BAE’nin Sudan’daki Savaş Suçlarına Kolombiyalı Asker Desteği

BAE’nin Sudan’daki savaş suçlarına Kolombiyalı paralı askerlerle destek verdiği ortaya çıktı. HRW raporu detayları ortaya koyuyor.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Sudan’daki paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) yüzlerce Kolombiyalı paralı asker gönderdiği, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından yayımlanan bir raporla gün yüzüne çıktı. Bu durum, BAE’nin bölgedeki nüfuz mücadelesinde ne denli ileri gidebileceğini gözler önüne seriyor.

HRW’nin Suudi Arabistan ve BAE Kıdemli Araştırmacısı Joey Shea, Middle East Eye YouTube kanalında yaptığı açıklamada, raporun detaylarını paylaştı. Rapor, paramiliter güçlerin sevkiyat yollarının BAE kraliyet ailesine kadar uzanan karanlık bağlantılarını belgelerle ortaya koyuyor.

Rapora göre, eski Kolombiya ordu mensuplarının da aralarında bulunduğu yüzlerce paralı asker, Sudan’daki çatışma bölgelerine gönderilmeden önce BAE’ye ait gizli askeri tesislerde eğitim aldı. HRW’ye konuşan bir Kolombiyalı sözleşmeli asker, Abu Dabi’ye geldiğinde standart pasaport kontrolünden geçirilmediğini ve gizlice bir askeri üsse götürüldüğünü ifade etti.

Kolombiyalı askerlerin, Abu Dabi yakınlarındaki El-Gati askeri üssünde BAE yetkilileri tarafından 10 günlük bir eğitime tabi tutulduğu ve daha sonra Çad üzerinden Sudan’ın Nyala bölgesine gönderildiği tespit edildi. Bu askeri üssün, 2020’de Libya iç savaşında da benzer bir paravan güvenlik şirketi aracılığıyla Sudanlı paralı askerlerin cepheye sürülmesinde kullanıldığı hatırlatıldı.

Raporda, operasyonun sevkiyat süreci iki ana aşamada inceleniyor. İlk aşamada, Kolombiya merkezli “A4SI” adlı insan kaynakları şirketi tarafından kiralanan askerler, Abu Dabi’den özel uçuşlarla Libya’nın doğusundaki Halife Hafter kontrolündeki Bingazi’ye uçuruldu ve buradan kara yoluyla Sudan’ın Darfur bölgesine nakledildi. A4SI, bu rolü nedeniyle Aralık 2025’te ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım listesine alındı. İkinci aşamada ise Kolombiyalı paralı askerler, önce Somali’nin Puntland bölgesindeki Bosaso şehrine gönderilerek yeraltı sığınaklarında tutuldu ve ardından pasaportlarına damga vurulmadan BAE’deki El-Gati ve El-Vatba askeri tesislerine sevk edildi.

HRW raporu, Kolombiyalı paralı askerlerin Sudan topraklarında doğrudan muharebelere katıldığını ve ağır insan hakları ihlallerine ortak olduklarını kanıtlıyor. Araştırmacı Joey Shea, görüştüğü bir paralı askerin, RSF’nin 13-14 yaşlarındaki çocukları “çocuk asker” olarak eğitmesine destek verdiğini aktardı.

Ekim 2025’te El-Faşir’in düşüşü sırasında yaşanan büyük katliamlarda Kolombiyalı unsurların sahada olduğu; telsiz kayıtları, açık kaynak verileri ve video analizleriyle doğrulandı. Bölgeden kaçmayı başaran en az altı görgü tanığı, Arapça konuşmayan, miğferli ve gelişmiş çelik yelekli “beyaz tenli yabancı savaşçıların”, RSF milisleri sivil kadınları, çocukları ve engellileri katlederken hiçbir müdahalede bulunmadan vahşeti izlediklerini ifade etti. Bu tanımlamaların, paralı askerlerin sosyal medya hesaplarında paylaştığı görsellerle örtüştüğü belirlendi.

Rapor ayrıca, Kolombiyalı paralı askerleri BAE’de sözleşmeye bağlayan aracı kurumun Abu Dabi merkezli özel güvenlik firması “Global Security Services Group” (GSSG) olduğunu ortaya koydu. Resmi kayıtlarda özel bir şirket statüsünde görünmesine rağmen firmanın perde arkasındaki isimlerin BAE’nin en üst düzey yönetim kademesiyle doğrudan akrabalık ve iş ilişkileri bulunuyor. Şirket, 2016 yılında şu an BAE Başkanlık Divanı Genel Sekreteri olan ve BAE Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh Mansur bin Zayed el-Nahyan’a doğrudan rapor veren Ahmed Muhammed el-Ali tarafından kuruldu. Şirket hisseleri daha sonra el-Ali’nin yakın iş ortağı ve firmanın mevcut CEO’su Muhammed Hamdan el-Zabi’ye devredildi. El-Zabi’nin, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed’in (MBZ) kardeşi Hazza el-Nahyan ile çok yakın ilişkileri olduğu, Hazza el-Nahyan’ın 2014’te el-Zabi’nin düğününe katıldığı fotoğraflarla belgelendi.

Sızan e-posta kayıtları ve şirket içi belgeler, GSSG’nin bizzat BAE kraliyet ailesi üyelerine özel koruma hizmeti sağladığını gösteriyor. Ayrıca, şirketin web sitesinde yakın zamana kadar BAE İçişleri Bakanlığı, Başkanlık İşleri Bakanlığı ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı’nın resmi logoları “müşterilerimiz” ibaresiyle yer alıyordu. Bu bilgilerin, HRW raporunun yayımlanmasına kısa bir süre kala siteden temizlendiği anlaşıldı. Uganda ordusuna da eğitim veren şirketin, Uganda askeri makamlarınca “fiilen BAE hükümeti adına hareket eden resmi olmayan bir kol” olarak nitelendirildiği belirtildi.

HRW, ortaya konan somut kanıtların, BAE yönetiminin Sudan’da savaş suçları işleyen RSF’ye doğrudan askeri katkı sağladığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatladığını vurguladı. Sudan’daki iç savaşta 14 milyondan fazla insanın yerinden edildiğini hatırlatan HRW; İngiltere, ABD ve Avrupa Birliği (AB) gibi BAE müttefiki Batılı hükümetleri “korkaklık” ve “ikiyüzlülükle” suçladı. Batılı devletlerin BAE’yi açıkça ismen zikretmekten kaçındığı, “dış aktörler savaşı körüklüyor” gibi zayıf bir diplomatik dil kullanarak Abu Dabi’ye küresel ölçekte bir “cezasızlık alanı” sunduğu ifade edildi. İngiltere’nin, bu raporun açıklanmasından sadece birkaç gün önce BAE’nin de üyesi olduğu Körfez İşbirliği Konseyi ile geniş kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması imzalaması, “ekonomik çıkarların insan haklarının önüne konulmasının en somut örneği” olarak nitelendirildi.

HRW, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası kurumlara, BAE’ye yönelik kapsamlı bir silah ambargosu uygulanması, askeri teçhizat satışlarının durdurulması ve GSSG ile CEO’su Muhammed Hamdan el-Zabi’ye derhal yaptırım kararı alınması çağrısında bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu