bağlantılı olarak insülin direnci, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, hiperlipidemi, bazı kanser türleri, uyku apnesi, astım ve ruhsal sorunların sıklıkla görüldüğünü belirtti.

Atakan, bu konuda şunları ekledi: “Anne sütü alan bireylerde obezite oranının daha az olduğu görülmektedir. Anne sütünün önemi büyük. Bu bilgileri vatandaşlarımıza aktarıyoruz. Obezite ile ilişkili olarak insülin direnci, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, hiperlipidemi, bazı kanser türleri, uyku apnesi, astım ve ruhsal sorunlar gibi durumlar sıkça karşılaşılıyor. Diyetisyene başvuranların sayısında ciddi bir artış gözlemliyoruz.”

Atakan, obez bireylerin sağlık durumlarının değerlendirilmesi ve gerekli yönlendirmelerin yapılabilmesi için öncelikle aile hekimlerine başvurmaları gerektiğini vurguladı. Aile hekimlerinin yapacağı değerlendirmelerin ardından, gerekli görülmesi durumunda bireylerin uzmanlara yönlendirilebileceğini belirtti. Obeziteyle mücadelede beslenme ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmeye devam etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu