Erhan Karaal, İmamoğlu’nun Kasası Olduğumu Söylediler
Erhan Karaal, kaçırılma olayında İmamoğlu’nun kasası olduğu iddiasıyla 300 kilo altın talep edildiğini açıkladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, evinin önünden kaçırıldıktan sonra, gözaltına alınan 12 şüpheli adliyeye sevk edildi. Karaal, yaşadığı korkunç olayı anlatarak, “Beni emniyete götüreceklerini söyleyerek zorla bir araca bindirdiler. Ardından sarnıç benzeri bir yere götürdüler. Orada 7-8 kişi vardı ve beni döverek, eski İBB müdürü Serdal Taşkın ile Ekrem İmamoğlu’nun kasası olduğumu iddia ederek benden 300 kilo altın talep ettiler” dedi.
Maltepe’de dört gün önce kaçırılan Karaal, kurtarıldıktan sonra, gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri tamamlandı. Sabah saatlerinde, Çevik Kuvvet polisleri eşliğinde adliyeye sevk edilen şüphelilerin sayısı 12’ye ulaştı.
Karaal’ın ifadesi, tedavi gördüğü hastanede alındı. Yaşadığı kaçırılma olayını anlatan Karaal, “Sahile gidecektik, bu yüzden aşağı indim. Beklerken yanıma yaklaşan kişiler, beni zorla bir otomobile bindirdi. Bu kişileri tanımıyorum. Beni otomobile bindirdikten sonra başımı yere eğerek etrafı görmemi engellediler. Birkaç otomobil değiştirdik, sayısını hatırlamıyorum” şeklinde konuştu.
Karaal, kaçırıldığı süre boyunca sürekli darp edildiğini ifade ederek, “Bana ‘Sen Kültür A.Ş.’nin başındaki kişisin, sende çok para vardır’ diyerek önce 300 kilo, ardından 500 kilo altın istediler. Bu altınların yerini sorduğumda, bende böyle bir miktarda altın olmadığını söylediğimde inanmayarak beni dövdüler. Öldürüleceğimden korktum” dedi. Karaal, polislere verdiği ifadede, şüphelilerin kendisini öldürmeye hazırlandığını düşündüğünü de belirtti.
Asayiş Şube Müdürlüğü’nde ifadesi alınan şüphelilerden biri, kaçırma olayının detaylarından haberdar olmadığını belirterek, “Beni Balıkesir’den çağırdılar. Geldiğimde önce bir bungalov evde, ardından başka bir evde kaldım. Daha sonra talimat üzerine mağdurun tutulduğu yere gittim. Orada beklerken polisler gelip beni yakaladı” dedi.
Polis soruşturmasında, Karaal’ı kaçıran kişilerin kimlikleri belirlendi. Yurt dışından aldıkları talimatla bu eylemi gerçekleştirdikleri tespit edildi. Şüphelilerin yakalanması için operasyonların devam ettiği bildirildi.
Karaal, ifadesinde, “Kayınvalidemin evine gittim, bu süre zarfında takip edildiğimi hissetmedim. Evime döndüğümde, önümü kesen bir kişi ve arkamdan gelen birkaç kişi oldu. Bu kişiler, polis olduklarını söyleyerek beni zorla bir araca soktular. Araçta kafamı bacaklarımın arasına kadar bastırdılar. Beni birkaç kez farklı araçlara taşıdılar, bu sırada yüzlerini göremedim” dedi.
Karaal, sarnıç benzeri bir yere götürüldüğünde üzerindeki gözlüğü, cüzdanı ve telefonunu aldıklarını, burada dövülerek 300 kilo altın talep edildiğini belirtti. “Serdal Taşkın ile iş dışında bir bağım yok. Ancak bana işkence ederek o parayı vereceksin dediler. Sonrasında, Serdal Taşkın’ın Erzincan’da sakladığı 500 kilo altını vereceksin diyerek dövmeye devam ettiler” ifadelerini kullandı.
Karaal, “Kendi aralarında bilgisayar getirtelim ve parayı hesabımıza atsın dediler, ama sonradan bilgisayar getirmediler. Daha sonra beni bir araca bindirerek Avrasya Tüneli’nden geçirdiler. Beni lağım gibi bir yere götürdüler ve dövmeye devam ettiler. Orada gözlerimi ve ellerimi bağlayarak bir aracın bagajına koydular ve beni polislerin bulduğu yere götürdüler” diyerek yaşadığı dehşeti anlattı.




