JPMorgan: Hürmüz Boğazı Ücreti Uluslararası Hukuka Uygun Olabilir

JPMorgan, Hürmüz Boğazı’ndaki ücret uygulamasının uluslararası hukuk açısından geçerli olabileceğini belirtti.

Yatırım bankası JPMorgan, İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı’nda uygulamayı düşündüğü zorunlu ücretlerin uluslararası hukuka uygun olabileceği yönünde bir değerlendirme yaptı. Bankanın Financial Times aracılığıyla paylaştığı analizde, uluslararası hukukun gemilere, kara sularından ‘zararsız geçiş’ hakkı tanıdığına dikkat çekildi. Ancak, yalnızca geçiş için ücret talep edilmesinin yasal olmadığı vurgulandı. JPMorgan, belirli seyrüsefer, güvenlik ve emniyet hizmetleri karşılığında ‘hizmet bedeli’ alınmasının hukuki bir dayanağı olabileceğini belirtti.

Analizde, uluslararası hukuk kapsamında stratejik boğazlarda seyrüsefer ve güvenlik hizmetleri için meşru bir şekilde ücret talep eden Danimarka ve Türkiye gibi örneklere atıfta bulunuldu. Danimarka, 1857 Kopenhag Antlaşması öncesinde sularından geçen gemilerden geçiş ücreti alıyordu. Günümüzde ise, tehlikeli yük taşıyan veya belirli bir miktarın üzerindeki yakıtı bulunduran gemiler için kılavuzluk hizmeti zorunlu hale getirildi. Türkiye ise, 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde, boğazlar üzerinden geçen tankerlerden çeşitli hizmetler karşılığında ücret talep ediyor. Bu çerçevede, Suezmax tipi bir petrol tankerinin gidiş-dönüş seferi için yaklaşık 130 bin dolar tahsil ediliyor.

JPMorgan, devletlerin ‘geçiş ücreti’ yerine doğrudan ‘hizmet bedeli’ almasının uluslararası hukukta yasal bir zemin oluşturduğunu vurguladı. Analistlere göre, İran ve Umman, Hürmüz Boğazı’nda benzer bir model geliştirerek hukuki bir çerçeve oluşturabilir. Bu bağlamda, İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki yetkisini paylaştığı Umman ile iş birliği yaparak, gemilerin geçiş hakkı için değil, sundukları seyrüsefer güvenliği, gemi trafiği yönetimi, güvenlik hizmetleri gibi hizmetler karşılığında ücret ödemesi gerektiğini savunabilir. Bu yaklaşım, geçiş harcı yerine hizmet bedeli olarak yapılandırıldığında uluslararası deniz hukukuyla uyumlu bir zemin oluşturabilir.

Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi, Körfez’e giriş ve çıkışlarda alternatif bir güzergahın bulunmamasıyla daha da artıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman ile yürütülen müzakerelerin son aşamaya geldiğini ve iki ülke arasındaki teknik görüşmelerin hız kazandığını açıkladı. Arakçi, Umman ile bir uzlaşı sağlanmasının Hürmüz Boğazı’nın tamamen trafiğe açılacağı anlamına gelmeyeceğini belirtse de seyrüsefer düzenlemeleri konusunda ilerleme kaydedildiğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu