Trump’ın Kibiri İran Medeniyetini Yok Edemedi

Trump’ın kibiri, İran medeniyetinin direncini kıramadı. Saldırılar, medeniyetin köklerine çarptı ve müzakerelere yol açtı.

Amerikan-İsrail saldırganlığının İran’a karşı 40 gün süren döneminin geçici olarak sona ermesi, güç ile medeniyet arasındaki karmaşık ilişkiyi gözler önüne seriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran medeniyetine yönelik yok etme tehditleri, askeri gücüne rağmen bu medeniyetin köklerine çarparak etkisiz hale geldi. Emlakçı geçmişine sahip olan Trump, medeniyeti sadece yıkılabilecek yapılar olarak değerlendirdi; oysa medeniyet, düşünce, kültür, bilim, edebiyat ve insan davranışları gibi birçok alandaki birikimlerin toplamıdır. İran liderliği, Trump ve Netanyahu’nun belirlediği 10 madde çerçevesinde müzakerelere geri dönmeyi başardı.

Trump, köklü bir medeniyetin değerlerini anlamaktan uzak bir liderdir. Amerika Birleşik Devletleri, yalnızca çeyrek asırlık bir geçmişe sahipken, İran gibi kadim bir medeniyeti yok etme iddiasında bulunması, onun Avrupa ile alay etmesini ve İran’a olan küçümsemesini açıklıyor. Trump, barış savunucusu olarak kendini tanıtsa da, gerçekte savaşların en büyük kışkırtıcısıdır. Savaşlardan elde ettiği kazançlar, onun emlak uzmanlığını kullanarak yürüttüğü yeniden yapılanma projeleriyle birleşiyor.

İran ile olan ilişkilerinde, Trump 2015 nükleer anlaşmasını iptal ettikten sonra, İran’a karşı sürekli bir taciz politikası izledi. Umman aracılığıyla müzakerelere başlamayı kabul etmesine rağmen, Haziran 2015’teki bir saldırı bu görüşmeleri sekteye uğrattı. Trump, nükleer programı yok etme hedefiyle, İran’ın nükleer tesislerini ve diğer kritik altyapısını hedef alarak büyük miktarda füze kullandı. Ancak İran’ın direnci, Trump ve Netanyahu’yu şaşırttı; bu medeniyetin sabrı, geçmişte olduğu gibi yine kendini gösterdi.

İran, köklü bir medeniyet olarak, bölgedeki diğer büyük medeniyetlerle birlikte, bu saldırılara karşı durdu. Mısır ve Türkiye, bu durumu destekleyen ülkeler arasında yer aldı. Bu tutum, bu ülkeleri Washington ile karşı karşıya getirirken, aynı zamanda Körfez’deki müttefiklerle de ekonomik ilişkilerini sorgulamalarına neden oldu. Rusya ve Çin gibi diğer büyük medeniyetler de İran’ın tutumunu destekledi.

Sonuç olarak, Trump ve Netanyahu’nun kibiri, İran medeniyetinin direncine çarparak etkisiz hale geldi. İran, acımasız saldırılara karşılık vererek müzakere masasına oturdu ve iki haftalık bir ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Bu süre zarfında, İran’ın zenginleştirme hakkı gibi birçok sorunun çözülmesi için kalıcı bir barış planı üzerinde anlaşma sağlanması bekleniyor.

İran’ın savaş sonrası bölgede daha medeni bir tutum benimseyip benimsemeyeceği ise belirsiz. Bu tutum, bölgedeki direnci güçlendirmeli ve Amerikan hegemonyasına karşı koymak için ortak bir güvenlik sistemi inşa edilmesine katkıda bulunmalıdır. Ayrıca, geçmişteki çatışma kışkırtıcılığını durdurması da gerekmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu