Ben Gvir’in İsrail hapishanelerindeki işkence düzeni
İsrail’de Filistinli mahkûmlara yönelik sistematik şiddet soruşturma dosyalarına yansıdı. Bakan Ben Gvir’in uygulamaları tartışma konusu oldu.
İsrailli muhalif Haaretz gazetesinin yayımladığı soruşturma belgeleri, Ketziot Hapishanesi’nde Filistinli mahkûmların gardiyanlar tarafından düzenli biçimde dövüldüğünü ortaya koydu. Dosyaya göre Kasım 2023’te 30 gardiyan ve güvenlik görevlisi, Filistinli mahkûm Thaer Abu Asab’ın bulunduğu hücreye girdi. Yaklaşık beş dakika boyunca coplarla dövülen mahkûmların üzerine köpek salındı. Ağır yaralanan Abu Asab bilincini kaybetti ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Saldırının, Abu Asab’ın bir gardiyana ateşkes olup olmadığını sormasının ardından gerçekleştiği belirtildi. Gardiyanın soruyu komutana iletmesi üzerine komutanın, mahkûmlara ateşkes olmadığını göstermek amacıyla hücreye girilmesini emrettiği aktarıldı. Soruşturma ifadelerinde bir gardiyan, komutanın yaşanacakların sorumluluğunu üstlendiğini ve üstlerinden onay aldığını söyledi.
Dosyada yer alan gardiyan mesajlaşmaları ise olayın münferit olmadığını gösteren ifadeler içeriyor. Mesajlarda mahkûmların dövülmesi, hücrelerdeki kan ve uygulanan şiddet övgüyle anlatılırken, gardiyanlardan birinin Abu Asab’ın ölümünü sevgilisine “Aşkım az önce öldü” sözleriyle bildirdiği görüldü. Başka bir mesajda, gardiyanların yorulmasının ardından komutanın kemerini çıkararak mahkûmları dövdüğü iddia edildi. Aynı gardiyanın, yeni getirilen her mahkûm grubundan en az bir kişinin böbreği patlamadan koğuşa alınmadığını yazdığı aktarıldı.
Soruşturma kapsamında paylaşılan diğer mesajlarda, cezaevine yeni getirilen Filistinlilere uygulanan dayak, adeta bir “hoş geldin” yöntemi gibi tarif edildi. Yüksek sesle dua eden mahkûmların bulunduğu hücrelere girilerek şiddet uygulandığı da mesajlara yansıdı. Bir gardiyanın, bu uygulamaların rutin olduğunu ve üst düzey komutanlar açısından herhangi bir sorun oluşturmadığını söylediği belirtildi. Başka hücrelerde yaşanan dayak olaylarına ilişkin ifadeler de soruşturma dosyasına girdi.
Filistinli foto muhabiri Muath Amarneh’in tanıklığı, cezaevlerindeki koşulların boyutunu ayrıca ortaya koydu. İki kez gerekçe gösterilmeden tutuklandığını belirten Amarneh, ilk dokuz aylık tutukluluğunda 35, ikinci tutukluluğunda ise 30 kilo verdiğini söyledi. Foto muhabiri, 90 gün boyunca aynı pantolonu giydiğini ve reçeteli gözlüklerine altı ay boyunca el konulduğunu aktardı.
Amarneh, gardiyanların mahkûmlara “hayvan” diye hitap ettiğini ve onları öldürmekle tehdit ettiğini anlattı. Diyabet ilacının kendisine yanlış dozda verildiğini, bacağındaki enfeksiyon nedeniyle kısmen felç olduğunu ve ancak avukatının müdahalesi sonrasında tedavi edildiğini belirtti. Göz implantının yerinden çıkmasına rağmen hastaneye sevk edilmediğini söyleyen Amarneh, ağrıları dayanılmaz hale geldiğinde bir ağrı kesicinin 11 mahkûm arasında paylaştırıldığını ifade etti. Kış aylarında battaniye kullanımının sabah 05.00 ile 16.00 arasında yasaklandığını da aktardı.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in cezaevlerindeki uygulamaları açıkça desteklemesi, yaşananların münferit olaylar yerine bilinçli bir politikanın parçası olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Ben Gvir, Filistinli mahkûmlara cezaevlerinde iyi koşullar sağlanmayacağını defalarca dile getirmiş ve “Her şeyden doğrudan ben sorumluyum” demişti.
Ben Gvir geçen ay, Filistinlilerin cezaevine sağlıklı girip zayıflamış halde çıktığını gösteren yapay zekâ üretimi bir videoyu “Söz verdik, yaptık” notuyla paylaştı. Video, Nazi toplama kamplarıyla karşılaştırılmasının ardından kaldırıldı.
İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin maslahatgüzar seviyesinde sürdüğü dönemde Tel Aviv yönetimi, Ankara’daki bu görev için Joel Lion’u atadı. İsrail medyasından i24NEWS’in haberine göre 62 yaşındaki Lion, görevine ilişkin belgelerini teslim almak üzere önceki gün Dışişleri Bakanlığı’na gitti. İsrail’in Ankara Büyükelçiliği binasının ise güvenlik gerekçesiyle kapalı tutulduğu bildirildi.
Fransa’da doğan Lion, 18 yaşında Siyonist Gençlik Hareketi’nden arkadaşlarıyla İsrail’e göç etti. Bir süre kibbutzlarda tarımla uğraşan Lion, daha sonra siyaset bilimi ve tarih alanlarında lisans ve yüksek lisans eğitimi aldı. Yahudi mirası üzerine doktora yapan diplomat, hahamlığıyla da tanınıyor. Evli olan Lion’un sekiz çocuğu bulunuyor.
2018-2021 yılları arasında İsrail’in Ukrayna büyükelçiliğini yapan Lion, Nisan 2022’de Ermenistan ve Moldova’ya yerleşik olmayan büyükelçi olarak atandı. Moldova’daki görevini Nisan 2025’te, Ermenistan’daki görevini ise geçen ay tamamladı.
İsrailli diplomat, Netanyahu hükümetinin haziran ayında kabul ettiği ancak Azerbaycan’ın baskısı nedeniyle parlamentoya sunulmayan, sözde Ermeni soykırımının tanınmasını öngören teklifin hazırlanmasında da rol oynadı. Lion, o dönemde yaptığı paylaşımda öncülük ettiği tasarının oybirliğiyle kabul edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirmişti.




