Trump Hürmüz Boğazı’nı ‘ABD Toprağı’ İlan Edebilir Mi?
Trump, Hürmüz Boğazı’nın ABD toprağı olabileceğini ifade etti. İran ise bu açıklamaları ‘saçmalık’ olarak nitelendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın statüsünün askeri ve diplomatik bir belirsizlik içinde kalmaya devam ettiğini belirterek, boğazı “çok yakında” ABD toprağı ilan edeceğini ifade etti. Küresel petrol ve gaz ticaretinin önemli bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, bu açıklamalarla birlikte yeniden gündeme geldi.
İran, Trump’ın bu tehditlerini “saçmalık” olarak değerlendirdi. İki ülke arasında haziran ayında imzalanan mutabakat zaptının süresi ise pazar günü sona eriyor. Tahran, boğazı ekonomik bir baskı aracı olarak kullanırken, Washington da İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürerek baskıyı artırmaya devam ediyor.
Trump, New York’taki bir polis akademisinde yaptığı konuşmada, “İran’ı mağlup ettikten sonra Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı ilan edeceğim” dedi. Ayrıca, boğazın zaten ABD toprağı olduğunu ima ederek, “Ablukayı uyguluyoruz. Biz istemediğimiz sürece hiçbir gemi geçemez” ifadelerini kullandı. İran ise su yolunun kontrolünün kendisinde olduğunu savunarak, bazı gemilerin boğazdan geçtiğini belirtti.
Al Jazeera muhabiri Kimberly Halkett, Trump’ın bu açıklamalarını değerlendirirken, ABD Başkanının konuyu ciddiye almadığını vurguladı. Halkett, Trump’ın rakiplerini rahatsız etmeyi sevdiğini ancak Hürmüz Boğazı’nda uygulanan deniz ablukasının gerçek bir durum olduğunu ifade etti.
İran’dan gelen tepkiler de sert oldu. Yargı erkinin başkanı, Trump’ı düşüncesiz olarak nitelendirirken, Hürmüz Boğazı’nın İran’a ait olduğunu belirtti. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise, “Hürmüz Boğazı, ne bir tweetle ne de bir emirle ele geçirilebilir” diyerek, boğazın yalnızca İran’ın kontrolünde olduğunu vurguladı. Tahran, Umman ile de boğazdaki deniz trafiğinin yönetimi için görüşmeler yürütüyor.
Trump’ın iddialarının uygulanabilirliği konusunda ise, egemenliğin tek taraflı bir başkanlık ilanıyla el değiştiremeyeceği belirtiliyor. Anayasa uzmanları, Trump’ın bu tür bir ilhak yetkisine sahip olmadığını ifade ediyor. Bruce Fein, bir toprağın ilhakı için Senato onayının gerekli olduğunu vurguladı. Natalie Klein ise, Trump’ın iddialarının uluslararası hukuk açısından geçerliliğinin olmadığını dile getirdi.
ABD’de, Trump’ın İran’a karşı savaşının geniş ölçüde destek görmediği, benzin fiyatlarının yükselmesiyle birlikte bu durumun daha da sorun haline geldiği belirtiliyor. Son anketler, Amerikalıların yalnızca %35’inin savaşı desteklediğini gösteriyor. Tahran, Körfez’deki komşularına yönelik saldırılar düzenleyerek müzakerelerde Washington’u köşeye sıkıştırmayı hedefliyor.
Uluslararası hukuk açısından, Hürmüz Boğazı üzerinde sınırsız egemenlik tanınmadığı, sadece kıyı devletlerinin karasuları üzerindeki egemenliğinin kabul edildiği ifade ediliyor. Hürmüz Boğazı, İran ve Umman kıyıları arasında yer alan uluslararası sularda bulunuyor ve bu durum, iki ülkenin 12 deniz millik karasularının örtüşmesiyle daha da karmaşık hale geliyor.
Paul Musgrave, Trump’ın bu tür açıklamalarının genellikle ABD kamuoyuna yönelik olduğunu ve bu durumun bir “şov” niteliği taşıdığını belirtiyor. Musgrave, Trump’ın ciddiye alınması gereken bir figür olduğunu ancak söylediklerinin kelimesi kelimesine değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.




