Dikişsiz kornea nakli: Lazerle hızlı iyileşme dönemi

Dikişsiz kornea nakli, lazer destekli kesiler ve küçük bir açıklıktan uygulanan hücre değişimiyle görme kaybı yaşayan hastalara hızlı iyileşme sunuyor.

Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, kornea naklinde hastanın durumuna göre en az müdahale gerektiren yöntemlerin tercih edildiğini belirtti. Gözün ön bölümünü örten, saat camını andıran saydam tabaka olan korneanın hasar görmesi veya şeffaflığını kaybetmesi, görme seviyesinde ciddi düşüşe yol açabiliyor.

Kornea nakli; göz yaralanmaları, kornea enfeksiyonları, kalıtsal distrofiler ve endotel hücrelerinin azalmasına bağlı kornea ödemi gibi durumlarda gündeme geliyor. Bu işlemde, görevini yapamayan kornea dokusu yerine sağlıklı verici dokusu yerleştiriliyor.

Yaklaşık bir asırdır uygulanan keratoplasti, tüm doku ve organ nakilleri içinde başarı oranı en yüksek işlemler arasında gösteriliyor. Ancak iyi bir görme sonucu elde edilebilmesi için korneanın şeklinin ve saydamlığının korunması büyük önem taşıyor.

Prof. Dr. Kubaloğlu’na göre kornea naklindeki en önemli yeniliklerden biri, artık dokunun tamamının değiştirilmesinin gerekmemesi. Hastalıktan etkilenen tabaka belirlenerek yalnızca o bölüm nakledilebiliyor. Böylece gözün sağlam kısımları korunurken iyileşme süreci de kısalıyor.

Ameliyat sırasında kullanılan özel bıçakların yerini bazı işlemlerde femtosaniye lazerle oluşturulan kesiler alıyor. Lazer, dokuların birbiriyle daha uyumlu şekilde birleştirilmesine yardımcı oluyor ve cerrahi sonrasında daha iyi bir iyileşme sağlanabiliyor.

Kornea naklinde temel olarak ön lameller nakil ve endotelyal hücre nakli olmak üzere iki teknik uygulanıyor. Ön lameller yöntemde korneanın hastalıklı ön bölümü değiştirilirken, gözün beslenmesinde rol oynayan endotel hücrelerinin bulunduğu alt tabaka korunuyor.

Endotelyal hücre nakli ise yalnızca korneanın arka bölümündeki hücre tabakasının değiştirilmesini içeriyor. Dikişsiz kornea nakli olarak da bilinen bu uygulamada, çok ince bir doku küçük bir kesiden kapalı sistemle göz içine yerleştiriliyor. Nakledilen parçanın reddedilme riski düşük olurken gözün doğal anatomisi büyük ölçüde korunuyor.

Uzmanın verdiği bilgilere göre bu yöntemle uygulanan nakillerde iyileşme hızlı ilerliyor ve hastalar yaklaşık iki hafta içinde normal yaşamlarına dönebiliyor. İşlem sonrasında gözün dış görünümünde belirgin bir değişiklik oluşmadığı, özellikle hücre nakillerinde anatomik yapının son derece doğal göründüğü ifade ediliyor. Kornea nakli göz rengini değiştirmiyor.

Kornea kaynaklı körlükte yapay kornea ise görme açısından son seçenek olarak değerlendiriliyor. Boston Keratoprotez veya KPro implantasyonu adı verilen bu operasyonlar, kornea nakliyle sonuç alınamayan ve görmeyen hastalara uygulanabiliyor.

Yapay kornea ameliyatlarının hem Türkiye’de hem de dünyada sınırlı sayıdaki merkezde gerçekleştirildiği belirtiliyor. Bununla birlikte, standart kornea nakillerine kıyasla komplikasyon riski daha yüksek olduğu için yöntem yalnızca uygun hastalarda ve diğer seçenekler başarısız olduğunda tercih ediliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu