İsrail Basınında Şara’nın Yükselişi ve Erdoğan’ın Rolü
İsrail basını, Şara’nın uluslararası alandaki yükselişinde Erdoğan’ın önemli bir destekçi olduğunu vurguladı.
2024 yılının sonlarına doğru Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de Cumhurbaşkanı olarak ilan edilen Ahmed eş-Şara, İsrail basınının dikkatini üzerine çekmeye devam ediyor. İsrail’de yayımlanan bir analizde, Şara’nın uluslararası alandaki yükselişinin ardındaki en büyük destekçi olarak Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gösterildi.
Analizde, Şara’nın geçmişteki savaşçı kimliğinden sıyrılarak günümüzde takım elbise giymesi ve farklı bir imaj oluşturması dikkat çekti. Şara’nın, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile, Şam’da ise Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiği görüşmelere de vurgu yapıldı.
İsrail medyası, Şara’nın tıpkı Filistin’in eski lideri Yaser Arafat gibi gerçek niyetlerini gizlediğini öne sürdü. Analizde, Arafat’ın askeri güçleri bir araya getirerek Filistin ulusal bilincini güçlendirdiği hatırlatılırken, Şara’nın da Batılı liderlere hitap ederken doğru söylemler kullanarak ılımlı bir devlet adamı imajı oluşturduğu ifade edildi.
Ayrıca, Şara yönetimindeki Suriye’nin ülkenin temel ilkeleri ve toprak bütünlüğünden ödün vermeden uluslararası yaptırımların önemli bir kısmını kaldırmayı başarması, dikkat çeken bir başarı olarak değerlendirildi.
Analizin en çarpıcı kısmında ise Suriye’nin elde ettiği diplomatik başarıda Türkiye’nin rolü vurgulandı. Şara’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteği sayesinde önemli ilerlemeler kaydettiği belirtilirken, Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump üzerindeki etkisinin bu durumun somut örneklerinden biri olduğu ifade edildi.
Türkiye ile Suriye arasında savunma sanayi ve askeri iş birliği gibi birçok alanda önemli adımların atıldığına dikkat çekilirken, bu yakınlaşmanın İsrail için ciddi riskler oluşturabileceği değerlendirildi. Ayrıca, İsrail’in Suriye ile güven artırıcı adımlar atması yönünde artan uluslararası baskılarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Tel Aviv yönetiminin, işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri gibi bölgelerden çekilmesi yönünde taleplerle karşılaşabileceği öne sürüldü.




