Netanyahu’nun haberi var mıydı: 7 Ekim tartışması

Netanyahu’nun haberi var mıydı? BAE’nin 7 Ekim saldırısından önce İsrail’i uyardığı iddiası, soruşturma ve seçim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Zayed El Nahyan’ın, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısından yaklaşık 10 gün önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu büyük bir saldırı planı konusunda bilgilendirdiği öne sürüldü. İddia, İsrail’de saldırının önlenip önlenemeyeceğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Hamas’ın baskınında İsrail’in güneyinde yaklaşık 1.200 kişi hayatını kaybetmiş, 250 kişi de kaçırılmıştı. Netanyahu ise saldırıyı İsrail açısından “varoluşsal bir tehdit” olarak nitelendirerek Gazze’deki operasyonlarını genişletmiş, Suriye ve Lübnan’daki askeri adımlarını da bu süreçte sürdürmüştü. İran’a yönelik savaş politikalarında da etkili olduğu ileri sürülmüştü.

Likud’dan Haaretz haberine itiraz

İsrail basınında yer alan iddialar, Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi tarafından reddedildi. Parti, haberin Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan eski El Fetih yöneticisi Muhammed Dahlan’ın etkisiyle hazırlandığını savundu.

Likud ayrıca Demokrat Parti lideri Yair Golan ile Netanyahu’nun istifaya zorladığı Şin Bet’in eski başkanı Ronen Bar’ın kısa süre önce BAE’ye gitmesine dikkat çekerek, Haaretz’in haberinin bu ziyaretle bağlantılı olup olmadığını sorguladı. Parti, Dahlan’ın İsrail’de sol eğilimli bir koalisyon kurulması, hükümetin Gazze’den çekilmesi ve Filistin’de planlanan seçimlerin ardından Hamas’la iş birliği yaparak yönetimde rol üstlenmesi için çalıştığını ileri sürdü. Dahlan cephesi ise bu suçlamaları kabul etmedi.

Haaretz’in haberi, İsrailli gazeteciler Shlomi Eldar ve Ruti Yuval’ın hazırladığı kitaptan bölümlere dayanıyor. CNN’e konuşan Eldar, iddia üzerinde yaklaşık bir buçuk yıl çalıştığını ve haberini destekleyen belgelere sahip olduğunu söyledi.

Başbakanın saldırı sabahı uyandırılmadığı iddiası

İddiaların ardından Netanyahu üzerindeki siyasi baskı arttı. Muhalefet liderleri Gadi Eisenkot, Naftali Bennett, Avigdor Lieberman ve Yair Golan, ortak açıklama yayımlayarak hükümetin başarısızlıklarının kapsamlı ve acil biçimde soruşturulmasını istedi.

Netanyahu ve yakın çevresi ise 7 Ekim sabahı başbakanın kasıtlı olarak uyandırılmadığını, bu nedenle gelişmelere müdahale etmekte geciktiğini savunuyor. Netanyahu’nun eşi Sarah Netanyahu da bir röportajında, o dönemde Genelkurmay Başkan Yardımcısı olan Golan’ın saldırıdan önceden haberdar olduğunu ve olay başladığında bölgeye giderek altı kişiyi kurtardığını öne sürdü.

Böylece İsrail kamuoyu iki ayrı iddiayı tartışıyor: Netanyahu’nun saldırıdan önce BAE tarafından uyarıldığı halde gerekli önlemleri alıp almadığı ve saldırı günü gerçekten bilerek uyandırılmayıp uyutulmadığı. Bu soruların yanıtı, ancak güvenilir ve kapsamlı bir soruşturmayla ortaya konabilir.

27 Ekim seçimleri yaklaşırken kamuoyu araştırmaları, Netanyahu liderliğindeki ittifak ile Gadi Eisenkot’un Yashar partisinin öncülük ettiği ittifakın başa baş bir yarış yürüttüğünü gösteriyor. İsrailli seçmenler, Gazze’de on binlerce sivilin hayatını kaybettiği savaşın yanı sıra 7 Ekim’de yaşanan istihbarat ve güvenlik zaaflarının sorumluluğunu da değerlendiriyor.

Netanyahu’nun iktidarda kalıp kalmayacağı, savaş politikalarının yanı sıra saldırı öncesindeki uyarıların ve kriz günündeki kararların nasıl soruşturulacağına bağlı görünüyor. Seçim, kamuoyuna hükümetin mevcut çizgisinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği konusunda kritik bir tercih sunacak.

Yunanistan’a satılan savunma sisteminde kaynak kodu tartışması

İsrail ile Yunanistan arasındaki savunma iş birliğinde de yeni bir tartışma gündeme geldi. Atina’nın ana kara ile adalara kurmayı planladığı Aşil Kalkanı hava savunma sistemi için İsrail’den 3,5 milyar dolarlık bir tedarik yapılması öngörülüyor.

Daha önce İsrail’in istisnai bir uygulamayla sistemlerin kaynak kodlarını Yunanistan’la paylaşacağı ve böylece Atina’nın güncellemeleri kendi başına yapabileceği iddia edilmişti. Ancak bu bilginin doğru olmadığı belirtildi. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias daha önce, kaynak koduna erişim sağlanmadığı takdirde tedarik yapılmayacağını açıklamıştı. Taraflar arasındaki görüşmelerin nasıl sonuçlanacağı ve kaynak kodu meselesinin anlaşmanın önünde engel oluşturup oluşturmayacağı izlenecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu