KBB Cerrahisi Alanında Türkiye Dünyada Öne Çıkıyor
İstanbul’da düzenlenen 2026 IFOS Dünya KBB Kongresi’nde Türk hekimlerinin kulak, kafa tabanı ve işitme tedavilerindeki başarıları öne çıktı.
Türkiye, 33 yıl aradan sonra Dünya Kulak Burun Boğaz Kongresi’ne ikinci kez ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonu (IFOS) tarafından İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 23. 2026 IFOS Dünya Kulak Burun Boğaz Kongresi’ne, 120 ülkeden yaklaşık 8 bin KBB hekimi katılıyor. Federasyon, dünya genelinde yaklaşık 60 bin uzmanı temsil ediyor.
Kongrenin başkanlığını Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi ve KBB Uzmanı Prof. Dr. Özgür Yiğit yürütüyor. Açılışa TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ile Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Yasin Erkoç da katıldı. Bilimsel programın 52 salonda sürdüğü kongre, 13 Eylül Pazar günü sona erecek.
Prof. Dr. Özgür Yiğit, kongrenin 1928’den bu yana dört yılda bir düzenlendiğini ve KBB cerrahisi alanındaki en kapsamlı uluslararası buluşmalardan biri olduğunu belirtti. Organizasyonun yapılacağı ülkenin seçimle belirlendiğini aktaran Yiğit, Türkiye’nin İspanya, Japonya, Avustralya ve Hong Kong’u geride bırakarak ilk turda yüzde 61 oyla seçildiğini söyledi.
Kongrede kulak burun boğaz cerrahlarının yanı sıra odyologlar ve araştırmacılar da bir araya geliyor. Bilimsel oturumlarda küçük kesilerle gerçekleştirilen minimal invaziv ameliyatlardan robotik cerrahiye, yapay zekâ destekli uygulamalardan ileri işitme kaybında kullanılan implantlara kadar pek çok yenilik değerlendiriliyor.
Türk hekimlerinin KBB alanında dünya çapında kabul gördüğünü ifade eden Yiğit, farklı ülkelerden uzmanların Türkiye’ye eğitim almak için geldiğini kaydetti. Özellikle kulak cerrahisi, kafa tabanı cerrahisi, tükürük bezi tedavileri ve baş-boyun kanserleri konusunda Türk merkezlerine yönelik uluslararası ilginin arttığını belirtti.
Türkiye’de uygulanan yeni yöntemler arasında endoskopik kulak cerrahisinin de önemli bir yer tuttuğu bildirildi. Bu teknik sayesinde kulağın daha derin bölgelerine ulaşılabildiğini aktaran Prof. Dr. Yiğit, özellikle orta kulak hastalıklarında başarılı sonuçlar alındığını dile getirdi.
İşitme kaybının tanı ve tedavisinde teknolojik gelişmelerin yanı sıra sağlık sistemindeki erken tespit uygulamalarının da etkili olduğu vurgulandı. Türkiye’nin yenidoğan işitme taramasını erken dönemde yaygınlaştıran ülkeler arasında bulunduğunu belirten Yiğit, tanı, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerindeki gelişmelerin yabancı hastaların Türkiye’yi tercih etmesinde etkili olduğunu söyledi.




