Eren Eyüboğlu ve Aliye Berger: 60’lar Türkiye Sanatında Bir Yolculuk

Abby Weed Grey’in notları ve Vasıf Kortun’un değerlendirmesiyle 60’lar Türkiye sanatına dair önemli bir bakış.

Yazar ve küratör Vasıf Kortun’un kaleme aldığı yazılar, Abby Weed Grey’in Türkiye’deki sanat eserlerini 1960’larda nasıl diplomatik kargolarla Amerika Birleşik Devletleri’ne taşıdığını detaylı bir şekilde anlatıyor. Bu metinler, Soğuk Savaş dönemi diplomasisinin sanata olan etkilerini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Salt’ın güncel sergisi Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları çerçevesinde yayımlanan bu önemli yazılar, Türkiye’nin modern sanat tarihinin uluslararası platformda nasıl yer bulduğuna dair önemli bilgiler sunuyor. Kortun, Grey’in 1960’lı yıllarda Türkiye’ye yaptığı ziyaretleri ve bu süreçte topladığı eserleri, dönemin Soğuk Savaş politikaları çerçevesinde yeniden değerlendiriyor.

Kortun’un analizine göre, Abby Weed Grey’in Türkiye, İran ve Hindistan gibi ülkelerden topladığı yaklaşık 700 sanat eseri, yalnızca sanatsal bir koleksiyon değil, aynı zamanda ABD’nin Sovyetler Birliği’ne karşı yürüttüğü yumuşak güç stratejisinin bir parçasıydı. Resmi bir devlet görevlisi olmamasına rağmen, Grey bu eserlerle dönemin en etkili bağımsız kültür elçilerinden biri haline geldi.

Grey’in çabaları, Türkiye sanatının yurt dışında en kapsamlı koleksiyonunun oluşmasına katkıda bulundu. Bu koleksiyon, 1975 yılında New York Üniversitesi bünyesinde kurulan ve günümüzde de faaliyet gösteren Grey Art Gallery’nin (şimdiki adıyla Grey Art Museum) temelini oluşturdu.

Sergi kapsamındaki bir diğer önemli metin, Abby Weed Grey’in kendi kaleminden çıkan The Picture is the Window, the Window is the Picture adlı kitabından derlenmiş bölümlerden oluşuyor. Bu yazılar, Grey’in 1961-1969 yılları arasında Ankara ve İstanbul’daki sanat ortamına dair izlenimlerini aktarıyor.

Grey’in Türkiye seyahatleri sırasında yaptığı gözlemler, dönemin önde gelen sanatçılarına dair samimi bir bakış sunuyor. Ankara’da Cemil Eren ve Adnan Turani ile tanışarak onların eserlerini ABD’de sergileme fikrini geliştirdi. İstanbul’da ise Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu çiftinin atölyelerini ziyaret ederek onların bohem yaşam tarzlarına ve üretim süreçlerine tanıklık etti. Ayrıca, eski bir ahşap evde yaşayan gravür sanatçısı Aliye Berger ile seramik sanatçısı Füreya Koral’ın atölyelerindeki zıt atmosferleri deneyimledi. Genç sanatçı Mehmet Güleryüz’ün toplumsal eşitsizlikleri ele alan eserlerini keşfetti ve koleksiyonuna kattı.

Özer Kabaş, Abidin Elderoğlu, Ercümend Kalmık ve Nevzat Akoral gibi birçok sanatçının eserleri de Grey’in koleksiyonuna dahil edilerek Türkiye modern sanatının uluslararası dolaşımına zemin hazırladı. Her iki yazı da Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları sergisine eşlik eden yayınlar kapsamında Salt Online Blog üzerinden erişilebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu