Pakistan, Suudi Arabistan’ı Husilere karşı savunacak
Pakistan Ordusu, Husilerin artan füze ve İHA saldırıları karşısında Suudi Arabistan’ın savunulması için her türlü adımın atılacağını açıkladı.
(ANKARA) – Pakistan Ordusu, Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının arttığı bir dönemde Riyad’ın savunulması için gereken her türlü adımın atılacağını bildirdi. Pakistan Suudi Arabistan’ı savunacak mesajı, İslamabad’ın bölgedeki güvenlik taahhüdünü yeniden gündeme taşıdı.
Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Birimi (ISPR) Genel Müdürü Korgeneral Ahmed Şerif Çavdri, Suudi Arabistan merkezli Arab News’e yaptığı açıklamada, ülkesinin Riyad’ın yanında hem diplomatik hem de fiziksel olarak durduğunu söyledi. Çavdri, Pakistan’ın ihtiyaç duyulması halinde tüm imkânları kullanacağını belirtti.
Pakistanlı general, Suudi Arabistan’ın yanı sıra Mekke ve Medine’nin güvenliğinin korunmasına yönelik taahhütlerinin de bulunduğunu vurguladı. Çavdri, Krallığa yönelik herhangi bir saldırı karşısında Suudi Arabistan’ı savunmaya devam edeceklerini ifade etti.
Açıklama, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının yoğunlaştığı bir süreçte geldi. Suudi Arabistan’ın Taif kentinde düşürülen bir İHA’nın enkazının bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına yol açtığı bildirildi. Son dönemdeki saldırılarda yaralananların sayısının 80’i aştığı aktarıldı.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri de bu hafta Mekke çevresindeki kısıtlı hava sahasına ilerleyen bir Husi İHA’sının engellendiğini açıkladı. Irak’tan gönderildiği belirtilen başka İHA’ların ise Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı üzerindeki üç pompa istasyonuna zarar vermesi, kritik petrol ihracat güzergâhının geçici olarak kapatılmasına neden oldu.
Üçlü savunma anlaşması yeniden gündemde
Pakistan’ın açıklaması, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın nasıl uygulanacağına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde yapıldı. Anlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkenin tamamına yapılmış kabul edilmesini öngörüyor. Bununla birlikte, metnin askeri açıdan hangi somut yükümlülükleri getirdiğine dair ayrıntılar kamuoyuna açıklanmadı.
Pakistan ile Suudi Arabistan arasında Eylül 2025’te imzalanan Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması da benzer bir hüküm içeriyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı geçen hafta, Mekke anlaşması çerçevesinde Husi saldırılarına karşı doğrudan askeri müdahalenin henüz gündemde olmadığını, ancak zamanı geldiğinde Pakistan’ın harekete geçeceğini bildirmişti. Çavdri ise ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliğine yönelik taahhüdünün koşulsuz olduğunu söyledi.
Pakistan’ın Suudi Arabistan’daki askeri varlığı
Arab News’in haberine göre Pakistan’ın Suudi Arabistan’da hâlihazırda önemli bir askeri varlığı bulunuyor. Batı medyasında mayıs ayında yer alan bilgilere göre İslamabad, Krallıkta yaklaşık 8 bin asker, JF-17 savaş uçaklarından oluşan bir filo, İHA’lar ve HQ-9 hava savunma sistemi konuşlandırdı.
Suudi Arabistan’ın artan Husi saldırıları nedeniyle Pakistan’ın yanı sıra İngiltere, Fransa ve Mısır gibi müttefiklerinden destek istediği bildirildi. Ancak bu ülkelerden hiçbiri, Riyad’ın son talebine karşılık ilave askeri destek sağlayacağını kamuoyuna duyurmadı. Pakistan Ordusu da Suudi Arabistan’ın yeni asker, hava savunma sistemi ya da Husilere karşı doğrudan operasyon talep edip etmediği konusunda açıklama yapmadı.
Pakistan’ın nükleer kapasitesinin savunma anlaşmalarının kapsamına girip girmediği konusundaki belirsizlik de sürüyor. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, 2025’teki ikili anlaşmanın ardından ülkesinin nükleer kapasitesinin ihtiyaç halinde Suudi Arabistan’ın kullanımına sunulabileceğini söylemişti. Asif daha sonra Reuters’a yaptığı açıklamada nükleer silahların anlaşmanın gündeminde olmadığını belirtmişti.
İslamabad diplomatik çözüm arıyor
İslamabad, Riyad’a yönelik savunma taahhüdünü vurgularken bölgesel gerilimin daha fazla büyümemesi için diplomatik temaslarını da sürdürüyor. Pakistan, ABD ile İran arasındaki çatışmayı sona erdirmeye yönelik arabuluculuk girişimlerinde bulunuyor ve Suudi Arabistan’ın İran’a iletilmesini istediği mesajları Tahran’a aktarıyor. Riyad’ın, İran’dan Husiler üzerindeki nüfuzunu kullanarak Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları durdurmasını istediği bildirildi.
Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asım Münir, 16 Eylül Çarşamba günü Pekin’i ziyaret eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İran devlet medyası, görüşmede bölgesel gelişmelerin ele alındığını duyurdu ancak Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının görüşmede gündeme gelip gelmediğini açıklamadı.
Çavdri, Pakistan’ın siyasi liderliği, Dışişleri Bakanlığı ve diğer yetkililerin bölge ülkeleriyle istişare içinde olduğunu belirtti. Pakistanlı yetkili, bölgesel krizin müzakere edilmiş ve barışçıl yollarla çözülmesi için çaba gösterildiğini kaydetti.
Pakistan daha önce de Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerde arabuluculuk yapmış ve haziran ayında taraflar arasında İslamabad Mutabakatı’nın imzalanmasına katkı sağlamıştı. Söz konusu mutabakat, savaşın sona erdirilmesi ve İran’ın nükleer programı ile bölgesel güvenlik sorunlarının çözümü için bir çerçeve oluşturuyordu.
Ancak yeni askeri gerilimler ve mutabakatın uygulanmasına ilişkin anlaşmazlıklar, sonraki müzakerelerin aksamasına yol açtı. Çavdri, İslamabad Mutabakatı’nı mevcut askeri krizden çıkış için “tek gerçek yol” olarak nitelendirdi ve Washington ile Tahran arasında yeni görüşmelerin başlatılması için Pakistan’ın ortak zemin aramayı sürdüreceğini söyledi.




