Türk üniversiteleri sürdürülebilirlikte güçlü konumda

Türk üniversiteleri sürdürülebilirlik performansıyla öne çıktı. UI GreenMetric 2026’da 150 üniversite değerlendirilirken Türkiye, Avrupa’da ilk sırada yer aldı.

Yükseköğretim Kurulunun açıklamasına göre Türkiye, ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde üniversitelerin bilimsel kapasitesini iklim gündemine taşımaya hazırlanıyor. Yükseköğretim kurumlarının uluslararası akademik çevrelerle buluşturulması amacıyla bilim diplomasisi çalışmaları da sürdürülüyor.

COP31 kapsamında Türkiye’deki 208 üniversitenin sürece dahil edilmesi planlanırken, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil kampüs uygulamalarını değerlendiren UI GreenMetric 2026 sonuçları açıklandı. Sıralama, üniversitelerin sürdürülebilirlik performansını küresel ölçekte karşılaştırıyor.

Türkiye sıralamalarda geniş temsil sağladı

110 ülkeden 2 bin 16 yükseköğretim kurumunun yer aldığı değerlendirmeye Türkiye’den 150 üniversite katıldı. Türkiye, ilk 200, ilk 500 ve ilk 1000’de bulunan üniversite sayısı bakımından Avrupa’da ilk, dünya genelinde ise ikinci sırada yer aldı.

Beş Türk üniversitesi dünyanın en iyi 100 kurumu arasına girdi. İstanbul Teknik Üniversitesi 28’inci, Yıldız Teknik Üniversitesi 45’inci, Erciyes Üniversitesi 63’üncü, Ege Üniversitesi 74’üncü ve Özyeğin Üniversitesi 86’ncı oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi ayrıca ilk 50’de kendilerine yer buldu.

Türkiye’den 21 üniversite ilk 200’e, 53 üniversite ilk 500’e, 99 üniversite ise ilk 1000’e girdi. Bu tablo, sürdürülebilirlik alanındaki başarının yalnızca birkaç üniversiteyle sınırlı kalmadığını ve yükseköğretim sistemine geniş ölçekte yayıldığını gösterdi.

Yönetişim ve dijitalleşme değerlendirmeye alındı

UI GreenMetric 2026’da ilk kez yönetişim ve dijitalleşme başlığı ayrı bir kategori olarak değerlendirildi. İlk 200’de bulunan 21 Türk üniversitesi, bu alanda ortalama yüzde 90,2 başarı elde etti. Sıralamada bu kategoriyi yüzde 89,8 ile eğitim ve araştırma, yüzde 88 ile ulaşım ve yüzde 87,8 ile su yönetimi izledi.

Toplam değerlendirmede yüzde 11 ağırlığa sahip olan yeni kategori, üniversitelerin sürdürülebilirlik yaklaşımını kurumsal yönetim, şeffaflık, dijital dönüşüm ve veriye dayalı karar alma kapasitesiyle birlikte ele aldı.

İlk 200’deki Türk üniversitelerinin enerji ve iklim değişikliği başlığındaki ortalama başarısı yüzde 80,3 olarak kaydedildi. Değerlendirmede yüzde 20 ile en yüksek ağırlığa sahip olan bu kategori; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim eylem planlarını öne çıkarıyor.

2025 ve 2026 sonuçlarının karşılaştırılması, bazı üniversitelerin sıralamadaki yükselişini de ortaya koydu. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi 81 basamak ilerleyerek 254’üncü sıradan 173’üncü sıraya yükseldi. Mersin Üniversitesi 63, Hasan Kalyoncu Üniversitesi 60, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi 55, Düzce Üniversitesi 47 ve Sakarya Üniversitesi 43 basamaklık artış gösterdi.

Kategori bazında İstanbul Teknik Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi yönetişim ve dijitalleşmede tam puan aldı. İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi eğitim ve araştırma alanında azami puana ulaşırken, Trakya Üniversitesi atık yönetiminde, Sabancı Üniversitesi su yönetiminde, Başkent Üniversitesi ise kampüs ortamı ve altyapıda tam puan elde etti.

COP31 için yeni iş birlikleri hedefleniyor

YÖK Başkanı Erol Özvar, Türk üniversitelerinin uluslararası sürdürülebilirlik sıralamalarındaki güçlü konumunun COP31 sürecinde önemli bir avantaj sunduğunu belirtti. Özvar, üniversitelerin bu alandaki deneyimlerini farklı ülkelerdeki yükseköğretim kurumlarıyla paylaşmasının önemine dikkat çekti.

Özvar, GreenMetric gibi uluslararası sıralamalarda elde edilen sonuçların Türkiye’nin mevcut birikimini ortaya koyduğunu ifade ederek, bu birikimin yalnızca başarıların paylaşılması için değil, farklı üniversitelerle yeni ortaklıklar ve ortak projeler kurulması amacıyla da kullanılacağını kaydetti.

COP31’in Türkiye’deki üniversitelerle uluslararası akademik çevreler arasında kalıcı bağlar kurulmasına katkı sağlayabileceğini belirten Özvar, iklim değişikliğiyle mücadelede üniversitelerin ürettiği bilimsel bilgi ve uygulama deneyiminin ülkeler arasında paylaşılmasının küresel iklim çalışmalarını güçlendireceğini söyledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu