Hopi Perakende Raporu 2025: Tüketici Davranışları Değişiyor
Hopi Perakende Raporu 2025, tüketici davranışları ve perakende sektöründeki değişimleri analiz ediyor.
Hopi, 2025 yılına dair tüketici davranışlarını ve perakende sektöründeki dönüşümleri ele alan ‘Hopi Perakende Raporu 2025’i yayımladı. Rapor, 30 farklı sektörden 20 milyon kullanıcının verileri ve tüketici içgörüleriyle hazırlandı. Bu çalışma, sadık müşterilerin harcama oranlarının reel bazda %10 arttığını ve bu müşterilerin alışveriş alışkanlıklarını daha seçici bir hale getirdiğini ortaya koyuyor.
Boyner Grubu’nun dijital bir girişimi olarak başlayan Hopi, Türkiye’nin ilk müşteri teknolojileri şirketi olma yolunda önemli bir adım atarak bu raporu hazırladı. Rapor, pazarın hacim koruma çabalarını ve tüketicinin motivasyonlarındaki değişiklikleri verilerle destekleyerek sunuyor.
Hopi CEO’su Elif Ateşok Şatıroğlu, raporun sektöre sağladığı içgörüler hakkında şunları belirtti: “Geçtiğimiz yıl ilkini paylaştığımız perakende raporumuzla sektörde yeni bir dönem başlatmıştık. Bugün geldiğimiz noktada Hopi, yalnızca rakamları raporlayan değil, aynı zamanda müşterinin davranışlarını, motivasyonlarını ve potansiyelini anlayan bir öngörü mekanizması haline geldi. Verilerimiz sayesinde perakende dinamiklerini anlamaya devam ediyoruz ve 2025 yılında Hopi platformunda gerçekleşen 54 milyar TL’lik işlem hacmini analiz ederek tüketici davranışlarını merkezinden okuma imkanı buluyoruz.”
Hopi Growth, Data ve Merchant Success’ten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mihrican Ünlü, raporun detaylarını paylaşarak verilerin yalnızca toplanmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda anlamlandırılmasının da önem taşıdığını vurguladı. Ünlü, “20 milyon kullanıcımızın oluşturduğu ekosistemde 9,2 milyon müşterinin çoklu sektör davranışıyla 3500’den fazla mikro segmente sahibiz. Bu segmentleri analiz ederek markalarımıza geçmişi ve geleceği okuyabilecekleri bir perspektif sunuyoruz.” dedi.
Rapor, tüketicinin daha bilinçli ve hedef odaklı alışveriş yaptığını gösteriyor. 2025 yılında birçok marka benzer kampanya dönemleri ve indirim stratejileri izlese de bu yaklaşımın geçmişteki kadar etkili olmadığı belirtiliyor. Verilere göre, 11.11 kampanyalarının etkisi azalırken, tüketicinin ilgisi giderek Black Friday’e kayıyor. Ünlü, “Kasım ayını birden fazla kampanyaya bölmek yerine, tüketicinin beklediği güçlü fırsat dönemine odaklanmak daha etkili bir strateji olacaktır.” şeklinde konuştu.
2025 yılı itibarıyla perakende pazarında büyümenin zorlaştığı görülüyor. Tüketiciler alışverişten tamamen vazgeçmek yerine harcama davranışlarını yeniden şekillendiriyor. Rapora göre, müşteri sayısı %4, işlem adedi ise %3 azalmış durumda. Ancak, sadık müşterilerin harcama oranlarının reel olarak %10 arttığı gözlemleniyor. Bu durum, ekonomik zorluklara rağmen markalarına olan bağlılıklarını sürdürdüklerini gösteriyor.
Ayrıca, tüketicilerin fiziksel alışverişte daha seçici davrandığı ve AVM ziyaretlerinde daha uzun süre geçirdiği, ancak girilen mağaza sayısının azaldığı dikkat çekiyor. Tüketiciler artık daha derinlemesine ziyaretler gerçekleştiriyor ve markalarla daha fazla etkileşimde bulunuyor. Bu durum, mağaza içi deneyimlerin zenginleştirilmesi ve uzun ziyaret sürelerinin satış dönüşümüne bağlanması açısından stratejilerin önemini artırıyor.
Özel günlerin etkisi de değişiyor. 2025 yılında bazı kampanya dönemlerinde belirgin düşüşler yaşanırken, tüketicilerin Kasım fırsatlarını değerlendirmek için Black Friday’i beklediği görülüyor. Ayrıca, her ay büyük indirim kampanyaları düzenlenmesi, özel günlerin değerini zayıflatıyor. Bu nedenle, özel günlerin anlamını koruyan ve yılın diğer dönemlerinde farklı müşteri segmentlerine yönelik kampanyalar tasarlamak daha etkili sonuçlar verebilir.
Hopi, 2026 yılına ilişkin tüketici beklentilerini anlamak için uygulama içi anketler gerçekleştirdi. Araştırma sonuçları, tüketicilerin yeni yıla daha umutlu girdiklerini ancak bu iyimserliğin harcama davranışlarına tam olarak yansımadığını gösteriyor. Tüketiciler, alışveriş kararlarında daha sorgulayıcı bir yaklaşım sergiliyor ve “Buna gerçekten değer mi?” gibi sorular sorarak satın alma kararlarını etkiliyor. Kadın tüketicilerin büyük bir kısmı yeni yıla umutla bakarken, erkek tüketiciler harcama konusunda daha temkinli bir tutum sergiliyor. Bu durum, 2026’ya girerken tüketici davranışının ana kavramının “bilinçli tüketim” olduğunu ortaya koyuyor.




