Sanal Dünyada LGBT İdeolojisi ve Ailelerin Rolü

Ailelerin güçlendirilmesi ve kültürel değerlerle içerik üretilmesi gerekliliği, sanal dünyada LGBT ideolojisine karşı duruşu artırabilir.

Ayşe Keşir / Yeni Şafak

Sanal dünyayı LGBT lobisine mi bırakacağız?

Önceleri çocukların değerlerini aile ve okuldan aldıkları bir dönemde, dijital ortamların etkisiyle bu yapıların yerini sanal medya almaya başladı. Artık aileler ve okullar, çocukların karşılaştığı yanlış algıları düzeltmekte zorlanıyor.

İletişim teknolojileri, yasaklı maddeler, kumar, cinsiyet değişimi ve şiddet gibi konular üzerinden çocukları hedef alıyor. Özellikle teknolojiyi tüketen toplumlar bu durumdan daha fazla etkileniyor.

Bir Tıklama ile Başlıyor

Algoritmaların sunduğu içeriklere bir kez tıklamak, sistemin sizi nasıl sınıflandıracağını belirliyor. Bu durum, ideolojilerin, suç örgütlerinin ve LGBT lobilerinin, gerçek hayatta yapamayacakları propagandayı çocukların odalarına kadar sokmasına olanak tanıyor.

Örneğin, bir kız çocuğunun trans erkek olma hikayesini izlediğinizde, algoritma benzer içerikleri sürekli olarak önünüze getiriyor. Bu tür hikâyeler, danışmanlık adı altında sunuluyor ve çocukları etkiliyor.

Prof. Dr. Zeki Bayraktar, cinsiyet değiştirmenin kolay olduğunu ancak geri dönüşü olmayan bir süreç olduğunu belirtiyor. Bu süreçte yaşanan zorluklar ve psikolojik etkiler göz ardı ediliyor. Birçok hesap, 81 ilde nasıl danışmanlık yapıldığını ve başarı hikâyelerini sergileyerek, ergenlerin hayatlarını tehlikeye atıyor.

Cinsiyet değişimi, yalnızca fiziksel bir değişim midir? Ameliyatların getirdiği komplikasyonlar ve psikolojik sonuçlar, göz ardı edilmemelidir. Bu süreçte yaşanan zorlukları göz önünde bulundurmak önemlidir.

Ergenlerin karşılaştığı bu tür içerikler, cinsiyet değişimini kolay bir seçenek olarak sunuyor. Algoritmalar, fuhuş, yasaklı madde kullanımı ve şiddet eğilimi gibi riskli davranışları normalleştiriyor.

Seyirci Olmaya Devam mı Edeceğiz?

Guy Debord’un “Gösteri Toplumu” eserinde belirttiği gibi, modern toplumda gerçeklik yerini gösterinin hâkimiyetine bırakıyor. İnsanlar, gerçek hayatta suç olan şeylerin sanal dünyada da suç olduğunu fark etmiyor. Bu nedenle, birçok kişi, çevresindeki trajedileri izlemekle yetiniyor.

Çocuklar, evde çözemediği sorunları sanal medyada normalleştirerek çözmeye çalışıyor. Uzmanlar, sorun çözme becerisi yüksek aileleri güçlü aileler olarak tanımlıyor. Bu nedenle, ailelerin güçlendirilmesi gerekiyor.

Büyükşehirlerde yalnızlaşan ailelerin sorun çözme becerilerini artıracak yöntemlere ve politikalara ihtiyaç var. Aileler, karşılaştıkları sorunlarda hangi mekanizmalara başvuracaklarını bilmelidir.

Sanal Alanı LGBT Lobisine mi Bırakacağız?

Telefon dolandırıcılığı gibi olumsuz durumlar nedeniyle teknolojiyi tamamen reddedemeyiz. Kullanıcıları bilinçlendirmek ve eğitmek önemlidir. Türk toplumunun kültürel kodlarıyla beslenen bir üretim bilinci geliştirmeliyiz. Fikri ve vicdanı hür içerik üreticilerine ihtiyacımız var.

Yasaklamalar ve sınırlamalar bir yere kadar etkili olabilir. Gençler, sanal dünyada doğruyu seçmeyi öğrenmeli ve tehlikelere karşı ‘hayır’ demeyi bilmelidir.

İnsan Kaynağı Yetiştirmek Zorundayız

Devlet, akademisyenler, medya sektörü ve sivil toplum kuruluşları olarak hepimize düşen görevler var. Milli değerlerimizi yaşatmak için çalışan STK’ların, hukuk, mühendislik ve tıp öğrencileri gibi alanlarda burs vermesinin yanı sıra grafik tasarımcı, görüntü yönetmeni ve dijital içerik üreticisi yetiştirmesi de önemlidir.

Sonuç olarak, insan kaynağı yetiştirmediğimiz alanlarda yalnızca şikâyet etmeye devam mı edeceğiz?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu