Erdal Elibüyük: ‘İrancı’ Etiketi Kullanmak Artık Moda
Erdal Elibüyük, ‘İrancı’ damgasının siyasette nasıl yaygınlaştığını ve bunun arkasındaki tehlikeleri ele aldı.
Hüda Par Genel İdare Kurulu Üyesi Erdal Elibüyük, Milat Gazetesi’nde yayımlanan ”Kimin Karşısındayız?” başlıklı yazısında, sosyal medyada İran karşıtı söylemlerin artışını ve bu durumun getirdiği sorunları gündeme getirdi. Elibüyük, bazı kişilerin İran karşıtı kampanyalar yürütmekle görevlendirildiğini belirtti.
Yazısında, ‘İrancı’ ifadesinin artık bir moda haline geldiğini vurgulayan Elibüyük, bu tür etiketlemelerin düşünce tartışmalarını değil, susturmayı hedeflediğini ifade etti. Bir kişinin zulme karşı ses çıkardığında hemen ideolojik bir kalıba sokulmasının yanlış olduğunu dile getiren Elibüyük, bu durumun düşünce özgürlüğüne zarar verdiğini savundu.
Elibüyük, Türkiye’deki bazı çevrelerin, düşünce tartışmalarını bir kenara bırakarak, yaftalamayı fikir zannetmeye başladığını belirtti. Bu bağlamda, insanın hangi tarafın yanında yer aldığından ziyade, kimin karşısında durduğunun daha önemli olduğunu ifade etti.
Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan acılara dikkat çeken Elibüyük, bu durumun insanlık açısından sorgulanması gereken bir mesele olduğunu vurguladı. ‘Bir çocuk ölürken hangi hesap meşrudur?’ sorusunu sorarak, zulmün karşısında durmanın önemine dikkat çekti.
Son zamanlarda Türkiye’de yükselen ‘İrancı’ damgasının, insanları susturmak için kullanıldığını belirten Elibüyük, bu durumun vicdanı boğabileceğini ifade etti. Eleştirinin her devlet için geçerli olduğunu vurgulayan Elibüyük, zulme uğrayan insanların acısının politik rekabetin malzemesi olamayacağını belirtti.
Elibüyük, vicdanın jeopolitik hesapların altında ezilmeyecek kadar güçlü olması gerektiğini savundu. ‘Zulme karşıyım’ diyen birinin hemen bir ideolojik kalıba sokulmasının, fikir hayatının zayıfladığını gösterdiğini söyledi.
Sonuç olarak, Elibüyük, zulmün karşısında durmanın önemini vurgulayarak, kimin yanında durmamız gerektiği sorusunun insanın karakterini ortaya çıkardığını ifade etti. ‘Zulmün karşısındayız’ diyerek, bu duruşun önemine dikkat çekti.




