Yemenli sığınmacılar Kızıldeniz’i geçerek Cibuti’ye kaçtı
Yemenli sığınmacılar, Husiler ile Suudi Arabistan destekli güçler arasındaki çatışmaların yoğunlaşması üzerine teknelerle Kızıldeniz’i geçerek Cibuti’ye ulaştı.
Yemen’in kıyı kenti Zübab’da yaşayan 50 yaşındaki İbrahim İsa, Husiler ile Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri arasındaki savaşın en yoğun hissedildiği bölgelerden birinden kaçtı. İsa, ailesiyle birlikte Babülmendep Boğazı’nı tekneyle geçerek Cibuti’nin kuzeyindeki Obock kentinde bulunan Markazi Mülteci Kampı’na sığındı.
Birleşmiş Milletler ile Cibuti yönetiminin ortak idaresindeki kampta, Yemen’den gelen aileler geniş, yanları açık bir depoda kum zeminin üzerine serdikleri brandalarda yaşam mücadelesi veriyor. Denizi geçtikten sonra bazı sığınmacılar kampa kamyonlarla, bazıları ise yürüyerek ulaştı.
İsa, çocuklarının bombardıman uçaklarının sesinden korkarak çığlık attığını belirterek, onları korumak için ülkeden ayrılmaktan başka seçeneklerinin kalmadığını söyledi. Balıkçılık yapan İsa, ailesini taşıdığı teknenin yanı sıra birkaç keçisini de Cibuti’ye getirdi. Kampta bazı ailelerin yanlarında küçük eşyalar taşıdığı, bazılarının ise Yemen’den yalnızca üzerlerindeki kıyafetlerle ayrıldığı görülüyor.
Son birkaç günde Markazi Kampı’na 3 binden fazla Yemenli sığınmacı geldi. Birleşmiş Milletler, Yemen’in Kızıldeniz kıyısında çatışmaların yeniden yoğunlaşmasıyla ülke içinde ve çevresinde yer değiştiren Yemenlilerin toplam sayısının 120 bini aştığını tahmin ediyor.
Husiler, yıllar önce Yemen’in nüfusun yoğun olduğu bölgelerinin büyük bölümünü kontrol altına aldıktan sonra bu ay kıyı hattı boyunca Babülmendep Boğazı’na doğru hızlı bir ilerleme başlattı. Kızıldeniz’in güneyini Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan bu dar geçit, bölgenin stratejik ulaşım noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Suudi Arabistan ise desteklediği uluslararası tanınırlığa sahip Yemen hükümeti adına, Husilerin mevzilendiği düz kıyı ovasına yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Husiler de Suudi Arabistan’ın güneybatısındaki kentlere ve altyapı tesislerine yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla saldırılar gerçekleştirdi. Kamptaki sığınmacılar ise hangi tarafın saldırdığından çok, çevrelerine düşen bombalar nedeniyle evlerini terk ettiklerini vurguluyor.
Yemen’in karşı kıyısında yer alan Cibuti, Husiler ile Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti arasındaki savaşa dahil olmayacağını açıklasa da ülke Afrika’nın en yoğun askerî varlığına sahip noktalarından biri. ABD, 2003’ten bu yana eski Fransız Yabancı Lejyonu üssü olan Lemonnier Kampı’nda çok uluslu bir askerî merkez işletiyor. Çin’in de ülkede, Hint Okyanusu’ndaki en büyük askerî varlığı olarak nitelendirilen önemli bir üssü bulunuyor.
Markazi Kampı’ndaki sığınmacılardan 100 yaşındaki Kasım İbrahim Absi de eskiden balıkçılık yapıyordu. Absi, ailesiyle birlikte uçak seslerinin ardından Yemen’den kaçtıklarını, saldırıların hangi taraftan geldiğini bilmediklerini ve bombaların her yerde patladığını anlattı. Ona göre alınan kararın temel amacı çocukları savaşın ortasından çıkarmaktı.
Kampın Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından kurulan çadırlarının yakınında, Aden’den gelen 63 yaşındaki Muhammed Abdullarih de yaşamını sürdürüyor. Eski bir tur rehberi olan Abdullarih, 2015’te Husiler ile dönemin Cumhurbaşkanı Abdurabuh Mansur Hadi hükümeti arasındaki çatışmaların başlamasının ardından Cibuti’ye kaçtı. O tarihten bu yana kampta yaşayan Abdullarih, ülkesindeki insanların durumunu anlatırken gözyaşlarını tutmakta zorlandı ve yardım kuruluşlarıyla Cibuti hükümetinden sığınmacıların sesini duymalarını istedi.
Yemen’deki savaşın ne zaman sona ereceği, kamptakilerin ülkelerine dönüp dönemeyeceğini de belirleyecek. 2014’ten bu yana on binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve milyonlarca insanın yerinden edildiği savaşta, Suudi Arabistan ile Husiler arasında Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda 2022’de sağlanan kırılgan ateşkes son aylarda çöktü. Taraflar yeniden füze, insansız hava aracı ve hava saldırılarıyla karşı karşıya geliyor.
Çatışmaların Babülmendep Boğazı üzerinden petrol sevkiyatını ve bölgesel ticareti tehdit etmesi uluslararası alanda yakından izlenirken, savaşın insani sonuçları çoğu zaman geri planda kalıyor. Eşiyle birlikte brandanın üzerinde oturan Absi, çatışmalar sürdüğü müddetçe Yemen’e dönmek istemediğini, Cibuti’de en azından güvende olduklarını söyledi.
Eşi Ayşe Abdulkadir Muhammed ise ülkelerinde barış sağlanması halinde geri dönmeye hazır olduklarını belirtti. Ailenin önceliğinin çocukların güvenliği olduğunu söyleyen Muhammed, ardından gıda, su ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasını istediklerini ifade etti. Yemenli sığınmacılar, geride kalan tüm eşyalarına rağmen barış umudunu koruyor.




