Kuraklık Tehlikesi Sürüyor: Mayıs’ta Yağışlar Artarken Dikkat
Mayıs ayında yağışların artmasına rağmen Türkiye’de kuraklık riski devam ediyor. Baraj dolulukları yükselse de uzun vadeli su stresi sürüyor.
Türkiye, mayıs ayına su ve iklim açısından iki farklı tablo ile girdi. İstanbul ve Ankara’daki baraj doluluk oranları geçen yıla göre belirgin bir artış gösterirken, ülkenin birçok bölgesinde sağanak yağışlar ve yüksek kesimlerde kar yağışı gözlemleniyor. İstanbul’daki baraj doluluğu %72’ye, Ankara’daki ise %44’ün üzerine çıkmış durumda. Ancak Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) verileri, bu kısa vadeli rahatlamanın uzun vadeli su stresini ortadan kaldırmadığını ortaya koyuyor.
İstanbul’da, İSKİ’nin verilerine göre baraj doluluk oranı %72,05 seviyesine ulaşmış durumda. Ömerli Barajı %95, Elmalı %95, Darlık %91 doluluk oranlarına sahipken, Terkos %59, Büyükçekmece %56, Sazlıdere %45 ve Istrancalar %43 seviyelerinde kalıyor. Megakentin su güvenliği, yalnızca doluluk oranıyla değil, suyun hangi havzalardan toplandığı, yaz aylarında sıcaklıkların nasıl seyredeceği ve günlük su tüketiminin ne kadar artacağı gibi faktörlerle de şekillenecek.
Ankara’da ise ASKİ’nin verilerine göre baraj doluluk oranı %44,22’ye yükseldi. Geçen yıl aynı dönemde bu oran %30,29 seviyesindeydi. Aktif kullanılabilir su oranı %19,32’den %37,73’e çıkarken, barajlara gelen su miktarı 41 milyon 450 bin metreküpü aştı. Ancak bu durum, başkentteki su tüketim baskısının da yüksek seyrini koruduğunu gösteriyor.
Mayıs ayının bir diğer önemli noktası, hava olaylarındaki dalgalanma. MGM’nin değerlendirmesine göre önümüzdeki günlerde İstanbul, Kocaeli, Edirne, Kırklareli, Bilecik, Sakarya gibi birçok bölgede yerel sağanak yağışlar bekleniyor. Hava sıcaklıklarının doğu kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde, diğer bölgelerde ise normaller civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
MGM’nin 1 Ekim 2025-31 Mart 2026 dönemini kapsayan raporuna göre, Türkiye genelinde ortalama 468,8 mm yağış kaydedildi. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre %87 daha yüksek bir değer. Ancak mayıs başındaki baraj doluluklarındaki artış ve güçlü yağış verileri, kuraklık riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. MGM’nin kuraklık analizleri, kısa vadeli yağışların toprak ve barajlar için bir nefes sağladığını, ancak uzun vadeli kuraklık hafızasının bazı bölgelerde devam ettiğini gösteriyor.
Özellikle Marmara, Trakya, İç Ege, İç Anadolu ve Güneydoğu’daki havzalar, yaz aylarında tarımsal sulama, yer altı suları ve içme suyu güvenliği açısından dikkatle izlenmesi gereken alanlar olarak öne çıkıyor. Antalya Havzası da bu bağlamda kritik bir bölge. COP31’e ev sahipliği yapacak olan Antalya için yapılan projeksiyonlar, yüzyıl sonuna doğru daha sıcak ve daha kuru bir iklimin beklenildiğini gösteriyor. Araştırmalar, Antalya’nın kıyı bölgelerinde en büyük değişimlerin yaşanacağını ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, Türkiye’de yağışların artması kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, uzun vadeli kuraklık riski hala ciddi bir tehdit olarak varlığını sürdürüyor.




