Yapay Zekâ ve İslami Etik: Dengeleme Fıkhı Üzerine Analiz

Yapay zekâ uygulamalarının İslami etik ve fıkıh çerçevesinde değerlendirilmesi, fayda ve zararların dengelenmesi üzerine bir analiz.

Dr. Mohamed AbuTaleb, Kenan Alkiek, Sh. Suleiman Hani, Dr. Mohammed Ansari, Sh. Umer Khan / Yaqeen Institute

Çeviri: Barış Hoyraz – Haksöz Haber

Yapay zekâ uygulamalarının belirli durumlarda daha büyük zararlara yol açma potansiyeli, İslam hukukunun bu tür uygulamaları önleyici bir şekilde kısıtlayabilmesine zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda, Muvâzenât Fıkhı, birden fazla menfaatin söz konusu olduğu durumlarda çelişen unsurları değerlendirmek için İslam hukukunda yer alan metodolojik bir çerçeve sunar. Bu çerçeve, fayda ve zararların ayrılmaz bir şekilde iç içe geçtiği karmaşık senaryoları ele alırken, özellikle önemli bir rol oynamaktadır.

Muvâzenât Fıkhı, çelişen menfaatler ile zararlar arasındaki gerilimleri sistematik bir şekilde çözmeyi amaçlar. İbn el-Kayyim’in belirttiği gibi, şeriatın temeli, insanların bu dünyadaki ve ahiretteki çıkarlarını korumaya yönelik hikmet ve adalet üzerine kuruludur. Bu çerçeve, yapay zekâ uygulamalarının faydalarını ve zararlarını değerlendirirken kritik bir öneme sahiptir.

Yapay zekâ etiği bağlamında dengeleme tipolojileri, akademisyenlerin yapay zekâ uygulamalarını değerlendirirken dikkate almaları gereken üç farklı dengeleme türünü tanımlar. Bu türlerin anlaşılması, yapay zekâ teknolojilerinin genellikle açıkça iyi ya da kötü arasında basit bir seçim sunmadığı gerçeği nedeniyle son derece önemlidir. Bunun yerine, birden fazla faydanın öncelik için rekabet ettiği, kaçınılmaz zararların en aza indirilmesi gereken ya da fayda ve zararların aynı teknoloji içinde iç içe geçtiği karmaşık senaryolarla karşı karşıyayız.

Maslahatların dengelenmesi, birden fazla faydalı yapay zekâ uygulamasının sınırlı kaynaklar veya öncelikler için rekabet ettiği durumlarda ortaya çıkar. Örneğin, bir eğitim kurumu, öğrenci başarısını artıracak yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş öğrenme sistemlerine yatırım yapma ile İslam kültürel mirasını koruyacak araçlar arasında seçim yapmak zorunda kalabilir. İslam hukuku, bu tür durumlar için net ilkeler sunar ve kaynaklar sınırlı olduğunda, farz olanın, tavsiye edilen olanın önüne geçtiği kabul edilir.

Zararların dengelenmesi, her iki zararlı sonuç arasında bir seçim yapılmasını gerektiren durumlarda İslam hukukunun genel zararı en aza indirmek için daha az kötü olanı seçmeyi şart koştuğunu ifade eder. Örneğin, yüz tanıma teknolojisi, kayıp çocukların bulunmasına ve terörün önlenmesine yardımcı olabilirken, aynı zamanda bu teknolojinin kötüye kullanılması da mümkündür. Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülke, bu teknolojileri yasaklamak ile kötüye kullanım riskini göze almak arasında bir seçim yapmak zorunda kalabilir.

Yarar ve zararların dengelenmesi ise, aynı yapay zekâ uygulamasının hem yarar hem de zarar ürettiği durumları ele alır. Sosyal medya algoritmaları, Müslümanların dünya çapında âlimlerle bağlantı kurmasına yardımcı olurken, aynı zamanda bağımlılığı teşvik edebilir ve yanlış bilgilerin yayılmasına sebep olabilir. Bu nedenle, faydalar ve zararlar aynı temel teknolojiden kaynaklanmakta ve kolayca birbirinden ayrılamamaktadır.

Uygulamalı muvazanat analizi için belirli koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu koşullar, klasik İslam hukukunda köklü bir geçmişe sahiptir ve muvazanatın uygulanabilirliğini artırmak için önemlidir. İlk olarak, İslam hukukunun amaçlarının ve hukuki ilkelerin değerlendirilmesi gerekmektedir. İkinci olarak, etkili nedenin doğrulanması, yapay zekâ sistemlerinin klasik hukuki kategorilere girip girmediğinin belirlenmesini sağlar. Üçüncü olarak, bağlam ve gerçekliğin dikkate alınması, yapay zekânın nasıl işlediğini anlamak için gereklidir.

Sonuçları göz önünde bulundurma, eylemlerin olası sonuçlarını ve uzun vadeli etkilerini değerlendirmeyi gerektirir. İslam hukukunda bir eylemin caiz olup olmadığının, yalnızca eylemin kendisine değil, aynı zamanda eylemin yol açtığı sonuçlara da bağlı olduğu kabul edilir. Son olarak, öncelikler hukuku, birden fazla yükümlülük veya faydanın rekabet ettiği durumlarda neyin öncelikli olduğunu belirlemeye yardımcı olur. Bu bağlamda, Müslüman toplulukların sağlık, eğitim ve güvenlik alanlarındaki yapay zekâ meselelerine öncelik vermeleri gerekmektedir.

Devam edecek >>>

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu