Rusya’nın Habarovsk Denizaltısı: Yeni Nükleer Caydırıcılık Aracı
Rusya, Habarovsk denizaltısını suya indirerek nükleer caydırıcılıkta yeni bir aşama kaydetti. Bu adım, global güvenlik dengelerini etkileyebilir.
Rusya, nükleer caydırıcılık stratejisinde önemli bir adım atarak, “kıyamet silahı” olarak adlandırılan Poseidon nükleer başlıklı insansız denizaltı araçlarını taşıyacak şekilde tasarlanan Habarovsk isimli denizaltıyı suya indirdi. 2014 yılında inşasına başlanan bu denizaltının, Rusya’nın deniz nükleer gücünde kritik bir aşama kaydettiği belirtiliyor.
Habarovsk, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2018 yılında tanıttığı ve modern füze savunma sistemlerini aşmak için geliştirilen altı stratejik mega silah arasında yer alıyor. Bu denizaltı, nükleer enerjili Poseidon torpidolarından altı adede kadar taşıma kapasitesine sahip.
10 Bin Kilometre Menzil ve Derin Deniz Avantajı
Poseidon sistemi, balistik füzelerin aksine su altının derinliklerinde hareket ederek geleneksel radar ve füze savunma sistemlerinden kaçabiliyor. Nükleer reaktörle çalışan bu otonom su altı aracı, 10 bin kilometreye kadar menzil sunarken, saatte 60 ila 100 knot arasında hızlara ulaşabiliyor.
Ayrıca, yaklaşık 20 megaton gücünde nükleer başlık taşıyabilen bu sistem, kıyı bölgelerinde radyoaktif tsunamiler oluşturarak geniş alanları tahrip etme kapasitesine sahip. Habarovsk’un operasyonel hale gelmesi planlanan tarihten yaklaşık altı yıl gecikmiş olsa da, projenin tamamlanması, Rus savunma sanayisinin deniz robotik sistemlerindeki teknik sürekliliğini gösteriyor.
Hipersonik Zirkon ve Kalibr Desteği
Habarovsk denizaltısı, yalnızca Poseidon torpidolarıyla sınırlı kalmıyor. Gelişmiş hayalet (stealth) ve düşük akustik iz kabiliyetine sahip olan bu platform, konvansiyonel ve taktik operasyonlar için geniş bir füze envanteri ile destekleniyor. Bu envanter arasında, NATO hava savunma sistemlerini aşabilen hipersonik Zirkon füzesi, uzun menzilli hedeflere yönelik hassas güdümlü Kalibr füzesi ve gemi savar görevlerinde kullanılan yüksek hızlı Oniks füzesi yer alıyor.
Pentagon ve NATO’da Caydırıcılık Dengesi
Amerikan askeri yayın organı Military Watch’a göre, Rusya’nın kıtalararası derin deniz otonom sistemlerini devreye alması, Washington ve müttefikleri arasında ciddi bir güvenlik endişesi yaratıyor. Bu gelişme, deniz dengelerini derinden etkileyerek, derin su altı sahasında klasik füze erken uyarı sistemlerini bypass eden alternatif bir stratejik misilleme kabiliyeti sunuyor. Rus askeri analistleri, Habarovsk’un devreye girmesinin olası çatışmalarda caydırıcılık kurallarını yeniden şekillendireceğini savunuyor.



