Bakan Şimşek, TL Mevduat Oranında 11 Yılın Rekorunu Açıkladı
Bakan Şimşek, TL mevduat oranının son 11 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını duyurdu. Ekonomi programının etkileri görülmeye başlandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin ekonomi programının olumlu sonuçlar vermeye başladığını ifade ederek, makroekonomik istikrarı gösteren önemli verileri paylaştı. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, artan öngörülebilirlik ve uluslararası düzeyde güçlenen yatırımcı güveni sayesinde ters dolarizasyon sürecinde önemli bir eşik aşıldığını belirtti. Türk lirası mevduatın toplam mevduatlar içindeki payının yaklaşık %62 seviyesine yükseldiğini ve bu oranın son 11 yılın en yüksek seviyesi olduğunu vurguladı.
Uygulanan rasyonel para ve maliye politikalarının piyasalardaki güven ortamını yeniden tesis ettiğini ifade eden Bakan Şimşek, ekonomi yönetiminin kararlı tutumunun önemine dikkat çekti. Yatırımcıların Türk lirası varlıklara olan talebinin yapısal bir dönüşüm sürecini işaret ettiğini belirten Şimşek, dövizden yerel para birimine geçiş olarak tanımlanan ters dolarizasyon sürecinin hedeflenen takvim çerçevesinde başarıyla ilerlediğini kaydetti. Piyasalardaki bu istikrar ortamı, ekonomik kırılganlıkları azaltırken makroekonomik dengelerin de daha sağlıklı bir yapı kazanmasına katkı sağlıyor.
Türk lirasının güçlendirilmesi sürecinin, mevduat dağılımında köklü bir değişim yarattığını belirten Bakan Şimşek, dışsal faktörler ve küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen yerel para birimine olan ilginin sürdüğünü açıkladı. TL mevduat hacminin toplam bankacılık sistemi içindeki payının %62’ye ulaştığını ifade eden Şimşek, bu durumun tasarruf sahipleri ve kurumsal yatırımcıların Türk lirası enstrümanlarına yönelik algısının olumlu yönde değiştiğini gösterdiğini belirtti.
Bakan Şimşek, elde edilen başarıların rastlantı olmadığını ve yapısal reformlarla desteklenmeye devam edeceğini vurguladı. Gelecek döneme dair politika setinin ipuçlarını veren Bakan, değerlendirmesini şu şekilde sonlandırdı: “Türk lirasına duyulan güveni artırmak, makrofinansal istikrarı güçlendirmek ve sürdürülebilir yüksek büyümenin temeli olan fiyat istikrarını sağlamak için politikalarımıza devam edeceğiz.”



