Hakan Fidan’dan bölgede dengeleri değiştirecek mesaj

Hakan Fidan, Şam ziyaretinde Suriye’nin geleceği, İsrail’in bölgedeki rolü, Mekke İttifakı, Yunan adaları, S-400’ler ve Terörsüz Türkiye’yi değerlendirdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam ziyareti sırasında Türk gazetecilerle bir araya gelerek bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Suriye’nin geleceği, İsrail’in politikaları, SDG’nin entegrasyonu, Mekke İttifakı, Yunanistan’la yaşanan sorunlar, S-400 görüşmeleri ve “Terörsüz Türkiye” süreci hakkında mesajlar verdi.

Şam’da iki günlük temaslarda bulunmak üzere geldiklerini belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Şara ile yaklaşık iki saat süren bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi. Bakan, görüşmede Suriye’nin geleceği ve bölgedeki gelişmeler dahil tüm başlıkların ele alındığını ifade etti. Şam’da konaklamanın, ülkede hayatın normalleşmeye başladığını gösteren bir işaret olduğunu kaydetti.

Fidan, Suriye’yi yeniden istikrarsızlığa sürükleme ihtimali en yüksek tehdidin İsrail olduğunu savundu. Suriye’ye ilişkin diğer başlıklarda son iki yılda olumlu gelişmeler yaşandığını belirten Bakan, ülkenin yaptırım ve terör listelerinden çıkarılmasının ekonomik yatırımların önündeki engelleri azalttığını dile getirdi.

İsrail’in komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasını tehdit olarak gördüğünü söyleyen Fidan, bu yaklaşımın bölgeye yönelik istikrarsızlaştırıcı eylemleri beraberinde getirdiğini belirtti. Suriye’nin komşularıyla barış içinde yaşamak istediğini ifade eden Fidan, İsrail’in bu gerçeği kabul etmesi ya da saldırgan politikalarını sürdürerek uluslararası alanda daha fazla yalnızlaşması gerektiğini söyledi.

Suriye’deki entegrasyon sürecine de değinen Fidan, önceliğin SDG’nin tehdit oluşturan bir unsur olmaktan çıkarılması olduğunu vurguladı. Açıklanan ilkelerin olumlu mesajlar içerdiğini belirten Bakan, sürecin sahadaki uygulamasını yakından izlediklerini ve uygulamanın kamuoyuna duyurulan çerçeveyle uyumlu olmasını beklediklerini kaydetti.

Fidan, Suriye’de rejimin devrilmesinin ardından asıl sürecin yeni başladığını daha önce ifade ettiğini hatırlattı. Türkiye’nin hem kendi içindeki siyasi ve ekonomik meselelerde hem de güvenlik politikalarında önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Bakan, komşu ülkelerden kaynaklanan sorunların çözümü konusunda ilerleme sağlandığını ancak çalışmaların henüz tamamlanmadığını söyledi.

Bölge ülkelerinin iş birliğine yönelmekten başka seçeneği bulunmadığını dile getiren Fidan, “Ya beraber çalışıp sorunları çözeceğiz ya da hegemona veya hegemonun buradaki temsilcisine gidip ‘bana dokunma, nereyi yakarsan yak’ diyeceğiz” ifadelerini kullandı. Bölgedeki çatışmaların hiçbir ülkeyi dışında bırakmadığını belirten Fidan, Irak ve Suriye’deki gelişmelerin Ürdün gibi komşu ülkeleri de doğrudan etkilediğini söyledi.

Gazze konusunda ortaya konan ortak çabanın bölgesel dayanışma için önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Fidan, aynı iş birliği anlayışının Suriye’de ve İran-ABD savaşı bağlamında da kullanıldığını ifade etti. İsrail’in istikrarsızlaştırıcı politikalarına karşı barışçı diplomasi ve ortak hareket etme çabasının sürdüğünü söyleyen Bakan, bu yaklaşımın kalıcı bir istikrar alanı oluşturmasını umduğunu dile getirdi.

Mekke İttifakı’nın kurumsallaşma sürecinin devam ettiğini açıklayan Fidan, üç ülkenin teknik düzeyde görüşmeler yürüttüğünü belirtti. Yapının karargâhı ve personel düzeni gibi ayrıntıların ele alındığını söyleyen Bakan, teknik çalışmaların son aşamaya geldiğini ve hedeflerinin ittifakı genişletmek olduğunu kaydetti. Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların kabul edilemeyeceğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin Mekke İttifakı’nın ruhuna uygun şekilde Suudi Arabistan’ın yanında durduğunu ifade etti.

Yunanistan’la ilişkilere ilişkin mesajlar da veren Fidan, Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu söyledi. Ege’deki güvenlik sorunlarının yeni gerilimlerle büyütülmemesi gerektiğini belirten Bakan, silahsız statüdeki adaların silahlandırılması konusunda Türkiye’nin ciddi hassasiyet taşıdığını ve bu tutumun Yunanistan’a iletildiğini açıkladı.

Adaların askeri statüsüne ilişkin meselenin 1960’lı yıllardan bu yana Ege sorunlarının önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Fidan, Türkiye’nin itirazlarını ikili kanalların yanı sıra NATO ve Birleşmiş Milletler platformlarında da dile getirdiğini söyledi. Yunanistan’ı uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine uymaya çağıran Fidan, iki ülke arasında sorunların çözümüne yönelik olumlu atmosferin korunması gerektiğini vurguladı.

S-400 sistemleriyle ilgili soruyu da yanıtlayan Fidan, ilgili ülkeler arasındaki teknik görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Bakan, müzakerelerin teknik düzeyde devam ettiğini ifade etmekle yetindi.

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Diyarbakır ziyaretinde sürecin toplumda geniş kabul gördüğünü gözlemlediklerini söyledi. Farklı siyasi görüşlerden kişiler ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüştüklerini belirten Bakan, örgütün silah bırakma kararının toplumda memnuniyet oluşturduğunu ifade etti.

Fidan, bölgede sorunların silah yerine siyaset yoluyla ele alınmasına yönelik anlayışın güçlendiğini kaydetti. Görüşmelerde sanayinin geliştirilmesi, altyapı yatırımları, yeni sınır kapıları ve komşu ülkelerle ticaretin artırılması gibi ekonomik başlıkların öne çıktığını söyledi.

Terörün kalıcı biçimde sona ermesinin bölgeye büyük yatırımların gelmesini kolaylaştıracağını belirten Fidan, ekonomik kalkınma ve bölgesel ticaretin ön plana çıkacağını dile getirdi. Türkiye’de kimlik inkârı meselesinin önemli ölçüde aşıldığını savunan Bakan, 2013’teki demokratikleşme paketiyle seçmeli dil uygulamasının önünün açılmasını da bu sürecin adımlarından biri olarak değerlendirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu