Yumurtanın Derin Anlamı: Allah’ı Tanımak İçin Bir İpucu

Yumurta, Allah’ın kudretini gösteren sessiz bir ayet olarak karşımıza çıkıyor. Her gün gördüğümüz bu nimetin derin anlamı nedir?

Yumurtanın Derin Anlamı: Allah’ı Tanımak İçin Bir İpucu

Her sabah sofralarımızda yer alan bir yumurta, çoğumuz için sadece hızlıca haşlanıp tüketilen bir gıda maddesi. Fakat bu küçücük nimet, aslında derin bir hakikati sessizce fısıldıyor.

Dış görünümü sert bir kabukla kaplı olan yumurtanın içinde, bembeyaz bir hayat örtüsü ve korunmuş bir can emanetinin ilk yuvası bulunuyor. Allah, henüz dünyaya gözlerini açmamış bir canlıyı korumak için ne büyük önlemler almış. Yumurtanın kabuğunu yaratmış, gözeneklerini titizlikle açmış ve bu sayede nefes almasını sağlamış. Ancak, aynı gözeneklerden gelebilecek tehlikeleri de göz ardı etmemiş; iki zarla koruma sağlamış ve görünmeyen muhafızlar yerleştirmiştir. Mikroskobik düşmanlara karşı bir ordu oluşturmuştur.

Bu durumu kim düşündü, kim hesapladı? İnsan mı, yoksa her şeyi ilmiyle kuşatan Allah mı? Günümüzde insanlar, en gelişmiş laboratuvarlarda steril ortamlar yaratmak için büyük paralar harcıyor. Oysa bir tavuk, her gün Allah’ın ona öğrettiği doğal fıtratla, neredeyse mükemmel bir koruma sistemiyle yumurtasını bırakıyor. Ne mühendislik eğitimi aldı, ne biyoloji veya mikrobiyoloji dersleri gördü.

Çünkü ona bunu öğreten, “Her şeye yaratılışını veren, sonra da ona yolunu gösteren” Rabbidir.

Asıl düşündüren nokta ise şudur: Allah, daha kabuğunu kıramamış bir civcivi bu kadar titizlikle korurken, bizleri korumayı ihmal edecek midir? Anne karnında bizleri koruyan O’dur. Dünyaya geldiğimizde rızkımızı hazırlayan da O’dur. Her nefesimizde ciğerlerimizi çalıştıran ve kalbimizi durmaksızın attıran yine O’dur. Hayatımızı görünmez rahmet duvarlarıyla kuşatan da O’dur.

Bu yüzden Kur’ân, göklere bakmamızı istediği kadar yere de bakmamızı öğütler. Dağlara, yağmura, arıya, deveye, geceye ve gündüze dikkat çekerek, Allah’ın ayetlerinin yalnızca kutsal metinlerde değil, evrenin her köşesinde okunmayı beklediğini hatırlatır.

Bir yumurta, belki avucumuza sığacak kadar küçük; ancak içine bakmasını bilenler için koca bir kâinat kadar büyük bir derstir. Ne yazık ki, mucizelerin içinde yaşarken onları sıradanlaştırdık. Her gün gördüğümüz nimetlerin hayretini kaybettik. Hayretin azalmasıyla birlikte tefekkür de azaldı; tefekkür azaldıkça şükür de eksildi.

Belki de bugün soframızda bulunan bir yumurtaya bu gözle bakabiliriz. Sadece bir gıda değil, Rabbimizin kudretini gösteren sessiz bir ayet olarak görebiliriz. Çünkü bazen insanı Allah’a en çok yaklaştıran şey, teleskopla bakılan galaksiler değil; eline aldığı küçücük bir nimetin içinde gizlenmiş sonsuz hikmettir. Ve belki de iman, tam burada başlar; sıradan sandığımız şeylerin aslında hiçbirinin sıradan olmadığını fark ettiğimiz an.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu