Hukukçular, İşgal Rejiminin İdam Kararına Suç Duyurusunda Bulundu

Hukukçular, işgal rejiminin Filistinli mahkûmlara yönelik idam kararı ve insanlığa karşı suçlar için İstanbul’da suç duyurusunda bulundu.

Filistin davasına destek veren bir grup avukat, işgal rejiminin Filistinli mahkûmlara yönelik aldığı idam kararı ve işlediği insanlığa karşı suçlar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukatlar, işgal zindanlarında sistematik işkence ve kötü muameleye maruz kalan Filistinli esirlerin yaşadığı ağır ihlalleri dile getirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuru, 25 Filistinli esir ve onların aileleri adına gerçekleştirildi. Avukatlar, savunma hakkı tanınmadan, keyfi olarak hapsedilen ve işkence gören bu mağdurlar için İsrailli yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu. Başvuru sonrası Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelen avukatlar, hukuki süreç ve dosyada yer alan belgeler hakkında bir basın açıklaması düzenledi. Bu etkinliğe HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı da destek verdi.

Avukat Furkan Aral, Filistinlilerin İsrail zindanlarında uzun yıllardır tutuklu olduğunu belirterek, bu kişilerin keyfi olarak hapsedildiğini ve işkenceye maruz kaldığını ifade etti. Aral, 7 Ekim sonrası işkencelerin arttığını ve idam yasasının onaylanmasının bu hukuksuzlukları daha da derinleştirdiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası yargı mekanizmalarına başvurular yapıldığını belirten Avukat Hilal Koçali, ilk başvurularının Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’na yapıldığını ve üç mağdurun serbest bırakıldığını, bir mağdurun ise hâlâ hapiste olduğunu aktardı. Koçali, başvurularının, yaşanan ihlalleri uluslararası düzeyde belgeleme amacı taşıdığını ifade etti.

HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanı Av. Mahmut Şahin, 7 Ekim’den itibaren Gazze’de uygulanan soykırım politikalarına dikkat çekerek, bu durumun Filistinli esirlerin maruz kaldığı kötü muamelelerle bağlantılı olduğunu belirtti. Şahin, işgal rejiminin aldığı idam kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve esirlerin can güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Avukat Gülden Sönmez ise, serbest bırakılan esirlerin hukuki süreçlerini takip ettiklerini ve İsrail’in Filistinlilerin iradesini kırmaya yönelik sistematik bir uygulama yürüttüğünü belirtti. Sönmez, bu idam kararının soykırım suçunu içeren bir karar olduğunu ifade ederek, hukuki mücadelelerinin sadece bir parça olduğunu, sokaklarda da seslerin yükselmesi gerektiğini dile getirdi.

17 Nisan Dünya Esirler Günü vesilesiyle, tüm toplumu esirlerin sesi olmaya ve farkındalık çalışmaları yapmaya davet eden Sönmez, bu konuda daha fazla eylem yapılması gerektiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu