Zayıflama İlaçları Kalp Krizi Sonrası İyileşmeyi Destekleyebilir

Yeni araştırmalar, zayıflama ilaçlarının kalp krizi sonrası iyileşmeyi destekleyebileceğini gösteriyor.

Son dönemde gerçekleştirilen bir araştırma, zayıflama ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının kalp krizi geçiren hastaların iyileşme süreçlerine olumlu katkı sağladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu ilaçların kalp krizi sonrası meydana gelebilecek ek doku hasarını azaltma potansiyeline sahip olduğunu ve ameliyat sonrasında komplikasyon riskini düşürebileceğini belirtiyor.

İngiltere’deki Bristol Tıp Fakültesi’nden Svetlana Mastitskaya’nın liderlik ettiği çalışmada, kalp krizi geçiren hastaların yaklaşık yarısında ana damar açılmış olsa bile kalp kasındaki küçük damarların daralmaya devam ettiğine dikkat çekildi. Araştırma sonuçları, GLP-1 agonisti ilaçların kalbin bazı bölgelerine kan akışının sağlanamaması durumunu önleyebileceğini gösterdi.

Bilim insanları, bu araştırma kapsamında kemirgenler üzerinde deneyler gerçekleştirdi ve insanlarda da geçerliliğini test etmek amacıyla laboratuvar ortamında yetiştirilen kalp hücrelerini inceledi. Elde edilen bulgulara göre, GLP-1 ilaçları kalpteki damarların etrafındaki kas hücrelerini gevşeterek ve potasyum kanallarını aktive ederek kan akışını artırıyor. Bu durum, daralan damarların genişlemesine yardımcı oluyor ve kalp dokusundaki ek hasar riskini azaltıyor.

GLP-1 reseptör agonistleri, vücudun doğal olarak ürettiği ve iştah ile kan şekerini düzenleyen GLP-1 hormonunun etkisini taklit eden ilaçlar olarak biliniyor. Önceki araştırmalar, bu ilaçları kullanan bireylerde kalp krizi ve felç gibi kalp-damar hastalıklarının riskinin daha düşük olduğunu ortaya koymuştu. Örneğin, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) 2024 yılında semaglutid içeren Wegovy adlı ilacın kalp krizi ve felç riskini azaltmak amacıyla kullanımını onayladı.

Araştırmalar, bu ilaçların kardiyovasküler faydalarının yalnızca kilo kaybına bağlı olmadığını da gösteriyor. Son klinik deneylerde, GLP-1 ilaçlarını kullanan hastalarda kalp krizi ve felç vakalarının belirgin bir şekilde azaldığı gözlemlendi. Uzmanlar, bu ilaçların iltihabı azaltma, tansiyonu düzenleme, kolesterol ve kandaki yağ düzeylerini düşürme gibi etkileriyle kalp hastalığı riskini azaltabileceğini ifade ediyor.

Bununla birlikte, uzmanlar ilaçların tek başına yeterli olmadığını ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hâlâ önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Harvard Üniversitesi’nin yakın tarihli bir çalışması, GLP-1 ilaçlarını kullanan tip 2 diyabet hastalarında sağlıklı yaşam tarzının kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini artırdığını gösterdi. Araştırmada sağlıklı yaşam alışkanlıkları arasında dengeli beslenme, düzenli egzersiz, sigara kullanmamak, yeterli uyku, düşük alkol tüketimi, stres yönetimi, sosyal bağlar ve destek ile opioid bağımlılığı olmaması gibi unsurlar yer aldı. Bu sekiz alışkanlığın tamamına uyan kişilerin, yalnızca bir veya daha azına uyanlara kıyasla yüzde 60 daha düşük risk taşıdığı belirlendi.

Harvard Üniversitesi’nden araştırmacı Frank Hu, “GLP-1 ilaçlarının çok etkili olduğu bir dönemde bile yaşam tarzı alışkanlıkları diyabet yönetimi ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltmada merkezi önemini koruyor.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu