Eynesil Özgür-Der’de ‘Ümmet Coğrafyası ve Sorumluluklarımız’ Semineri

Eynesil Özgür-Der tarafından düzenlenen seminerde, ümmet coğrafyası ve sorumluluklar üzerine önemli konular ele alındı.

Eynesil Özgür-Der, “Ümmet Coğrafyası ve Sorumluluklarımız” başlıklı bir seminer düzenledi. Eğitimci ve yazar Zehra Türkmen’in sunumuyla gerçekleştirilen etkinlik, katılımcılara önemli bilgiler sundu.

Türkmen, seminerde İslam düşüncesindeki “vatan” kavramının Kur’an’da yer almadığını, hadislerde ise bireyin doğup büyüdüğü yer olarak tanımlandığını ifade etti. Günümüzde vatanın, ulus-devlet sınırları içinde kutsanan seküler bir kavrama dönüştüğünü belirten Türkmen, vahyin Müslümanlar için toprak ve soy bağı yerine inanç kardeşliğini esas aldığını vurguladı.

Seminerde, Afrika’dan Asya’ya uzanan mazlum coğrafyaların ortak kaderine dikkat çekildi. Çad’da 1917 yılında Fransız sömürgeciliği döneminde 400 âlimin katledilmesi, İslami hafızayı hedef alan sistematik bir baskının sonucu olarak değerlendirildi. Çad halkının yoksulluk içinde bile güçlü İslami aidiyeti ve sabrıyla direniş gösterdiği belirtildi.

Bangladeş’te sömürge sonrası yaşanan bölünmelerin toplumsal yapıda açtığı derin yaralara değinilirken, Myanmar’daki zulümden kaçan 1,2 milyondan fazla Arakanlı Müslüman mültecinin Cox’s Bazar kamplarında zorlu yaşam koşulları altında hayatta kalma mücadelesi verdiği aktarıldı. Bu kamplarda özellikle kadınlar ve çocukların temel ihtiyaçlara erişiminde ciddi sorunlar yaşandığı ifade edildi.

2011 yılından bu yana Suriye’de devam eden iç savaşta milyonlarca insanın yerinden edildiği, Esed rejiminin cezaevlerinde kadınlar ve çocuklar dahil sivillere ağır işkenceler uyguladığı belirtildi. 2024 yılı sonrasında bazı bölgelerde güvenliğin kısmen sağlanmasıyla sosyal hayatın yeniden canlanmaya başladığına dikkat çekildi.

Ayrıca, Gazze’nin iki yılı aşkın süredir ağır saldırılar altında olmasına rağmen eğitim, sağlık ve sosyal hayatı sürdürme çabasıyla onurlu bir direniş sergilediği vurgulandı. Türkmen, Gazze halkının sabrı ve direncinin tüm dünyaya insanlık, adalet ve vicdan dersi verdiğini ifade etti.

Seminerde, Müslümanların bu coğrafyalarda yaşanan zulme karşı kayıtsız kalmamaları gerektiği vurgulandı. Farkındalık oluşturma, insani yardım çalışmaları, dua ve dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından yapılan çay sohbetiyle sona erdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu