İsrail’in Yeni Doğu Projesi: Türkiye ve Suriye Üzerindeki Etkileri

İsrail’in Yeni Doğu projesi, Türkiye ve Suriye arasındaki gerilimleri artırıyor. Hava saldırıları ve askeri stratejiler üzerine detaylar.

İslami Analiz / Haber Merkezi

İsrail, Suriye üzerinden Türkiye ile yaşadığı gerilimde “Yeni Doğu” adını verdiği güvenlik stratejisini uygulamaya devam ediyor. el-Meyadin gazetesinde yer alan bir yazıda, İsrail’in bu projenin %80’inin tamamlandığını iddia ettiği belirtildi.

Son günlerde, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib kırsalında bulunan Ebu el-Zuhur Askeri Havalimanı, İsrail savaş uçakları tarafından hedef alındı. Hava saldırılarının ardından yapılan incelemelerde, Türkiye’nin desteğiyle yenilenen havalimanının pistlerinde orta düzeyde hasar tespit edildi.

İsrail Savunma Bakanı, bu saldırının arkasındaki politikayı doğrulayarak, “herhangi bir dış tehdit kaynağına karşı koymayı” amaçlayan mevcut stratejinin devam ettiğini vurguladı. Ebu el-Zuhur Havalimanı’na yönelik saldırı, havalimanında kapsamlı onarım çalışmalarının başladığı bir dönemde gerçekleşti. Bu onarımlar, havalimanının tam kapasiteyle yeniden faaliyete geçmesini hedefliyordu.

İsrail Hava Kuvvetleri’nin bu adımı, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını artırarak İsrail’in hava sahasındaki hareket alanını kısıtlamaya yönelik önceki girişimlerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Mart 2025’teki hava fotoğrafları, Suriye’nin Azez kentindeki Minnığ Askeri Havalimanı’nda yeni bir hava savunma üssü inşaatının başladığını göstermişti. Bu durum, Türkiye’nin Suriye ordusuna destek verme çabalarıyla eş zamanlı olarak gelişti.

Nisan 2025’te, İsrail savaş uçakları, Humus kırsalındaki Tedmur ve T-4 Havalimanı’na yönelik hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, T-4 Havalimanı’ndaki kritik askeri tesislerin imha edilmesiyle sonuçlandı. Türk askerlerinin bu bölgelerde keşif yaptığına dair haberler, bu saldırıların arka planında yatan stratejik kaygıları gözler önüne seriyor.

Ebu el-Zuhur Havalimanı’na yönelik saldırılar, Türk askeri heyetinin havalimanında incelemelerde bulunduğu bilgileriyle çelişiyor. Ankara, bu durumu ne doğruladı ne de yalanladı, ancak Şam’a askeri yardımda bulunduğunu açıklamıştı. Bu saldırının temel amacı, havalimanının yeniden faaliyete geçmesini engellemek olarak değerlendiriliyor.

İsrail, Suriye’deki silahlanmayı sınırlama çabalarını sürdürüyor. Suriye ordusunun yeniden yapılanması ve rehabilitasyonu konusundaki endişeler, Ebu el-Zuhur Havalimanı’na yönelik saldırılarla daha da belirgin hale geldi. Bu durum, İsrail’in Suriye hava ve deniz kuvvetleri üzerindeki kontrolünü artırma çabalarının bir parçası olarak yorumlanıyor.

Tel Aviv, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını hedef alarak dolaylı mesajlar vermeye çalışıyordu. Ancak Ebu el-Zuhur Havalimanı’na yönelik saldırılar, bu mesajların doğrudan bir askeri eyleme dönüşmesini simgeliyor. Türk medyasına göre, 200’den fazla Türk askerinin havalimanında konuşlanmaya hazırlandığı bildirildi. Bu durum, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını artırma girişimlerinin İsrail tarafından kabul edilmeyeceğine dair bir uyarı niteliği taşıyor.

İsrail’in Suriye dosyasına olan ilgisi, Türkiye’nin Suriye ordusunun silahlandırılmasındaki rolüne yönelik artan endişeleriyle birleşiyor. Geçtiğimiz Ocak ayında, Türk savunma sanayii şirketi ASELSAN tarafından üretilen gelişmiş radar sisteminin Şam Uluslararası Havalimanı’na yerleştirildiği ortaya çıkmıştı. Bu sistem, İsrail’in hava hareketliliği üzerinde tehdit oluşturuyor.

Özetle, Ebu el-Zuhur Havalimanı’na yönelik son hava saldırısı, İsrail’in Suriye’nin güneyinde Yeni Doğu projesini desteklemeye yönelik en güncel adımı olarak değerlendiriliyor. Bu proje, İsrail ile Suriye arasındaki sınırın güvenliğini artırmayı amaçlayan askeri tahkimat çalışmalarını içeriyor. Söz konusu çalışmaların %80’inin tamamlandığı bildirilmekte ve bu durum, İsrail’in Suriye’deki askeri varlığını kalıcı hale getirme çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu