Lübnan’da İşgalci İsrail’in Saldırılarında Şehit Sayısı 968’e Ulaştı
İşgalci İsrail’in Lübnan’daki saldırılarında şehit sayısı 968’e yükseldi. Sivil altyapı hedef alınıyor, uluslararası yardım çağrıları artıyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, işgalci İsrail’in gerçekleştirdiği son saldırılarda şehit sayısının 968’e ulaştığını bildirdi. Yetkililer, bu artıştan dolayı derin bir endişe taşıyor.
Hastanelerde yoğun bakım üniteleri dolmuş durumda ve çok sayıda yaralının durumu kritik. Sağlık ekipleri, enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşmaya çalışırken, kan ihtiyacı da giderek artıyor.
Lübnan hükümeti, uluslararası toplumdan acil yardım talep etti. Başbakan, “Siviller hedef alınıyor” ifadesini kullanırken, Birleşmiş Milletler de ateşkes çağrısını yineledi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü, yapılan saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, savaş suçu soruşturması talep etti. Kızılhaç ekipleri ise bölgeye ulaşmaya çalışıyor.
Çevre illerden gelen gönüllü sağlık çalışanları, Lübnan’a akın ederken, Türkiye 50 ton insani yardım malzemesi gönderdi. Türk Kızılayı, mobil hastane kurarak destek sağladı.
Lübnan ordusu, hava savunma sistemlerini devreye soktu ancak roket saldırıları hala sivillerin üzerine düşmeye devam ediyor. Sürekli devam eden saldırılar, halk arasında büyük bir psikolojik travmaya yol açıyor.
Ülkede üç günlük yas ilan edildi, okullar cenaze salonu olarak kullanılmaya başlandı. Cami çanları ve siren sesleri birbirine karışırken, sokaklar boş kalmış durumda ve halk büyük bir panik içinde.
Uluslararası basın, bölgeye yoğun ilgi göstermeye başladı. AFP muhabiri, “Enkaz kokusu her yeri sarmış durumda” şeklinde bir değerlendirme yaptı. Lübnanlı aktivistler, sosyal medyada #StopTheBombing etiketiyle kampanya yürütüyor.
İşgalci İsrail, “Terörist hedefleri vuruyoruz” açıklamasında bulunurken, Lübnanlı yetkililer bu iddiayı yalanladı. Tarafsız gözlemciler, çoğu sivil yapının hedef alındığını kaydediyor.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi, tarafların derhal ateşkes sağlaması gerektiğini vurguladı. Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyi’nde acil bir toplantı talep etti.
Lübnan ekonomisi, saldırılar nedeniyle daha da kötüleşirken, Lübnan Lirası tarihi düşük seviyelere geriledi. Bu insani kriz, bölgedeki mülteci sorununu da derinleştiriyor.
Yardım kuruluşları, bağış kampanyaları başlatarak destek arayışına girdi. UNICEF, çocuklara psiko-sosyal destek sağlamaya çalışıyor. Dünya Bankası ise zarar tespiti için bir ekip gönderdi.
Lübnan Parlamentosu olağanüstü toplandı. Muhalefet, hükümeti “yetersiz” olarak eleştirirken, Cumhurbaşkanı ulusal birlik çağrısında bulundu.
Birçok insan, evlerini terk ederek dağlık bölgelere kaçma yoluna gitti. Uzmanlar, “ikinci bir göç dalgası” uyarısında bulunuyor. Komşu ülkeler, sınır kapılarını sığınmacılara açmış durumda.
Lübnan, 2006’dan bu yana en büyük yıkımı yaşıyor. Tarihi Sur sokakları harabe haline gelirken, UNESCO, Dünya Mirası alanları için endişelerini dile getiriyor.
Lübnan’daki gerilim, işgal altındaki topraklarda giderek tırmanıyor. Edinilen bilgilere göre, işgalci İsrail güçleri, Lübnan topraklarındaki askeri operasyonlarında belirgin bir kazanım elde edememekte, stratejisini sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almaya yöneltmektedir.
Son 24 saat içinde yoğunlaşan hava saldırılarında, hastaneler, sağlık ekipleri ve sivil konutlar vurulmuş durumda. Savaş alanındaki başarısızlık ve direniş karşısındaki çıkmaz, işgalci İsrail ordusunu taktik değişikliğine zorlamıştır. Askeri analistlere göre, bu durum operasyonel hedeflerden sapıldığını ve savaşmayan sivillere karşı cezalandırıcı bir tırmanışa geçildiğini göstermektedir.
Şehit sayısının 968’e ulaştığı, yaralı sayısının ise binlerle ifade edildiği belirtilirken, enkaz altında kalan çok sayıda kişi olduğu bildirilmektedir. Saldırıların yoğunlaştığı bölgelerde sağlık altyapısının çökme noktasına geldiği ve uluslararası yardım kuruluşlarının bölgeye ulaşmakta zorlandığı gelen bilgiler arasında yer alıyor.
Uluslararası Tepkiler Gecikmedi
Sivillerin hedef alınmasına yönelik uluslararası camiadan tepkiler artmaya başladı. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, saldırıların durdurulması için çağrıda bulunurken, ateşkes sağlanması amacıyla acil toplantı talepleri iletiliyor. Ancak işgalci İsrail yönetiminin operasyonların devam edeceği yönündeki açıklamaları, bölgede insani felaketin daha da derinleşeceği endişesini artırıyor.




