İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Yalnızlığı ve Yeni Gerçekler

Netanyahu’nun yalnızlaşması ve eski taktiklerin etkisini yitirmesi üzerine yapılan analizler dikkat çekiyor.

İsrail’in önde gelen yayın organlarından The Times of Israel, ABD ile İran arasında sağlanan yeni anlaşmanın ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’nun giderek daha fazla yalnızlaştığını aktardı. Gazete, Netanyahu’nun 2015 yılında Barack Obama döneminde uyguladığı stratejilerin artık geçerliliğini yitirdiğini ve ABD Başkanı Donald Trump’ın bu durumun farkında olduğunu vurguladı.

Analizde, Netanyahu’nun 2015’te Obama yönetiminin İran nükleer anlaşmasını engellemeye yönelik bir konuşma yaptığı ve bu süreçte İsrail yanlısı lobilerin, Cumhuriyetçi politikacıların ve çeşitli Yahudi kuruluşlarının destek sağladığı hatırlatıldı. Ancak tüm bu çabalara rağmen anlaşma yürürlüğe girdi ve Netanyahu beklediği sonucu elde edemedi.

Bugün ise koşulların tamamen farklı olduğu belirtiliyor. Cumhuriyetçilerin hem Beyaz Saray’ı hem de Kongre’yi kontrol ettiği mevcut durumda Netanyahu’nun Washington üzerindeki etkisinin geçmişe göre çok daha sınırlı olduğu ifade ediliyor. Trump’ın G7 Zirvesi sırasında, “Bibi aslında Kongre’ye gidip onlara yalvardı ama hiçbir sonuç alamadı” şeklindeki sözleri bu durumu özetliyor.

Trump, aynı toplantıda ABD-İsrail ilişkileri hakkında, “Biz büyük ortağız, o ise çok küçük ortak” ifadesini kullanarak Netanyahu’nun 2015 yılında sahip olduğu siyasi gücün artık bulunmadığını kamuoyuna yansıttı.

Analizde ayrıca, İsrail’in Amerikan kamuoyundaki konumunun zayıfladığına dikkat çekildi. Son kamuoyu araştırmaları, İsrail’e yönelik olumlu görüşlerin son yıllarda önemli ölçüde azaldığını ve Netanyahu’nun kişisel popülaritesinin de belirgin bir şekilde düştüğünü gösteriyor. Bu durum, 2015’te Netanyahu’nun arkasında duran siyasi ve toplumsal desteğin büyük ölçüde eridiği anlamına geliyor.

2015 yılında İran anlaşmasına karşı yoğun kampanyalar yürüten Yahudi kuruluşları ve İsrail yanlısı grupların bu kez daha sessiz kaldığı belirtiliyor. Gazete, ABD’deki siyasi atmosferin değişmesi, İsrail’e yönelik eleştirilerin artması ve antisemitizm tartışmaları nedeniyle geniş çaplı bir karşı kampanya oluşturmanın günümüzde çok daha zor hale geldiğini ifade ediyor.

Netanyahu’nun yeni anlaşmayı açıkça hedef almamasının birkaç nedeni olduğu düşünülüyor. Bunlardan biri, Trump’ın zaman zaman İsrail Başbakanı’nı kamuoyu önünde eleştirmekten çekinmemesi. Diğer bir neden ise Netanyahu’nun siyasi geleceğini uzun süredir Trump ile olan yakın ilişkisine bağlamış olması. Bu durum, Netanyahu’nun Trump’a doğrudan meydan okumasının siyasi açıdan büyük risk taşıdığı anlamına geliyor.

İsrail kamuoyunda da İran anlaşmasına dair önemli rahatsızlıklar bulunuyor. Channel 12’nin anketine göre, İsraillilerin yüzde 52’si Netanyahu’nun yaklaşımının ABD-İran anlaşmasında İsrail’in çıkarlarına zarar verdiğini düşünüyor. Tel Aviv’deki bir üniversite tarafından gerçekleştirilen araştırmada ise, İsraillilerin yüzde 92’sinin İran’ın savaştan kazançlı çıktığına inandığı, yüzde 72,5’inin ise Netanyahu’nun savaşın sonuçlarına ilişkin açıklamalarına güvenmediği ortaya konuldu.

The Times of Israel’in analizine göre, Netanyahu, İran meselesinde geçmişte kullandığı siyasi ve diplomatik araçların büyük bir kısmını kaybetmiş durumda. ABD’deki siyasi dengelerin değişmesi, İsrail’e olan desteğin azalması ve Trump’ın etkili konumu, Netanyahu’nun seçeneklerini giderek daraltıyor. Analiz, Netanyahu’nun şu aşamada İran anlaşmasını mümkün olduğunca az gündeme getirerek siyasi hasarı sınırlamaya çalıştığını belirtiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu