Nathan Appfell: Evanjeliklerin Karanlık Planları Ortaya Çıktı

Nathan Appfell, Evanjeliklerin ve Mega Kiliselerin karanlık planlarını deşifre etti. ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve dinin rolü ele alındı.

İslami Analiz / Haber Merkezi

ABD’nin İran’a yönelik askeri tehditleri ve sivil katliam çağrıları, dinin arka planda nasıl bir manipülasyon aracı haline getirildiğini gözler önüne seriyor. Araştırmacı Nathan Appfell ve gazeteci Tucker Carlson, mega kiliselerin ve Evanjelik liderlerin, ABD’nin dış politikasını nasıl etkilediğini çarpıcı örneklerle ortaya koydular.

Appfell, Evanjelik dünyayı etkisi altına alan ve İsrail’in işgallerini meşrulaştıran “Hristiyan Siyonizmi” akımının tehlikelerine dikkat çekti. Bu akımın, Hristiyanlık inancını nasıl bir araç olarak kullandığını şu sözlerle ifade etti:

“Günümüzdeki birçok Hristiyan, özellikle de dispensasyonalist ve Siyonist olanlar, aslında Hristiyanlık maskesi altında Talmudik Yahudilerdir.”

Appfell, bu teolojinin temel amacını ise şöyle özetledi:

“İsa çarmıhta ‘Tamamlandı’ dediğinde, fiziksel ulus ve toprak vaadi ruhsal bir ulusa dönüştü. Ancak bu yeni teoloji, eski ahite dönerek fiziksel toprakları geri almayı ve Üçüncü Tapınağı inşa etmeyi savunuyor. Kutsal Kitap’ta bunu gerçekleştiren tek bir şey vardır; o da Deccal’i (Antichrist) getirmektir. Bu durumu anlamak için insanın aklını yitirmesi gerekir.”

Appfell, ABD’deki kiliselerin savaş politikalarına dini bir meşruiyet sağladığını ve bunun altında yatan şeytani gündemi şu sözlerle açıkladı:

“Evanjelik kilise ve pek çok Hristiyan liderlik, şu anda anlayabildiklerinden çok daha kötü bir gündemin aracı olarak kullanılıyor. Bu yapının arkasında kesinlikle şeytani bir unsur var. Mevcut kurumsal kilise yapısı, Tanrı’nın halkına karşı haksız kazanç elde etmek için bir silah olarak işlev görüyor. Evanjelik kilise, kadınları ve çocukları öldürmek için bir araç haline gelmiş durumda. Tüm bunlar Siyonizm adına gerçekleştiriliyor.”

Tucker Carlson, bu karanlık gündemin neden fark edilmediğini ise şu şekilde dile getirdi:

“Gerçek kötülük, kurtuluş gibi görünür. Kötülük, Mesih gibi görünür ve konuşur ama aslında Mesih değildir.”

Appfell, kiliselerdeki yozlaşmanın ve baskıcı yönetimlerin, teolojik sapkınlıkla paralel ilerlediğine dikkat çekerek, Trump’ın ruhani danışmanı Paula White’ın kilisesindeki gizli tüzüğü ifşa etti:

“Paula White’ın tüzüğünde, kilise cemaatinin oy hakkı yoktur. O, ‘Papaz Başkan’dır ve görevden alınamaz. Öldüğünde yerine oğlu geçecektir. Tüzükte açıkça, ‘Kilise, Rab İsa Mesih’in liderliğini Papaz Başkan’da (Paula White) bulur’ yazıyor. Yani İsa’ya ulaşmak istiyorsanız, Paula White’tan geçmek zorundasınız. Bu bir Hristiyanlık değil, monarşidir.”

Appfell, yolsuzluğun sadece Evanjeliklerle sınırlı kalmadığını, dini kurumların doğrudan savaş sanayisini finanse ettiğini belirterek Mormon kilisesinin yatırımlarına dair çarpıcı veriler sundu:

“Mormon kilisesi şu an 350 milyar dolarlık net varlığa sahip ve ABD’deki en büyük ikinci özel toprak sahibidir. Northrop Grumman gibi savaş makinesi üreten şirketlere ve ilaç devlerine (Pfizer, Moderna) büyük yatırımları var. Savaşlardan ve pandemiden kâr elde ediyorlar.”

Son olarak Tucker Carlson, İran’a yönelik savaş kışkırtıcılığının basit bir siyasi oyun olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bunun sadece bir tiyatro olduğunu düşünmüştük. Temel Hristiyan ilkelerinin ihlali olan bu savaşa Yeni Ahit’in onayını almak için paraya aç dispensasyonalistleri kullandıklarını sanıyorduk. Ancak bu sadece bir tiyatro değil. Bunlar ruhsal savaşın araçlarıdır. Bu tamamen gerçektir.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu