Din İstismarı: Müslüman Toplumlar İçin Tehditler

Din istismarı, Müslüman topluluklar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Gençlerin doğru dini bilgiye ulaşması önemlidir.

DİN İSTİSMARI: MÜSLÜMAN TOPLUMLAR İÇİN TEHDİTLER

Müslümanlar, insanın yaratılış amacının yeryüzünü imar etmek olduğunu unutmamalıdır. İnsan, doğru dini bilgiye ulaştıkça hikmet dolu bir yaşam inşa ederken, bu bilgiden uzaklaştığında ise kaos ve bozgunculuk ortaya çıkar.

İslam dini, aşırılığı reddeden bir yapıya sahiptir. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadisinde, “Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti” diyerek dengeyi vurgulamıştır. Kur’an-ı Kerim’de de, Müslümanların aşırılıklardan uzak bir toplum olmaları gerektiği belirtilmiştir. Ancak, İslam’ın barış ve huzur getiren değerlerini istismar eden gruplar, geçmişte olduğu gibi günümüzde de varlıklarını sürdürmektedir. Bu kişilerin amacı, din kisvesi altında fitne ve fesat çıkarmaktır.

Dini istismar edenler, kendilerini dinin tek temsilcisi olarak lanse ederken, İslam’ı kendi görüşlerine hapsederler. Kur’an ve sünneti çarpıtarak, ayrıştırıcı söylemlerini kabul ettirmeye çalışırlar. Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramları, cana kıymak için kullanmaktan çekinmezler. Bu gruplar, kendilerini ıslah edici olarak tanıtsalar da, Kur’an-ı Kerim bu durumu şöyle ifade etmektedir: “Onlara ‘Yeryüzünde düzeni bozmayın’ denildiğinde, ‘Biz yalnızca ıslah edenleriz’ derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.”

Din, Yüce Allah’a aittir ve İslam’ı en doğru şekilde yaşayan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)dir. Hiç kimse, kendisini Allah ve Resûlü’nün yerine koyamaz ve dinin gerçek temsilcisi olamaz. Geleneksel dini ve tarihi birikimi yok saymak, dinin özünü çiğnemek anlamına gelir. Hiç kimse, mutlak doğruyu sadece kendine ait olduğunu iddia edemez. Müslümanları, şirk ve küfürle itham ederek iman dairesinin dışına çıkaramaz ve onların canına, malına, namusuna zarar veremez.

Günümüzde, Müslüman toplumlar, dinin tekelini elinde bulunduran ve kendinden olmayanları dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıyadır. Dijital platformlarda, gençlerin zihinlerini bulandırmaya çalışan bu gruplar, İslam’ı şiddetle ilişkilendirmeye çalışarak küresel bir sorun haline gelmiştir. Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden bu yapılara karşı dikkatli olmalıyız.

Gençlerimizin, sahih dini bilgiyi doğru yöntemlerle, ehil kişilerden almalarını sağlamalıyız. Kur’an-ı Kerim, sünnet ve İslami geleneğimize sahip çıkmalıyız. Dinimizi istismar edenlerin, değerlerimize ve kavramlarımıza en büyük zararı verdiğini unutmamalıyız.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu