Yol Kenarında Köy Ürünü Oyunu: Organik İddiasına Dikkat
Yol kenarındaki tezgahlarda köy ürünü ve organik adıyla satılan gıdalar, yüksek fiyat ve etiketsiz satış nedeniyle tüketiciyi riske atıyor.
Şehirler arası güzergahlarda, özellikle büyükşehir çıkışlarında kurulan yol kenarı tezgahları sürücülerin ilgisini çekiyor. Bal, reçel, zeytinyağı, peynir, tereyağı, salça ve tarhana gibi ürünler çoğunlukla “köy ürünü”, “doğal” veya “organik” ifadeleriyle satışa sunuluyor. Ancak bir ürünün köyde üretilmesi, kendiliğinden doğal ya da organik olduğu anlamına gelmiyor.
Bazı üreticiler, tüccarların sunduğu fiyatı düşük bulduğu ürünleri pazar veya market kanalı yerine doğrudan yol kenarında tüketiciyle buluşturuyor. Aracı ortadan kalkmasına rağmen ürün fiyatı düşmeyebiliyor; “köy ürünü” algısı kullanılarak benzer ürünlerin iki, hatta üç katına varan bedellerle satıldığı görülüyor. Tüketiciler ise çoğu zaman ürünün kaynağını, kullanılan hammaddeleri ve hazırlanma koşullarını yeterince bilmeden alışveriş yapıyor.
Organik ürün için sertifika gerekiyor
Bir gıdanın organik olarak nitelendirilebilmesi için belirlenmiş üretim kurallarına uyması ve sertifikasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu nedenle tezgah üzerinde “organik”, “doğal” veya “köy ürünü” ifadelerinin bulunması, ürünün içeriği ve üretim şartları açısından tek başına güvence oluşturmuyor.
Özellikle ambalajsız ve etiketsiz ürünlerde tüketicinin üretici bilgisi, içerik, üretim tarihi, son tüketim tarihi ve saklama koşullarını sorması önem taşıyor. “Köyden geliyor” ifadesi; bal, zeytinyağı, reçel, peynir ve tereyağı gibi ürünlerde kalite göstergesi olarak algılansa da bu söylem, ürünün niteliğini kanıtlamıyor.
Etiket ve fiş eksikliği tüketiciyi korumasız bırakıyor
Yol kenarı satışlarında dikkat çeken sorunlardan biri de kayıt ve belgelendirme eksikliği. Bazı tezgahlarda yalnızca nakit ödeme kabul edilirken fiş veya fatura düzenlenmiyor. Böyle bir durumda ürünle ilgili sorun yaşandığında tüketicinin başvuru ve hak arama imkanları zayıflıyor.
Ürünün kim tarafından üretildiği, nereden geldiği ve hangi şartlarda hazırlandığına ilişkin bilgilerin bulunmaması da alışverişin güvenilirliğini değerlendirmeyi güçleştiriyor. Marketler ve kayıtlı satış noktalarında etiketten edinilebilen pek çok bilgiye yol kenarındaki tezgahlarda ulaşmak mümkün olmayabiliyor.
Doğrudan satış, yüksek fiyat sorununu ortadan kaldırmıyor
Üreticiler açısından ürünleri doğrudan tüketiciye satmak, tüccarın düşük fiyat teklifine alternatif oluşturuyor. Ancak aracı bulunmamasına rağmen fiyatın yükselmesi, “köyden geldiği için daha kaliteli ve pahalı” algısının satışta etkili biçimde kullanıldığını gösteriyor.
Elbette kendi ürettiği ürünü tüketiciye ulaştıran küçük üreticiler de bulunuyor. Buna karşın etiket, içerik, kayıt ve üretim bilgisi olmayan satış noktalarında tüketicinin yalnızca “köy ürünü” söylemine güvenerek yüksek ödeme yapması, ürünün gerçek niteliği konusunda önemli bir belirsizlik yaratıyor.


