E-ticarette Veri Taşınabilirliği ve Rekabetin Yeni Dönemi
Ticaret Bakanlığı’nın yeni yönetmelik taslağı, e-ticarette veri taşınabilirliği ve rekabeti artırmayı hedefliyor.
Ticaret Bakanlığı, 650 binden fazla satıcıyı kapsayan yeni bir yönetmelik taslağı hazırladı. Bu düzenleme, pazaryerleri, işletmeler ve tüketiciler arasındaki sorumlulukları daha belirgin hale getirmeyi amaçlıyor. Veri taşınabilirliği, iade ve teslimat süreçleri, marka kullanımı ve sosyal dayanışma kampanyaları gibi birçok alanda yenilikler getiriyor.
Taslağın dikkat çeken düzenlemelerinden biri, orta, büyük ve çok büyük ölçekli pazaryerlerinin, işletmelerin talebi doğrultusunda belirli verileri başka platformlara ücretsiz olarak aktarabilme yeteneğini sağlamasıdır. Bu kapsamda, ürün açıklamaları, görseller, satış ve iade bilgileri, müşteri geri bildirimleri ve performans puanları gibi verilerin farklı platformlara taşınması mümkün hale geliyor.
ETBİS 2025 verilerine göre, pazaryerlerinde satış yapan işletmelerin %79’u faaliyetlerini yalnızca tek bir pazaryeri üzerinden sürdürüyor. Bu durum, işletmelerin tek bir platforma bağımlılığını azaltmak ve farklı satış kanallarına erişimlerini kolaylaştırmak açısından veri taşınabilirliğini kritik bir konu haline getiriyor.
TOBB E-Ticaret Meclisi Üyesi ve ideasoft CEO’su Sinan Akdal, bu düzenlemenin veri taşınabilirliği açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Akdal, e-ticaretin büyümesiyle birlikte güveni ve rekabeti artıran kuralların öneminin arttığını belirterek, “E-ticaret büyüdükçe güveni ve sağlıklı rekabeti güçlendiren kurallar daha da önem kazanıyor. İade ve teslimat süreçlerinde sorumlulukların netleşmesi, hem tüketiciyi hem de işletme sahiplerini koruyan somut bir adım” dedi.
Veri taşınabilirliğinin rekabet açısından düzenlemenin en önemli başlıklarından biri olduğunu ifade eden Akdal, “Türkiye’de pazaryerlerinde satış yapan işletmelerin yaklaşık dörtte beşi faaliyetini tek bir platformda sürdürüyor. Bir işletmenin ürün içeriğini, değerlendirmelerini ve satış geçmişini kendi ticari varlığının bir parçası olarak farklı kanallara taşıyabilmesi, satıcının pazarlık gücünü artırır ve ekosistemin tümünü güçlendirir” şeklinde konuştu.
Taslakta, kayıp, hasar gibi durumlarda işletme, pazaryeri ve lojistik şirketlerinin sorumluluklarının sözleşmelerde açık bir şekilde belirlenmesi hedefleniyor. Pazaryerinin lojistik süreçte aracılık ettiği durumlarda tazmin mekanizmasının netleştirilmesi öngörülüyor. Böylece, teslimat ve iade süreçlerinde yaşanan sorunlarda tarafların hangi aşamada sorumlu olduğunun daha belirgin hale gelmesi amaçlanıyor.
Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, tüketicilerin yaşadığı teslimat ve iade sorunlarında sorumlulukların daha açık bir şekilde paylaşılması bekleniyor. Ayrıca, yeni taslak, işletmelerin tescilli marka isimlerinin izinsiz olarak başka şirketler tarafından arama motoru reklamlarında kullanılmasına da sınırlama getiriyor. İhlalin devam etmesi durumunda, Bakanlığın ilgili arama motorundan reklamın kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmesi sağlanacak.
Bu düzenleme ile dijital reklam alanında marka sahiplerinin haklarının korunması ve haksız rekabetin önlenmesi hedefleniyor. Taslak ayrıca, deprem, yangın ve sel gibi olağanüstü durumların yanı sıra dezavantajlı gruplara yönelik sosyal dayanışma kampanyalarını da kapsıyor. Bakanlığın uygun görüşüyle gerçekleştirilen bu indirim ve tanıtım harcamalarının, reklam bütçesinin %5’ine kadar olan kısmının bütçe hesabı dışında tutulabilmesi öngörülüyor.
Sinan Akdal, e-ticaret sektörünün Türkiye’de önemli bir ölçeğe ulaştığını belirterek, bundan sonraki dönemde rekabetin niteliğinin belirleyici olacağına dikkat çekti. Akdal, “Türkiye e-ticarette önemli bir ölçeğe ulaştı; bundan sonraki mesele nasıl büyüdüğümüz. Sağlıklı rekabet, satıcıya daha iyi teknoloji ve daha fazla değer sunmakla derinleşir. Daha şeffaf, güvenilir ve işletmelerin kendi markalarını güçlendirebildiği bir yapı, hem sektörün sürdürülebilir büyümesini hem de Türkiye’nin dijital ekonomi hedeflerini destekleyecektir” ifadelerini kullandı.
Yeni düzenlemenin yalnızca tüketici ve işletme arasındaki ilişkiyi değil, pazaryerleri arasındaki rekabet dinamiklerini de değiştirmesi bekleniyor. Özellikle veri taşınabilirliğinin hayata geçirilmesi, satıcıların farklı satış kanallarına daha kolay erişimini sağlarken, kendi ticari verileri üzerindeki hareket kabiliyetini artırarak e-ticaret ekosisteminde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.



