Zayıflama iğnesi kullanımı sağlık risklerini büyütüyor

Zayıflama iğnesi kullanımı hızla yayılırken ABD araştırması riskleri ortaya koydu. Uzmanlar kas kaybı, yeme bozukluğu ve pankreatite karşı uyarıyor.

Ozempic ve benzeri GLP-1 ilaçları, son yıllarda kilo verme amacıyla dünya genelinde hızla yaygınlaştı. ABD’de 2021-2025 dönemine ait elektronik sağlık kayıtlarını inceleyen araştırmacılar, 92 milyon 415 bin 648 yetişkinin verileri arasında, kullanım için onaylı bir tıbbi gerekçe bulunmayan 1 milyon 133 bin 953 kişi tespit etti. Bu grupta GLP-1 kullanımının dört yıl içinde 15 kat artması, zayıflama iğnesi kullanımının ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.

Araştırma, hızlı kilo verme ve daha fit görünme arzusuyla kullanılan ilaçların hekim denetimi olmadan tercih edilmesinin önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’de fiyatları 9 bin TL ile 30 bin TL arasında değişen zayıflama iğnesi ürünleri, dünya genelinde yaklaşık 30 milyar dolarlık bir pazara dönüşmüş durumda.

Normal kilodaki kişiler de kullanıyor

Obesity dergisinde 22 Eylül 2026’da yayımlanan çalışmada, tıbbi kayıtlarda onaylı kullanım nedeni bulunmayan kişilerin yüzde 35,1’inin beden kitle indeksinin normal aralıkta olduğu belirlendi. Bu grupta ortalama beden kitle indeksi 25,9 olarak hesaplanırken, GLP-1 kullanmayan karşılaştırma grubunda bu değer 24,5 oldu. Kullanıcıların yüzde 85,5’inin kadın olması da araştırmanın öne çıkan bulguları arasında yer aldı.

Sonuçlar, GLP-1 ilaçlarının diyabet ve obezite tedavisinin dışına çıkarak yalnızca birkaç kilo vermek, daha zayıf görünmek ya da henüz bilimsel açıdan kesinleşmemiş faydalar sağlamak amacıyla kullanılabildiğini gösterdi.

Yeme davranışları bozulabilir

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, yalnızca 3-5 kilo fazlası bulunan kişilerin dahi zayıflama iğnesine yöneldiğini belirterek kontrolsüz kullanımın özellikle kilo takıntısı yaşayanlarda yeme davranışlarını daha da bozabileceği uyarısında bulundu.

Kaya, bu ilaçların sıradan estetik ürünler olmadığını; iştah mekanizmasını, mide boşalmasını ve yeme davranışını doğrudan etkilediğini ifade etti. Sürekli tartılan, yemek yemekten çekinen veya geçmişte yeme bozukluğu yaşayan kişilerde öğün atlama, yetersiz beslenme ve protein eksikliği gibi sorunların ortaya çıkabileceğini aktardı.

Tartıdaki düşüşün her zaman sağlıklı bir sonuç anlamına gelmediğini vurgulayan Kaya, hızlı kilo kaybı sırasında kas kaybı, halsizlik, saç dökülmesi ve beslenme yetersizliklerinin gözden kaçabileceğini söyledi. İlacı bırakma korkusunun da yeniden kilo alma endişesini artırabileceğini belirten uzman, sağlıklı kilo verme sürecinde yalnızca kilonun değil, kas kütlesinin, metabolizmanın ve dengeli yeme alışkanlığının korunması gerektiğini kaydetti.

Uzmanlardan hekim kontrolü uyarısı

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk ise zayıflama ilaçlarının mutlaka doktor gözetiminde kullanılması gerektiğini belirtti. İlacın eczaneden alınıp kişisel kararla kullanılmasının doğru olmadığını söyleyen Erk, kilo kaybı hedeflenirken bazı kişilerde kas ve kemik dokusunda da azalma görülebileceğine dikkat çekti.

Erk, özellikle yüz kaslarındaki erimenin kişinin görünümünü değiştirebildiğini, kontrolsüz kullanımın ise pankreatit gibi ciddi sağlık riskleri taşıdığını ifade etti. Uzman, zayıflama iğnesi kullanımının yalnızca tıbbi bir konu olmadığını; ekonomik ve çevresel boyutları bulunan geniş bir pazarın parçası haline geldiğini de sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu