Erhürman-Hristodulidis görüşmesine Hastürer yorumu
Hasan Hastürer, Erhürman-Hristodulidis görüşmesini değerlendirdi; Kıbrıs Türk halkına yönelik engellemelerin toplantıda gündeme taşındığını yazdı.
Gazeteci Hasan Hastürer, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis arasında gerçekleştirilen görüşmenin perde arkasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hastürer, Erhürman-Hristodulidis görüşmesini, çözüm söylemiyle Kıbrıs Türk halkının günlük yaşamını zorlaştıran uygulamalar arasındaki çelişkilerin doğrudan gündeme getirildiği önemli bir toplantı olarak yorumladı.
Hastürer, Erhürman’ın görüşmede Hristodulidis’e, iki toplum arasında güven oluşturulması gerektiği bir dönemde Kıbrıs Türklerine yönelik engellemelerin sürdürülmesini eleştirdiğini aktardı. Yazara göre Erhürman, çözüm arayışının yalnızca müzakere masasına dönmekten ibaret olmadığını, karşılıklı güveni destekleyen somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Toplantının yaklaşık bir saat sürdüğünü belirten Hastürer, görüşmenin büyük bölümünde Erhürman’ın konuştuğunu yazdı. Erhürman’ın, Kıbrıs Türk halkına yönelik son dönemdeki uygulamalardan yedi örneği gündeme taşıdığı ifade edildi.
Bu başlıklar arasında Avrupa Parlamentosu’nda kayıplar ve savaş suçları ele alınırken Kıbrıslı Türklerin yaşadıklarının kapsam dışında bırakılması, müzik etkinliklerinin baskılar nedeniyle iptal edilmesi ve Barcelona’nın çocuklara yönelik Kuzey Kıbrıs’taki futbol çalışmasının engellenmesi yer aldı.
Hastürer’in aktardığı diğer konular ise Taşınmaz Mal Komisyonu’nun işlevsizleştirilmesine yönelik girişimler ile Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın yabancı diplomatik temsilcilerle temaslarına karşı sergilenen engelleyici tutum oldu.
Erhürman’ın, çocukların spor faaliyetlerinin dahi siyasi mücadele alanına dönüştürülmesinin ortak gelecek hedefiyle bağdaşmadığını sorduğu belirtildi. Hastürer, bu soruların, Hristodulidis’in çözüm yönündeki açıklamaları ile sahadaki uygulamalar arasındaki farkı görünür kıldığını savundu.
Yazara göre Hristodulidis’in, Rum tarafının devlet olmasından kaynaklanan imkânlara vurgu yapması, Kıbrıs Türk halkında var olan eşitsizlik algısını giderecek bir yanıt niteliği taşımıyor. Hastürer, sorunların ancak çözümle ortadan kalkacağını söylemenin, çözüm gerçekleşene kadar uygulanan kısıtlamaları açıklamak için yeterli olmadığını ifade etti.
Hastürer, Erhürman’ın mütekabiliyet vurgusunun da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çözüm iradesinin, karşı tarafın her adımı karşısında sessiz kalmak anlamına gelmediğini kaydeden yazar, hakların savunulmasıyla diyalog arayışının aynı anda sürdürülebileceğini dile getirdi.
Değerlendirmede, çözümsüzlüğün sonuçlarının yalnızca Kıbrıslı Türkleri etkilemediği ve Rum toplumunun da Hristodulidis’in siyasetini sorgulaması gerektiği görüşüne yer verildi. Hastürer, Kıbrıs Türk halkına yönelik engellemeler karşısında tepki gösterilirken çözüm hedefinden vazgeçilmemesi gerektiğini vurguladı.
Uluslararası toplumun liderlerin açıklamalarını değerlendirirken yalnızca kullanılan olumlu ifadelerle yetinmemesi gerektiğini belirten Hastürer, güveni güçlendiren somut adımların esas ölçüt olması gerektiğini yazdı. Ona göre diplomatik temasların toplumlarda umut yaratabilmesi için insanların günlük yaşamına dokunması ve eşitlik duygusunu pekiştirmesi gerekiyor.
Hastürer, Erhürman-Hristodulidis görüşmesinin önemini, ertelenen soruların açık biçimde gündeme getirilmesine bağladı. Hristodulidis’in bundan sonraki görüşmelerde bu sorulara yalnızca genel ifadelerle karşılık veremeyeceğini belirten yazar, sürecin gerçek etkisinin verilecek somut yanıtlarla anlaşılacağını kaydetti.
Hastürer, Erhürman’ın bir yandan çözüm arayışını sürdürürken diğer yandan Kıbrıs Türk halkının haklarını ve onurunu savunma sorumluluğunu birlikte üstlendiği değerlendirmesinde bulundu. Bundan sonraki süreçte Hristodulidis’in yalnızca açıklamalarının değil, bu açıklamaları destekleyen uygulamalarının da izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Yazının sonunda, görüşmenin ardından Birleşmiş Milletler tarafından her zamanki “yapıcı görüşme” ifadesini içeren bir açıklama yapılmamasının dikkat çektiği belirtildi. Hastürer ayrıca, Hristodulidis’in Rum başkanlık sarayına dönüşünün ardından yaptığı açıklamaların, toplantıda ele alınan konuları tam olarak yansıtmadığı görüşünü paylaştı.




