İran’da Savaşın Yıkıcı Etkileri: Hamaney Şehit, 500’den Fazla Can Kaybı

İran’da yaşanan savaşta Dini Lider Hamaney’in şehit edilmesiyle birlikte 500’den fazla can kaybı yaşandı.

Emperyalist ABD ve işgalci İsrail’in İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı saldırılar sonucunda, İran İslam Cumhuriyeti’nin Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney hayatını kaybetti. İran Kızılayı’nın verilerine göre saldırılarda en az 555 kişi şehit oldu ve 131 şehir hedef alındı. İran, meşru müdafaa kapsamında başlattığı misilleme füze saldırılarında ise 4 ABD askeri öldü, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn’de de siviller hayatını kaybetti.

28 Şubat 2026’da başlayan bu geniş çaplı askeri saldırılar, Ortadoğu’yu yeni bir çatışma ortamına sürükledi. Uluslararası hukuku hiçe sayan bu eylemler, bölgeyi adeta bir ateş çemberine dönüştürdü.

Hamaney’in şehit edilmesi, İran için büyük bir kayıp olarak değerlendirildi. 1989’dan bu yana ülkeyi yöneten Hamaney’in vefatı, İslam dünyasında derin bir etki yarattı. Saldırılarda Devrim Muhafızları’nın komutanı Muhammed Pakpur da dahil olmak üzere birçok üst düzey yetkili hayatını kaybetti.

ABD Başkanı Donald Trump, bir İsrailli muhabire verdiği demeçte 48 İranlı liderin öldürüldüğünü övünerek ifade etti. İran, bu ağır kaybın ardından hızla toparlanarak yeni bir liderlik konseyinin kurulduğunu duyurdu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yeni liderin bir iki gün içinde belirleneceğini açıkladı.

İran Kızılayı’nın açıklamasına göre, saldırılarda 555’ten fazla kişi hayatını kaybetti. Ülke genelinde 131 şehir bombardıman altında kaldı. ABD Savunma Bakanlığı, İran’ın balistik füze tesislerine yönelik saldırılarda B-2 bombardıman uçaklarının kullanıldığını duyurdu. Trump, sosyal medya üzerinden dokuz İran savaş gemisinin batırıldığını ve İran Deniz Kuvvetleri karargahının büyük ölçüde imha edildiğini iddia etti.

İsrail ordusu ise 200 savaş uçağıyla gerçekleştirdiği saldırının tarihlerindeki en büyük hava saldırısı olduğunu belirterek, yaklaşık 500 hedefin vurulduğunu açıkladı.

İran, meşru müdafaa hakkını kullanarak ABD ve İsrail hedeflerine misilleme füze saldırıları düzenledi. Bu saldırılar sonucunda 4 ABD askeri hayatını kaybetti, birçok asker de yaralandı. İran’ın saldırıları, yalnızca ABD ve İsrail ile sınırlı kalmadı; işgal altındaki topraklarda Beit Shemesh kentindeki bir sinagogun vurulması sonucu 9 kişi öldü, 28 kişi yaralandı. İsrail genelindeki can kaybı ise 11’e yükseldi.

İran’ın misilleme saldırıları, Körfez ülkelerini de etkiledi. Birleşik Arap Emirlikleri’nde 3 kişi hayatını kaybetti, Dubai’deki Palm Jumeirah adası ve Burj Al Arab oteli hasar gördü. Kuveyt ve Bahreyn’de de ölümler meydana geldi. İran Devrim Muhafızları, Basra Körfezi ve Umman Denizi’nde üç ABD ve İngiltere petrol tankerini vurdu. Hürmüz Boğazı’nda ticaret durma noktasına geldi, yüzlerce gemi bölgede demirledi.

İran destekli Lübnan Hizbullah’ı, İsrail’e karşı füzeler fırlatarak misilleme yaptı. İsrail ordusu, Lübnan’ın doğu ve güneyinde sivilleri tahliye çağrısında bulunurken, Beyrut’a düzenlenen saldırılarda en az 31 kişi hayatını kaybetti, 149 kişi yaralandı.

ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, İslam dünyasında büyük bir infial yarattı. Pakistan’ın Karaçi kentinde ABD Konsolosluğu önünde toplanan protestoculara ateş açılması sonucu 23 kişi hayatını kaybetti. İslamabad’da ise 2 kişi öldü.

Trump, İran’a yönelik en ağır saldırılardan birini gerçekleştirirken, müzakere yalanını sürdürmeye devam ediyor. The Atlantic dergisine verdiği demeçte, İranlı liderlerin kendisiyle görüşmek istediğini ifade etti. Ancak bu sözler, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın, “Kırmızı çizgimizi aştınız ve bunun bedelini ödemek zorundasınız” açıklamasıyla karşılık buldu.

Yaşanan bu olaylar, Müslüman ülkelerin emperyalist güçlere güvenmesinin ne kadar büyük bir hata olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ortadoğu kan gölüne dönerken, Müslüman ülkelerin bir araya gelmesi gerektiği gerçeği bir kez daha ortaya çıktı. İran, Müslüman kardeşlik hukukunu gözeterek Körfez’deki sivil yerleşimleri hedef almaktan kaçınırken, bazı Müslüman ülkelerin ABD’nin yanında saf tutması, İslam âleminde derin yaralar açtı. Savaş devam ederken, şehit sayıları artıyor, ancak Müslümanların duaları her zaman mazlum İran halkının ve tüm İslam âleminin yanında olacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu