İsrail Hapishanelerinde Yaşanan İnsanlık Dışı İşkenceler

Abdullah Ebu Herbid, İsrail hapishanelerinde maruz kaldığı işkenceleri anlattı. Yaşadığı dehşet, insanlık onurunu sorgulatıyor.

İsrail hapishanelerinden yeni serbest bırakılan Filistinli Abdullah Ebu Herbid, tutukluluk sürecinde yaşadığı insanlık dışı işkenceleri gözler önüne serdi. Savaş sırasında bir bacağını kaybetmesine rağmen, esir alındığı dönemde Siyonist askerlerin acımasız saldırılarına maruz kaldığını ifade eden Ebu Herbid, yaşadıklarının işgalci rejimin savaş suçlarını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.

İsrail’in, kendini savunma hakkı gibi masalların arkasına saklanarak, savunmasız sivillere uyguladığı sistematik işkenceler, serbest bırakılan Filistinlilerin kan donduran ifadeleriyle belgelenmeye devam ediyor. Ebu Herbid, 2024 yılında Gazze’nin kuzeyine yapılan kanlı baskınlarda tutuklandığını ve hapishanede yaşadığı dehşeti anlattı.

Hapishanede maruz kaldığı insanlık dışı muameleyi aktarırken, bacağının ampute edilmesine rağmen tutuklandığını vurgulayan Ebu Herbid, işgalci askerlerin esirlere yönelik uyguladığı aşağılayıcı davranışları da dile getirdi. Askerlerin, esirlerin üzerine idrar dolu cam şişeler atarak onları aşağılaması ve acımasızca dövmesi, yaşadığı travmanın bir parçası oldu.

Ebu Herbid’in ifadelerinde dikkat çeken bir diğer detay ise, yaşadığı şiddetin vücudunda yarattığı tahribat oldu. Aldığı darbelerin ardından vücudunda ağır bir fıtık patladığını ve bağırsaklarının dışarı çıktığını söyleyen Ebu Herbid, hayatta kalabilmek için bağırsaklarını kendi elleriyle geri itmek zorunda kaldığını belirtti.

Serbest bırakıldıktan sonra hayatta kalma mücadelesi devam eden Ebu Herbid, aldığı darbeler nedeniyle acil bir ameliyat geçirmesi gerektiğini ancak işgalci rejimin hastaneleri ve tıbbi altyapıyı bilinçli olarak yok etmesi nedeniyle bu tedaviye ulaşamadığını ifade etti.

Abdullah Ebu Herbid’in hapishanelerde yaşadığı bu acımasızlık, uluslararası hukukun ve Batı’nın insan hakları sözleşmelerinin Gazze’de nasıl hiçe sayıldığını gösteren somut bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Bacağı olmayan bir savaş mağdurunun yaralarına vuracak kadar vahşileşen bu yapı, yalnızca Filistinlilerin değil, tüm insanlığın onurunu tehdit eden bir durumu ortaya koyuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu