Rafael Grossi’nin İran nükleer dosyasındaki yeni mesajı
Rafael Grossi, UAEA toplantısında İran’ın nükleer tesislerine erişim sağlanamadığını söyledi; açıklamaları Tahran’a yönelik baskı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, İran’ın nükleer programına ilişkin açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Kulang Dağı’na yönelik olası saldırı söylemleri ve İran dosyasının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşınma ihtimali tartışılırken Grossi, Tahran’ın iş birliği yapmamasının sonuçları olabileceğini ifade etti.
Grossi’nin İran konusundaki tutumu, daha önceki açıklamaları nedeniyle de eleştiriliyor. Geçen yıl 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların hemen öncesinde İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan UAEA Başkanı, bu konunun daha sonra ABD tarafından İran’a yönelik saldırıların gerekçelerinden biri olarak sunulduğu yönündeki tartışmaların merkezinde yer aldı.
Geçen yıl haziran ayında UAEA’nın raporlarının ardından üç Avrupa ülkesinin İran aleyhindeki bir karar tasarısını kabul etmesi ve bu gelişmeden bir gün sonra İsrail’in İran’a saldırması da Grossi’nin eleştirildiği başlıklardan biri oldu. Çatışmaların ardından İran’daki nükleer tesislerin koordinatları ve durumuna ilişkin açıklamaları, bazı çevrelerce güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle tepkiyle karşılandı.
Grossi, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin üçüncü turu öncesinde de hasar gören nükleer tesislere erişim talebini gündeme getirmişti. Söz konusu açıklamalar, UAEA’nın denetim talepleriyle İran’a yönelik askeri ve siyasi baskı arasındaki ilişki konusunda yeni tartışmalara yol açtı.
UAEA’nın denetim talebi
Rafael Grossi, Viyana’da düzenlenen UAEA Yönetim Kurulu toplantısında İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Grossi, İran’ın beyan ettiği nükleer maddeler ve tesislerin mevcut durumu hakkında ajansa bilgi ulaşmadığını, ayrıca saha doğrulaması için tesislere erişim sağlanamadığını belirtti.
“İran’dan beyan edilen nükleer maddelerin veya tesislerin durumuna ilişkin herhangi bir bilgi almadık. Saha doğrulama faaliyetlerini yürütmek için bu tesislerin hiçbirine erişemedik. Bu nedenle, Kapsamlı Güvence Denetimi Anlaşması kapsamındaki sorumluluklarımızı yerine getiremiyoruz.”
Tahran ise tesislerin birden fazla kez bombalanmasının ardından denetim yapılmasının ve bölgelere girişin güvenlik gerekçeleriyle mümkün olmadığını savunuyor. Buna rağmen Grossi, denetçilerin hasar gören tesislere erişebilmesi gerektiği yönündeki çağrısını sürdürüyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Grossi’nin bu talebini eleştirmiş, UAEA Başkanı’nın zenginleştirilmiş uranyumun nerede bulunduğunu belirlemek için İran’dan tesislere erişim istediğini söylemişti. Lavrov, bu yaklaşımın Grossi’nin gerçek tutumunu ortaya koyduğunu savunmuştu.
Kulang Dağı sorusuna diplomatik yanıt
Grossi, gazetecilerin ABD’nin Kulang Dağı’na yönelik olası saldırısıyla ilgili sorusuna, diplomat olduğunu ve ulusal düzeyde alınan kararlar hakkında yorum yapmayacağını söyleyerek yanıt verdi. Ancak toplantı sırasında yaptığı diğer açıklamalarda, İran’ın UAEA ile iş birliğini sürdürmemesinin sonuçları olabileceği mesajını verdi.
UAEA Başkanı, daha önce de görev alanının dışına çıktığı gerekçesiyle eleştirilmişti. Geçen mayıs ayında Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ihtimalinden duyduğu endişeyi dile getiren Grossi’ye İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai tepki göstermiş ve kendisini siyasi açıklamalar yerine ajansın asli görevlerine odaklanmaya çağırmıştı.
İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıların ardından denetim mekanizmasının geleceği belirsizliğini korurken Grossi’nin son açıklamaları, UAEA’nın rolü ve İran’a yönelik uluslararası baskı arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme taşıdı. Grossi, geçmişte kendisi hakkında “İsrail’in kuklası” olduğu yönünde eleştiriler bulunduğunu da kabul etmişti.




