Türkiye Ekonomisinde Üçlü Baskı: Kırılgan Veriler Ortaya Çıktı

Türkiye ekonomisinde son veriler, dış ticaret, işgücü ve rezervlerde kırılgan bir tabloyu gözler önüne serdi.

Türkiye ekonomisine dair son veriler, dış ticaret, işgücü piyasası ve Merkez Bankası rezervleri açısından zayıf bir tabloyu gözler önüne seriyor. Mayıs ayında ihracatın gerilemesi ve Merkez Bankası rezervlerinin düşüş göstermesi, işgücü piyasasında da atıl işgücü oranının yüksek kalması dikkat çekiyor. Piyasalardaki belirsizlikler, döviz talebinin artmasıyla birleşince, önümüzdeki haftalarda daha da kırılgan bir durumun ortaya çıkabileceği öngörülüyor.

Mayıs ayı verilerine bakıldığında, dış ticaretin her iki ayağında da düşüş yaşandığı görülüyor. İhracat yüzde 9,3 oranında gerileyerek 22 milyar 504 milyon dolara, ithalat ise yüzde 10,7 oranında azalarak 28 milyar 103 milyon dolara düştü. Bu durum, toplam dış ticaret hacminin yüzde 10,1 oranında azalarak 50 milyar 607 milyon dolara inmesine yol açtı. Ocak-Mayıs döneminde ise ihracatın 111 milyar 169 milyon dolara, ithalatın ise 153 milyar 905 milyon dolara ulaştığı belirtiliyor, ancak uzmanlar bu durumu güçlü bir tablo olarak nitelendirmiyor.

İşgücü piyasasında ise resmi işsizlik oranı düşük görünse de, TÜİK’in verilerine göre atıl işgücü oranı Nisan ayında yüzde 30,1 olarak kaydedildi. Bu durum, çalışma çağındaki bireylerin önemli bir kısmının ya işsiz olduğunu ya da tam anlamıyla işgücü piyasasına katılamadığını gösteriyor. Genç işsizlik oranı ise yüzde 14,5 seviyesinde bulunuyor, bu da gençler ve kadınlar için durumu daha da kırılgan hale getiriyor.

Merkez Bankası rezervleri de dikkat çeken bir diğer konu. Toplam rezervler 949 milyon dolar azalarak 159,2 milyar dolara geriledi. Net uluslararası rezervler 1,2 milyar dolar düşüşle 45,8 milyar dolara, swap hariç net rezervler ise 2,2 milyar dolar azalarak 26,6 milyar dolara indi. Analistler, rezervlerdeki bu düşüşün yalnızca bir teknik veri olmadığını, aynı zamanda döviz kurları, yabancı yatırımcı davranışları ve enflasyon beklentileri üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguluyor.

Son verilere göre, 8-26 Mayıs tarihleri arasında yabancı yatırımcıların swap çıkışı 3,1 milyar dolara ulaşırken, devlet iç borçlanma senedi ve hisse senedi satışları 1,1 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu dönemde yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatındaki artış ise 2,3 milyar dolara ulaştı. Bu veriler, yurtiçindeki döviz talebinin arttığını ve yabancı yatırımcıların temkinli bir duruş sergilediğini gösteriyor.

İktisat ve Ekonomi Uzmanı Barlas Yurtsever, Fitch’in Türkiye ekonomisi için büyüme tahminini aşağı çekmesinin önemine dikkat çekiyor. Fitch, bu yıl için büyüme beklentisini petrol krizi ve küresel riskler nedeniyle yüzde 2,8’e indirdi. Yurtsever, 11 Haziran’daki PPK toplantısına ilişkin beklentilerin faizlerin sabit kalacağı yönünde olduğunu belirtiyor. Bu durum, yüksek enflasyon ve rezervlerdeki düşüş göz önüne alındığında şaşırtıcı değil.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu