Fonlardaki Zararın Faturasını Halk Neden Ödesin?
Fatih Altaylı, yüksek getiri beklentisiyle yatırım yapılan fonlardaki zararların kamu kaynaklarından karşılanmasına karşı çıktı ve risk ilkesine dikkat çekti.
Gazeteci Fatih Altaylı, 22 Eylül tarihli yazısında, yatırım fonlarında para kaybeden kişilere köprü ve otoyol gelirlerinden pay verilmesi yönündeki öneriyi değerlendirdi. Önerinin bir bankacı tarafından gündeme getirildiğini aktaran Altaylı, böyle bir uygulamanın kamu kaynaklarının kullanılmasını gerektireceğini belirtti.
Altaylı, faiz oranlarının yüzde 40 seviyesinde bulunduğu bir dönemde yüzde 4000 getiri vaadiyle sunulan bir fona yatırım yapmanın yüksek risk içerdiğini ifade etti. Yüksek kazanç ihtimali için alınan riskin sonuçlarının bütün topluma yüklenmesine karşı çıkan Altaylı, yatırımcının kâr elde ettiğinde bunu toplumla paylaşmadığını, bu nedenle oluşan zararın da kamuya aktarılmaması gerektiğini savundu.
Bu yaklaşımın temelinde, yatırım kazançları ile zararların kimin tarafından üstlenileceğine ilişkin adalet tartışması bulunuyor. Özel yatırımcıların elde ettiği getiriler kişisel kazanç olarak kalırken, ortaya çıkan kayıpların köprü ve otoyol gelirleri gibi kamu kaynaklarından karşılanması, bedelin toplumun tamamına yüklenmesi anlamına gelebilir.
Ancak yatırımcıların risk almış olması, fon yönetiminde meydana gelmiş olabilecek usulsüzlüklerin araştırılmasına engel oluşturmuyor. Sorumluların belirlenmesi, varlıkların akıbetinin ortaya çıkarılması ve hak sahiplerinin alacaklarını hukuk yoluyla takip edebilmesi için gerekli incelemelerin yapılması gerekiyor.
Fatih Altaylı’nın değerlendirmesi, fonlardaki zarar konusunda kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin sınırı öne çıkarıyor: Yüksek getirinin kazancı yatırımcıya aitse, zararın otomatik biçimde millete ödetilmesi tartışmalı bir uygulama olur.




