Özgür Özel, Yeni Parti’yi Duyurdu: CHP’den Ayrıldı
Özgür Özel, CHP’den ayrıldığını ve Yeni Parti’yi kuracağını açıkladı. Toplantıda 85 milletvekili yer aldı.
Özgür Özel, CHP’den ayrıldığını ve Yeni Parti’yi kuracağını duyurduğu an, tarihi bir dönüm noktasının habercisi oldu. Bu olay, Kemal Kılıçdaroğlu’nun gözyaşları içinde veda ettiği anlarla zıtlık oluşturuyor. Dünkü toplantıda salon, her zamankinden daha kalabalık ve coşkulu görünüyordu. Ancak Özgür Özel, tarihi bir karar vermenin ağırlığıyla biraz durgundu. Duygusal bir atmosferin olmaması dikkat çekiciydi. “Bugün bu kürsüden çok önemli beklentiler var. Bugün burada her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım” dedi, ama yüzünde veda etmenin hüznü yoktu.
Toplantıya 85 milletvekili katıldı; bu sayı, Yeni Parti’nin Meclis’te ana muhalefet partisi olacağının bir göstergesiydi. Ancak, belediye başkanlarının ilk aşamada Yeni Parti’ye geçmeyecekleri anlaşıldı. Özgür Özel, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na vurgu yaptı.
Özgür Özel kürsüye çıktığında, salon ayağa kalkarak Gençlik Marşı’nı okumaya başladı. Özgür Özel’in konuşması sırasında salondan sık sık “İktidar, iktidar” sloganları yükseldi. Kısa ama etkili bir konuşma yapması bekleniyordu, ancak kürsüde 1 saat 9 dakika kaldı. “Her son bir başlangıçtır” diyerek, “Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma değil, tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakmaya geldim” şeklinde konuştu. Konuşmasının ilk kısmında Kılıçdaroğlu’nun devrildiği süreci ve mutlak butlan kararından sonra yaşananları anlattı.
Özgür Özel, kendileriyle birlikte hareket etmeyen CHP milletvekillerine de sert bir uyarıda bulundu. “Her şey bittiğinde hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, yaptıklarımızdan, birileri ‘gelir geçer’, ‘unutulur’ demesin. Zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak; dost olanı dost olmayanı bugünkü tutumlarıyla unutmayacağız. Tarih kaydediyor, herkesi bugünkü duruşuyla yazacak!” dedi.
Özgür Özel, ilginç bir karakter olarak hem CHP’yi bölmekte hem de ‘partiyi bütünleştiriyoruz’ demekte. “Partinin adı değişir, logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrılanlar birleşir ama bu birlikteliği bölmek mümkün değil. Hele ki karpuz gibi yarıdan ikiye…” dedi. Ancak, 2002’den bu yana ilk kez ana muhalefet partisi olmaktan çıkacaklarını da belirtti.
Konuşmasının son bölümünde Yeni Parti’yi ilan etti. “Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz” dediğinde, salon coşkuyla ayağa kalktı ve alkışladı.
Özgür Özel, CHP ile gönül bağlarının koptuğunu belirterek, “Bugün CHP grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz, ancak iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz” dedi. Bu sözleriyle salondan bir kez daha “İktidar, iktidar” sloganları yükseldi.
Özgür Özel, yeni bir yola çıktığını ve bu yolun uzun bir yol olduğunu ifade etti. Siyasette başarı alkışlanır, başarısızlık ise cezalandırılır. Başarılı olursa baş tacı, başarısız olursa bir bölen olur, CHP’yi parçalayan olur, Ekrem İmamoğlu’nun emanetçisi olur.
CHP’deki gelişmelere odaklanmanın yanı sıra, yüzyılın projesi olarak gördüğü Terörsüz Türkiye sürecine dair iki önemli gelişmeyi de paylaştı. Birincisi, siyasi partilerle görüşmelerin ardından İmralı’ya giden heyetin umutlu dönmesi, ikincisi ise Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilerle temaslarının olumlu geçmesiydi. Bu gelişmeler, Terörsüz Türkiye sürecinde kritik bir aşamaya gelindiğini gösteriyor. Son 50 yılımıza mal olan PKK’nın tasfiyesi sürecinden bahsediyoruz. Bu durum beni büyük bir heyecanlandırıyor.
Ancak, hiçbir zaman ‘Alice Harikalar Diyarında’ gibi bir hava içinde olmadım. Terörsüz Türkiye ile ilgili yasal düzenlemede iki pürüz söz konusu. Biri Kandil’deki örgüt liderlerinin durumu, diğeri ise suçlu-suçsuz ayrımı. Murat Karayılan, Duran Kalkan, Cemil Bayık ve Bese Hozat gibi örgüt liderleri yasadan yararlanmak ve Türkiye’ye gelip siyaset yapmak istiyorlar. Kandil bu konuda baskı yapıyordu ama bunun kabul edilmesi mümkün değil. Ayrıca, suça bulaşmayanların denetimli serbestlik kapsamında gelmesi öngörülüyordu, ancak suça bulaşanlarla ilgili bir cezalandırma süreci yaşanacaktı.
DEM Parti, bu ayrımın yapılmamasını talep etti. Bu durumda yasanın Meclis’e gelip gelmemesi konusunda bir belirsizlik doğdu. “Bu yaz çıkabilir de çıkmayabilir de” denildi. İmralı ile yapılan görüşmelerde bu sorunun aşıldığı söyleniyor. Öcalan’ın çözümden yana tavır koyduğu ifade ediliyor. İmralı’nın bir an önce yasal düzenlemenin yapılmasını ve sürecin enfekte olmamasını istediği belirtiliyor.
Pürüzün giderilmesi umutlarımı tekrar artırdı. Meclis bu yaz çalışacak. Ben de yüzyılın kardeşlik projesi olarak gördüğüm bu süreci desteklemeye devam edeceğim.




