Trump’ın İran Stratejisi Çöktü; Yenilgiyi Kabullenmeli

Prof. John Mearsheimer, Trump’ın İran stratejisinin başarısız olduğunu ve yenilgiyi kabul etmesi gerektiğini vurguladı.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Uluslararası ilişkiler alanında tanınmış bir uzman olan Prof. John Mearsheimer, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonların tamamen başarısız olduğunu ifade etti. Mearsheimer, Washington yönetiminin bu savaşta stratejik bir hezimet yaşadığını belirterek, Trump’ın bu durumu kabullenip İran ile bir anlaşmaya varmasının zamanının geldiğini vurguladı. Mearsheimer, “İran bu savaşı kazandı, biz ise kaybettik” şeklinde konuştu.

Mearsheimer, ABD ve İsrail’in savaşın başında belirlediği dört ana hedefin hiçbirine ulaşılamadığını belirtti. Bu hedefler arasında Tahran’da rejim değişikliği, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesinin yok edilmesi, uzun menzilli balistik füze programının imhası ve İran’ın Hamas, Hizbullah ve Ensarullah’a (Husi) verdiği desteğin kesilmesi yer alıyordu. Ancak Mearsheimer, bu hedeflerin hiçbirinin gerçekleştirilmediğini ve mevcut durumun daha da kötüleştiğini ifade etti.

ABD’nin Körfez’deki askeri varlığının savaş öncesine göre daha kötü bir duruma düştüğünü belirten Mearsheimer, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirerek gemi trafiğini durdurduğunu kaydetti. ABD’nin hedeflerine ulaşmak için kullandığı askeri stratejilerin tamamının başarısız olduğunu vurgulayan Mearsheimer, bu stratejilerin detaylarını da aktardı.

28 Şubat’ta başlayan ve 8 Nisan’a kadar süren 40 günlük savaşta, ABD’nin hedef gözeten hava harekâtı yürüttüğünü belirten Mearsheimer, bu süreçte 13.000’den fazla hedefin vurulduğunu, ancak İran’ın teslim olma veya geri adım atma niyeti göstermediğini ifade etti. Aksine, İran, bölgedeki Amerikan üslerine ve müttefiklerine ağır misillemelerde bulundu.

Trump’ın hava harekâtının başarısız olmasının ardından, sivil altyapıyı hedef alan bir stratejiye geçmeyi düşündüğünü belirten Mearsheimer, Trump’ın İran’ı tehdit ettiğini ancak ertesi gün geri adım atarak ateşkes ilan ettiğini hatırlattı. Mearsheimer, ABD’nin gerilimi tırmandırma konusunda bir üstünlüğü olmadığını ve bu durumun küresel ekonomi için yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

11-12 Nisan tarihlerinde Başkan Yardımcısı JD Vance’in İranlılarla yaptığı görüşmelerin başarısızlığı sonrasında ABD, 13 Nisan’da deniz ablukasına başladı. Ancak bu strateji de sonuç vermedi ve Trump, 17 Haziran’da bir mutabakat zaptı imzalamak zorunda kaldı. Mearsheimer, bu anlaşmanın ABD açısından bir hezimet olduğunu ve aslında bir teslimiyet belgesi niteliği taşıdığını belirtti.

ABD’nin bu ağır yenilgiyi kabullenemeyerek Temmuz ayı başında mutabakatın 5. maddesini ihlal ettiğini ifade eden Mearsheimer, bu durumun çatışmaları yeniden alevlendirdiğini kaydetti. 7 Temmuz’dan 31 Temmuz’a kadar süren hava saldırılarında ABD’nin bölgedeki varlığının daha da zayıfladığını belirtti.

Mearsheimer, kara işgali seçeneğinin de çok sayıda asker gerektirdiğini ve ABD halkının böyle bir savaşı kabul etmeyeceğini belirterek, bu nedenle bu seçeneği masadan kaldırdıklarını ifade etti. Trump’ın tekrar İran’ı tehdit etmesine rağmen, günün sonunda müzakerelere dönme çağrısı yaptığını belirten Mearsheimer, Trump’ın çaresiz bir durumda olduğunu ve savaşı kaybettiğini kabul etmesi gerektiğini vurguladı. İran’ın ise bu süreçte daha güçlü bir pazarlık pozisyonuna sahip olduğunu belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu