Türkiye Tarım Piyasasında Dijital Dönüşüm ve Derinleşme Süreci
Türkiye tarım piyasasında dijitalleşme ve derinleşme süreci hız kazanıyor. TÜRİB, yeni sistemlerle tarım ticaretini dönüştürüyor.
Türkiye Ürün İhtisas Borsası Genel Müdürü Ali Kırali, Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği basın toplantısında, lisanslı depoculuk ve elektronik ürün senedi (ELÜS) sisteminin Türkiye’nin tarım sektöründe önemli bir dönüşüm sağladığını ifade etti. 2026 hedefleri arasında vadeli işlem piyasasının hayata geçirilmesi, yapay zeka destekli piyasa gözetimi ve uluslararası ürün piyasasının kurulması gibi önemli adımlar yer alıyor.
30 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen basın buluşmasında, Kırali, 2025 yılı tarım piyasası gelişmelerini ve 2026 yılına yönelik beklentileri değerlendirdi. Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın kuruluşundan bu yana tarım ticaretinde şeffaflık, güven ve finansal erişim konularında kayda değer ilerlemeler kaydedildiğini belirtti.
Kırali, 2005 yılında lisanslı depoculuk mevzuatının oluşturulmasıyla başlayan sürecin, 2011’de ilk lisanslı depo ve 2015’te ilk elektronik ürün senedi ihracıyla önemli aşamalar kaydettiğini vurguladı. 8 Haziran 2018’de kurulan TÜRİB’in, 26 Temmuz 2019’da ilk işlemini gerçekleştirdiğini hatırlatan Kırali, sistemin günümüzde güçlü bir ekosisteme dönüştüğünü söyledi.
TÜRİB’in ortaklık yapısını da açıklayan Kırali, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve ticaret borsalarının yüzde 51 ile en büyük hissedar olduğunu, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yüzde 15, Borsa İstanbul grubuna ait kurumların ise yüzde 25 paya sahip olduğunu aktardı.
TÜRİB’in faaliyete geçtiği 2019’dan bu yana 402 milyar TL işlem hacmine ulaştığını belirten Kırali, toplamda 60 milyon ton ürünün el değiştirdiğini ifade etti. İşlem hacminde en büyük payı buğday, mısır ve arpanın aldığını kaydeden Kırali, ürün çeşitliliğini artırmak için çalışmaların devam ettiğini dile getirdi.
Türkiye genelinde 54 il ve 163 ilçede faaliyet gösteren 263 lisanslı depo ile 14 milyon tonun üzerinde bir depolama kapasitesine ulaşıldığını belirten Kırali, bu kapasitenin ülke hububat üretiminin yaklaşık yüzde 38’ine karşılık geldiğini aktardı.
Kırali, tarım piyasasının dijitalleşmesi amacıyla başlatılan TÜRİS projesinin 13 Ocak 2025’te devreye gireceğini duyurdu. Ürün Piyasası Aracı Kurumları (ÜPAK) aracılığıyla daha etkin bir piyasa yapısına geçileceğini vurgulayan Kırali, bu sistemin tarım ürünlerinin finansallaşmasında yeni bir dönemin kapısını aralayacağını söyledi. TÜRİB’in en önemli hedeflerinden birinin vadeli işlem piyasasını devreye almak olduğunu belirten Kırali, 2026 yılının ikinci yarısında bu piyasanın faaliyete geçirilmesinin planlandığını açıkladı. Bu adımın, emtia piyasalarında risk yönetimini güçlendireceğini ve ileri tarihli fiyat oluşumuna katkı sağlayacağını ifade etti.
Kırali, piyasa güvenliğini artırmak amacıyla TÜBİTAK destekli “Algoritmik Tespit ve İzleme Platformu (ATİP)” projesinin hayata geçirildiğini belirtti. Yapay zeka destekli bu sistemle piyasa gözetiminin daha etkin hale getirileceğini vurguladı.
TÜRİB’in uluslararası alanda da büyümeyi hedeflediğini kaydeden Kırali, Çekya, Moğolistan ve Pakistan ile iş birliklerinin sürdüğünü ifade etti. Ayrıca, ithal tarım ürünlerinin işlem göreceği “Uluslararası Ürün Piyasası” için çalışmaların son aşamaya geldiğini belirtti. Katılım finansmanı kapsamında geliştirilen Teverruk Piyasası’nın da 2026 yılı içinde hayata geçirilmesinin planlandığını söyleyen Kırali, bu adımla yurt dışındaki işlem hacminin Türkiye’ye çekilmesinin hedeflendiğini dile getirdi.
2026 yılı başında kurulan Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ile sistemde denetim ve güvenin artırılacağını vurgulayan Kırali, ayrıca geliştirilen Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi (LİDBİS) ile depoların anlık olarak izlenebileceğini söyledi. Konuşmasının sonunda tarım piyasasının sadece üretimden ibaret olmadığını belirten Kırali, “İklim dayanıklılığı; depo, senet, piyasa ve finansman zincirinin tamamıdır. Biz TÜRİB olarak bu zinciri teknoloji ve kurumsal kapasiteyle güçlendiriyoruz” dedi. Kırali, hedeflerinin lisanslı depoculukta teknolojik dönüşümü tamamlamak, ELÜS piyasasını derinleştirmek, finansmana erişimi artırmak ve Türkiye’yi tarım emtia ticaretinde küresel bir merkez haline getirmek olduğunu sözlerine ekledi.



