Morientes: “Futbolun Gidişatıyla, 2002-2003’teki Değerim Yüksek Olurdu”
Fernando Morientes, futbolun evrimi hakkında konuştu ve 2002-2003 yıllarındaki değerinin günümüzde yüksek olacağını belirtti.
Fernando Morientes, LaLiga’daki transfer döneminin kapanışında önemli bir figür oldu. Eski Real Madrid oyuncusu ve lig elçisi olarak, dikkat çeken transferleri analiz etti ve futbolculuk kariyerinin son dönemlerine dair anılarını paylaştı.
Transfer döneminin son günlerindeki deneyimlerini anlatan Morientes, “Birçok şeyi önceden düşünmek zorundasınız çünkü geride bıraktığınız şey sadece profesyonel değil. Eğer bir kiralama veya transfer söz konusuysa, kişisel durumunuzu da göz önünde bulundurmalısınız. O dönemde ailem vardı ve bulunduğum yerin durumunu değerlendirmem gerekiyordu. Monaco ile her şey harika gitti ama transfer günü çok gergin ve belirsizdim. İlk lig maçımı Betis’e karşı oynadım, sadece beş veya on dakika sahada kaldım ve bir buçuk saat sonra Monaco’ya uçuyordum. Yani her şey çok hızlı gelişti. Sahaya çıktığımda Monaco’nun beni aradığını bile bilmiyordum, o an orada kalacağımı düşünüyordum.” dedi.
Morientes, son dönemdeki bazı transferleri de değerlendirdi. “Birçok transferi takip ettim. Özellikle Cucurella’nın transferini çok beğendim, Rodri’nin Barcelona’ya transferi de dikkatimi çekti. Canales’in LaLiga’ya dönüşü benim için önemliydi. Aubameyang’ın performansı da etkileyici, üç maçta Bebeto seviyesine ulaştı. Jonathan David de Atletico Madrid’e katıldı, bu transferler oldukça dikkat çekici. Real Madrid için en çok beğendiğim transfer Cucurella, Barcelona içinse Rodri.” şeklinde konuştu.
İspanya’nın Premier Lig ile olan pazar farkına da değinen Morientes, “İspanya’da finansal fair play kuralları takımların harcamalarını belirliyor. LaLiga, Serie A ve Bundesliga yanlış yapmıyor, asıl sorun aşırı harcama yapan liglerde. Bu tür transferlerin nasıl sonuçlandığını görmek önemli; bu oyuncular gerçekten üst düzey oyuncular mı yoksa hızlıca satılanlar mı? Burada genelde işler iyi yapılıyor. Bizim dönemimizde finansal fair play olsaydı, üst düzey takımlarda bile ödeme sorunları yaşıyorduk, şimdi böyle bir durum yok. Premier Lig’in etkisiyle pazarın şiştiğini düşünüyorum ama bu, başarıyı garanti etmiyor. Son 43 Avrupa kupasından 21’ini İspanya kazandı. Premier Lig’deki harcamalar, şampiyonluklarla doğru orantılı değil.” ifadelerini kullandı.
Morientes, Diomande hakkında da görüşlerini belirtti: “Onu görmek için sabırsızlanıyorum. Bir muamma ama Real Madrid onun için bu kadar para ödüyorsa, kesinlikle çok iyi bir oyuncu olmalı.”
Morientes, kendisinin günümüzdeki değerini de esprili bir dille ifade etti: “110 milyon. Bu bir şaka. Futbol çok değişti, benim dönemimde takımlar genellikle 4-4-2 sistemiyle oynuyordu, şimdi forvetler daha küçük ve farklı bir rol üstleniyor. Ancak, her zaman belirleyici oyuncuların önemli olduğunu düşündüm. 2002-2003 yıllarındaki Fernando Morientes, günümüz futbolunda çok değerli olurdu.” dedi.
Şampiyonluk için favori takım sorulduğunda, “Her sezon başında bu soruya yanıt verirken, her zaman aynı şeyi söylüyorum: Favori, geçen sezonun şampiyonu olan Barcelona’dır ve Real Madrid ise en büyük rakiptir. Bu iki takım arasında çok dengeli bir lig görüyorum ve Atletico Madrid’in bu iki takımın seviyesine ulaşabilme durumu belirsiz.” şeklinde yanıtladı.
Son olarak, Julián hakkında da düşüncelerini aktaran Morientes, “Kariyerinizin bazı dönemlerinde güvenilir insanlarınıza güvenmek zorundasınız, ancak daha fazla deneyim kazandıkça, yalnızca kesin olduğunuzda adım atmalısınız.” dedi.




